Seçim takvimi yaklaştıkça seçime etki edecek yasalarda değişiklik tartışmaları da alevlendi. Bir yandan yeni anayasanın ekim ayı ile birlikte gündeme gelebileceği yorumları yapılıyor diğer yandan seçim ve siyasi partiler kanunlarında değişiklik iddiaları konuşuluyor.
İktidarın “yeni-sivil anayasa” isteği sır değil. Seçim ve siyasi partiler kanunu değişikliği de AK Parti’nin her zaman gündeminde oldu. Ancak her iki konuda da güncel tartışmayı başlatan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ydi.
Bahçeli önce Türkgün gazetesine daha sonra Habertürk’e verdiği röportajlarda bu konularda Cumhurbaşkanlığı sistemini güçlendirecek, aksamaları giderecek çalışma yapılabileceğini söyledi, ama detay vermedi. Asıl dikkat çeken nokta ise MHP’nin açtığı bu tartışmada şu ana kadar AK Parti yöneticilerinden tek bir değerlendirme gelmemesi.
Bahçeli’nin hem anayasa hem de seçim ve siyasi partiler kanunlarında değişiklik önerisini sorduğumuz AK Partili bir yönetici, bu konuların 2023 seçim beyannamesinde yer alan vaatler olduğunu hatırlattı, “Yeni anayasa da seçim ve siyasi partiler kanunu değişikliği de hep gündemimizde ama şu an somut bir çalışma yok. Biz kapsamlı, geniş mutabakatla bir çalışmadan yanayız. Yeni yasama döneminde partilerin tutumu olumlu olursa, takvim de imkan verirse değerlendirilebilir” dedi.
AK Parti kulislerine bakılırsa şu an somut bir çalışma olmasa da seçim ve siyasi partiler kanunlarında değişiklik gündeme gelirse yapılması gereken birkaç düzenleme var.
Birincisi, milletvekili seçim kanunundan seçmen kütükleri kanununa, seçim mevzuatındaki dağınık görünümün giderilmesi, seçimlerin tek bir temel kanunda düzenlenmesi gerektiği ifade ediliyor.
İkincisi, iktidara göre “siyasi parti enflasyonu”na karşı acil önlem almak gerekiyor. Sadece son 5 yılda kurulan siyasi parti sayısı 100’ü geçmiş durumda. Elbette her kurulan siyasi parti seçime katılmaya hak kazanmıyor ama 41 ilde örgütlenme, seçimden 6 ay önce kurultayını yapmış olma gibi kriterleri karşılayıp seçime girme yeterliliği elde eden parti sayısı da 40’ı aştı. Bu sayı seçim tarihi geldiğinde rahatlıkla 45’i bulabilir. Bu da neredeyse 2 metreyi bulan seçim pusulası demek. Tabanı olmayan birçok siyasi parti bulunduğuna işaret eden AK Partili yetkililere göre bu sayıyı aşağı çekecek radikal bazı düzenlemelerin konuşulması gerek. Parti kurmanın da seçime katılma hakkı edinmenin de bu kadar kolay olmaması gerektiğini ifade eden AK Partili bazı siyasetçilere göre seçime kamuoyunda karşılığı olan en fazla 15 parti girebilmeli!
Üçüncüsü, mutlak butlan meselesi. Siyasi partiler kanununda değişiklik gündeme gelirse ilk ele alınması gereken düzenlemenin kongrelere yönelik usulsüzlük iddialarıyla ilgili somut bir soruşturma süreci tarifi olması gerektiği ifade ediliyor. CHP’de eski yönetimin göreve gelmesine yol açan “mutlak butlan” kararı siyasi partiler kanunundaki boşluk nedeniyle Medeni Kanun üzerinden verildi ve bu durum tartışmalara yol açtı. AK Partili üst düzey bir yetkili, “Siyasi partiler ya da seçim kanunlarında şu başlıklarda değişiklik yapalım diye bir hazırlığımız yok ama mevcut kanunun ihtiyaçları karşılamayan yönleri olduğu ortada. Mutlak butlan bunun örneği oldu. Tanımsız, belirsiz, boşluk alanlar ne yazık ki tartışma yaratıyor. Daha net, açık bir kanuna dönüşmeli” dedi.
Bu arada Bahçeli’nin açıklamasının ardından başka bir dizi değişiklik iddiası da tartışılmaya başlandı. Dar-daraltılmış seçim sistemine geçişten, seçim barajının yüzde 5’e çekilmesine, Meclis’te grup kurmak için gereken 20 milletvekili sayısının 40’a çıkarılmasından seçim ittifakına yeni düzen getirilmesine varana kadar birçok değişiklik olasılığı konuşuluyor.
Muhalefet ise kaygılı. Neredeyse her seçim öncesi seçim kanununda bir dizi düzenleme yapan AK Parti’nin yeni bir çalışma yaparsa bunun hedefinin de kendi gücünü tahkim etme ve muhalefetin siyaset alanını daraltma amacı taşıyacağı ileri sürülüyor.
Mevzuata göre seçim kanununda yapılacak değişiklik ancak 1 yıl sonraki seçimde uygulanabiliyor. Kasım 2027 tarihinde bir seçim planlanıyorsa istenen düzenlemelerin Kasım 2026 tarihine kadar yapılması gerekiyor. Eğer seçim Nisan 2028’de yapılırsa o zaman iktidarın yeni yılın ilk çeyreğine kadar vakti olacak.