İktidar ile muhalefet arasındaki ayrımı derinleştiren Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin geçen 8 yılında Meclis’te böyle büyük bir uzlaşma yaşanmadı. PKK’nın silah bırakma sürecinin hukuki altyapısını oluşturacak “Çerçeve yasa” 600 üyeli Meclis’ten 467 gibi rekor bir oyla geçti.

AK Parti, MHP ve DEM Parti’nin imzacısı olduğu yasaya YENİ Parti ve CHP kurumsal olarak “evet” dedi, Yeni Yol grubu da büyük ölçüde olumlu oy kullandı. TİP ve EMEP’in oyları da yasadaki eksiklere karşın “evet” oldu. Muhalefetteki partilerin kullandığı olumlu oy yasaya özel, şartlı bir destek olsa da bu tablonun iktidarın “yeni anayasa” yapma umudunu artırdığı yorumları yapılıyor. Yasa Meclis’ten geçtikten sonra iktidar çevrelerinden gelen ilk değerlendirmelerdeki anayasa vurgusu da bunun işareti olarak görülüyor.

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’un, "Yeni bir anayasa için heyecanlanabilir miyiz?" sorusuna, “Bu tablo, böyle davranılmasını cesaretlendirecek bir tablodur" sözü önemliydi. AK Parti Genel Sekreteri Eyüp Kadir İnan da AK Parti’nin kuruluş yıldönümü dolayısıyla yaptığı değerlendirmede “2001'den bu yana ortaya koyduğumuz tüm vaatlerin yüzde 90'ını gerçekleştirmiş bir partiyiz. Önümüzdeki dönem yeni bir anayasayı ülkemize kazandırmakta kararlıyız" dedi.

Yeni anayasa talebi AK Parti’nin 25. Yıl Vizyon belgesinde de önemli bir başlık olarak yer aldı. Vizyon belgesinde, “Önümüzdeki yıllarda yol haritamızı güven veren bir hukuk düzeni, eksiksiz biçimde korunan temel haklar ve milletimizin tamamını kucaklayan özgürlükçü ve kapsayıcı anayasa hedefi şekillendirecektir. Denge ve denetleme mekanizmalarıyla tahkim edilmiş kuvvetler ayrılığı, milletin idareden beklentilerine yanıt verebilecek etkin bir icra organı ile yasama ve denetim kapasitesi güçlendirilmiş meclis yeni anayasanın özünü oluşturmasını hedefliyoruz” denildi.

AK Parti’nin 2023 seçimlerinden bu yana dile getirdiği “yeni-sivil anayasa” vaadi bir sır değil. Geçen 3 yılda AK Parti’de genel başkan yardımcısı Hayati Yazıcı başkanlığında, Cumhurbaşkanlığında Başdanışman Mehmet Uçum başkanlığında bir dizi çalışma yürütüldü. En son Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz Başkanlığında AKP’li üst düzey tüm yöneticilerin yer aldığı bir anayasa komisyonu kuruldu. O komisyon bir yılı geride bırakan “Anayasa siyaset belgesi”ni bir süre önce Cumhurbaşkanına da sundu. Ancak bu sunumun ardından bir yol haritası belirlenmedi.

AKP’li bir siyasetçi “Sürece odaklandık. Bu yasa önemliydi. Yasanın Anayasa değişikliği için gereken 400 oyun üzerinde oyla kabulü çok anlamlı ama bunun hemen anayasa değişikliğine taşınacağı yorumu erken olur” dedi.

Bu değerlendirmeyi de dikkate aldığımızda bugünden yeni anayasa için hemen düğmeye basılacağını söylemek mümkün değil ama AK Parti Meclis’teki oylama sonucunu yetkili kurullarda tüm yönleriyle değerlendirdikten sonra bir karara varacak. DEM Parti ve mutlak butlan kararı sonrası göreve dönen Kemal Kılıçdaroğlu CHP’si ile referanduma gerek olmadan anayasa değişikliği hayali matematiksel açıdan göz doldursa da kolay hayata geçebilecek bir plan değil.

İktidarın öncelikle “Terörsüz Türkiye” sürecine dair açılan büyük krediyi iyi kullanıp hedefe ulaşması gerekiyor. Bu noktada örgütün tasfiye sürecinin tamamlanmasının yetmeyeceği ortada. DEM Parti’nin anayasada vatandaşlık tanımında değişiklik, yerel yönetimlerin güçlendirilmesi ve anadil ile ilgili talepleri var. CHP Cumhurbaşkanlığı sisteminde değişiklik istiyor. Süreç yasasına dahi oy vermekte zorlanan YENİ Parti’nin anayasa tartışmasına girme olasılığı ise ufukta görünmüyor. Bu nedenle süreçte işler yolunda gitse dahi anayasada ortaklaşmanın kolay olmayacağı biliniyor.

Ama bu yaklaşım farklarına karşın AK Parti’nin ekim ayında başlayacak yeni yasama süreci ile birlikte “yeni anayasa”yı gündeme getirme beklentisi yüksek. Bunun bir nedeni yeni anayasa için bir uzlaşma umudu doğması ise bir diğer nedeni de 3 yıldır vaat edilen anayasa ile ilgili kamuoyuna somut bir çalışma sunmanın gerekliliği olacak. Yani yeni anayasa yapılamasa dahi yaklaşan seçim öncesi AKP’nin en somut seçim vaatlerinden biri olacak diyebiliriz.