Kasım 2027 ya da Mart/Nisan 2028…
İktidar henüz kararını vermedi ama seçimler için bu iki tarih dışında şimdilik bir üçüncü seçenek konuşulmuyor. Hangi tarihte yapılırsa yapılsın Türkiye artık seçim hattında. Önümüzdeki dönem de siyasi partilerin seçim hazırlık dönemi olacak. Bir taraftan partiler arası iş birliği, ittifak arayışlarını diğer taraftan Cumhurbaşkanı adayları üzerinden alevlenen bir siyasi tartışma izleyeceğiz.
Cumhur İttifakı son iki seçimde ittifakını yeni partilerle güçlendirdi. 2018 seçimlerinde AK Parti-MHP ve BBP’nin yer aldığı ittifaka 2023 seçimlerinde HÜDA-PAR ve DSP eklendi. İktidar, iş birliği yapabileceği siyasi parti arayışını önümüzdeki seçim için de sürdürecektir. Radarında Yeniden Refah Partisi, Saadet Partisi ve Anahtar Parti gibi birden fazla parti olacağını söyleyebiliriz.
Önceki seçime CHP’nin öncülüğünde Altılı Masa kurarak giren muhalefet cephesi açısından ise durum daha karışık. Millet İttifakı’nın seçim yenilgisi bütün ittifakı paramparça etti. Üstüne ittifakın büyük parçası CHP, mutlak butlan kararı sonrası ikiye bölündü. Özgür Özel’in genel başkanlığında 91 milletvekili ile kurulan Yeni Parti ise yeni dönemde siyasi parti yönetimleriyle değil tüm seçmene seslendiği “tabanda ittifak” siyaseti ile yol almaktan yana. Ama bu yaklaşım 50+1 oy gerektiren cumhurbaşkanlığı seçimi için muhalefet partileri arasında ilişkiyi yine de şart koşuyor. Seçim yaklaştıkça Meclis için olmasa da Cumhurbaşkanlığı seçimi için muhalefet partileri arasında temas sürpriz olmayacaktır.
Bugüne kadar seçim siyasetini muhalefet partileriyle iş birliği ekseninde belirleyen DEM Parti için de yeni bir durum var. PKK’nın silah bırakma sürecinde bir dönüşüm sürecine giren partinin tutumu önümüzdeki mart-nisan ayında yapılacak büyük kurultay ile şekillenecek. Ancak DEM Parti Eş Başkanı Tuncer Bakırhan, 6 Eylül’de yaptıkları kurultayda, “üçüncü yol” olarak tarif ettikleri “müstakil siyaset”i daha güçlü olarak sürdüreceklerini söyleyerek bundan sonraki tutumlarına dair ilk işareti verdi.
Seçim sürecinde İYİ Parti, Anahtar Parti ve Zafer Partisi’nin aralarında bulunduğu milliyetçi kimlikleriyle öne çıkan partiler arasında da iş birliği/ittifak arayışları olacağına dair genel bir beklenti var. Ancak aynı kimliğe yakın partilerin iş birliğinin ortaya konulacak siyaseti ne kadar büyüteceği önemli bir soru işareti içeriyor. Yine de hem milliyetçi partiler arasında hem de bu partilerden iktidar ya da diğer muhalefet partileri arasında iş birliği arayışları olacağını bugünden söylemek mümkün.
Millet İttifakı ile Meclis’te sandalye sahibi olan Saadet Partisi, Gelecek Partisi ve DEVA Partisi milletvekilleri seçimlerin ardından Yeni Yol çatısı altında ortak bir çalışma yürütme deneyimi edindi. Bu birlikteliğin yeni partilerle de genişletilerek bir seçim iş birliği ya da ittifaka dönüşmesi için de arayış başladı. Saadet Partisi, Yeniden Refah Partisi ve DEVA Partisi arasındaki görüşmelerin “çok müspet” şekilde devam ettiği, hedefin üç partiyle de sınırlı kalmayan yeni bir siyasi hat oluşturmak olduğu ifade ediliyor. Partilerin kendi amblemleri ile yer alacağı bir seçim ittifakı oluşturarak yüzde 7 seçim barajını aşma hesabı da var, daha çok milletvekili çıkarabilmek için ortak liste ile seçimlere girme tartışması da. Önümüzdeki süreçte bu partiler arasındaki görüşme ve tartışmalar da siyasetin önemli başlıkları arasında yer alacak.
1 Ekim’de yeni yasama dönemine başlayacak Meclis her zaman olduğu gibi siyaseti hareketlendirecek. Ama bu yasama döneminde çıkacak yasalar kadar önemli bir gündem başlığı da bu sıraladığımız partiler arası iş birliği arayışları olacak.