İstanbul yedi tepeli şehir olarak bilinir. Başkent Ankara dört tepeli bir şehirdir.

Bir tarafında Ankara Kalesi burçlarında ay yıldızlı bayrağımız hâlâ dalgalanıyor. Bir tarafında tarihsel ve inançsal kimliğiyle Hacıbayram Cami bir tarafında Büyük Atatürk'ün ebedi istirahatgâhı Anıtkabir Bir tarafında öyküsünü anlatacağım Namazgâh Tepesi.Namazgâh ibadet edilen bir ve bütün olunan mihraplı, minberli yapı olarak adlandırılır. Açık geniş yer, büyük alan olarak bilinir.Arapça "cem" kelimesinden türemiştir. Toplanılan bir olunan bütün olunan yer. Müslümanların toplanıp ibadet yaptıkları yerin ismidir Cami.

Whatsapp Image 2026 10 02 At 09.04.46

Namazgâh Nedir?

Namazgâh olarak bilinen ibadet yerinin” camiden” farkı Namazgâhların açıkhavada ,geniş bir alanda olmasıdır.TDK sözlükte cami " cem “olunan bir ve bütün olunan ibadet yeridir .Aslında ana kaynak bir ve bütün olunan yerdir.

Ankara'nın Tepesi

Açık havada olmasına rağmen mihrabı ve minberleride hep olmuştur. Şehirdeki en geniş meydanlardır.Türkiye'nin birçok bölgesinde bir tarihi içine alan Namazgâhlar vardır. Toplu olarak kılınılan namazlar için özel hazırlanmış büyük arazilerdir. Tarih içinde özel anlamı olan günlerde Namazgâhlarda toplanılırmış.TDV inanç sözlüğünde toplu olarak açık havada namaz kılınan yer olarak adlandırılmakta . İstanbul’da, Konya'da, Bursa’da tarihi öyküsü olan namazgâhlar olduğu biliniyor.

Ankara’daki Namazgâh

Ankara'da bulunan Namazgâh Tepesi Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde var olan ibadet mekânıdır.O günkü Ankara'yı düşünün herhalde şehrin en geniş bölgesidir.Bugün Altındağ İlçesi Hacettepe Mahallesi sınırları içinde bulunmaktadır. Etnografya ve Resim Heykel Müzelerinin bulunduğu geniş alanı TRT Ankara Radyosu ,Ankara Lisesi ,Türk Tarih Kurumu, Olgunlaşma Enstitüsü ,Türk Hava Kurumu,Türk Hava Kuvvetlerinin bazı birimlerini içine alır.

Selçukludan Cumhuriyet’e

Selçuklu ve Osmanlı dönemini ve Cumhuriyet dönemi içine alan bu tarihi yapı bir süre ibadet ve toplanma alanı olarak da bilinir. Sakarya Savaşının sahra hastanesi olarak kullanılmış.

Whatsapp Image 2026 10 02 At 09.04.45

Atatürk’ün Ankara’ya Gelişi

Atatürk'ün Ankara'ya gelişi sırasında Ankaralılar ,Namazgâh Tepesinde toplanıp Dikmen sırtlarına buradan gittikleri hep anlatıla gelmiştir.Ankara Müftüsü Rıfat Börekçi’nin toplu namazı kıldırdığı da söylenir.Burada Kurtuluş Savaşının başarısı için eller açılmış dualar edilmiş.O zamanlar Ankara'da mahallelerin isimleri bile yoktu. Türk Edebiyatının büyük ismi Yakup Kadri Karaosmanoğlu “Ankara” romanında da Namazgah Tepesi ve çevresindeki mahalleleri anlatır. İmar planı bile yoktu.Bozkır durumundaydı.Namazgâh tepesinde toplanan halk 27 Aralık 1919 tarihinde Gazi Paşa’yı ve Heyet-i Temsiliye üyelerini karşılamaya gitmişlerdir. toplananlar Ankara kalesi, Ulucanlar, Tacettin Mahallelerinden gelmişlerdi.Ahilik geleneğini temsil eden esnaflar , Ankara'nın loncaları, eski aileleri,Sazaklar Boyacıoğulları... hepsi oradaydı. Namazgâh Tepesi önceleri Sakarya Savaşı’nın Sahra Hastanesi olduğu için bir çok şehit orada toprağa verilmiş. Bilimsel araştırmalar bu bölgenin Sakarya Meydan Muharebesi Şehitliği olduğunu bize anlatır.

Sahra Hastanesi Ve Şehitlik

Bu yapılar üzerine Cumhuriyet'in birçok mimarisinde izi olan Mimar Arif Hikmet Koyunoğlu'na müze binaları yaptırılmış Resim Heykel Müzesi Binası bunlardandır. Ankara Büyükşehir Belediyesi bir anma ve toplanma alanı düzenleme ve restorasyonu için bir proje hazırladı.Namazgâh Tepesini İçeren Anıt bir de gravür yapılmış durumda. Resim Heykel Müzesi’nin yanından merdivenle anıt alanına inilmekte.Cumhuriyet tarihi içinde Ankara'daki önemli bir yer olan bölgede Kent hafızası belleği açığa çıkıyor.Selçuklu ve Osmanlı'nın izlerini taşıyan Ankara'daki Namazgâh Tepesi Cumhuriyet döneminin de ibadet , anma ve toplanma alanı olmuştur

İlber Ortaylı Hoca Yazdı

Ortaylı Hoca, konferanslarında ve “Cumhuriyetin Doğuşu” ismli eserinde bu konuya geniş yer ayırdı.Ankara’daki Namazgâh Tepesi için burası aslında şehitliktir.Saygı gösterelim, temiz tutalım ,görünür hale getirelim demiştir.Sakarya Savaşının” Sahra Hastanesi ve Şehitliğinin” mekân öyküsü gün yüzüne çıkarılmalı. "Namazgâh Tepesi yer,zaman ve kahramanları ile anlatılmalıdır.

Ankara Kentinin hafızası bu konuda yenilenmelidir. Namazgâh Tepesi daha görkemli hâlâ getirilmelidir.