Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, dünden bugüne Ankara'yla ilgili tüm sorularımı cevapladı. Başkentin tarihi öyküsünü Başkan Yavaş bana anlattı...

Bir gün önce Tarihi Anafartalar Çarşısı’nın daha görkemli olması için esnafla bir toplantı yapmıştı.Yine kısa bir zaman önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a kentin sorunlarını aktarırken bu çağın modern ulaşım aracı metronun başkentin her yerine ulaşması için destek ve yardım talebinde bulundu.NATO Liderler Zirvesi için Başkent Ankara’nın seçilmesinden mutluluk duyduğunu da belirtmişti.Ben siyasetten daha çok İnsan için çalışırım diyen ABB Başkanı Yavaş, Özellikle Ankara’nın Başkent oluşunun 103 yıllık tarihinin panoramasını kronolojik olarak bana anlattı. Ankara’nın Başkent oluşunu içine alan yıl dönümünde demokratik bir hoşgörü içinde siyaset kariyer basamağı değidir. Makamlar geçicidir.Siyasi şartlar da değişebilir diyerek görüşlerini belirten Başkan Yavaşla bu söyleşiyi yapmak çok anlamlı oldu.

Whatsapp Image 2026 10 09 At 10.55.14

Yüzyılın Başkenti 103 Yaşında

Başkan Mansur Yavaş yüzyıllık Başkentimizi “Ankara Yazıları” okurlarına şöyle anlattı:” Ankara’nın 13 Ekim 1923’te Başkent ilan edilmesi, yalnızca bir şehrin yönetim merkezi seçilmesi değildir. Ankara, Millî Mücadele’nin karargâhı, millî iradenin merkezi ve Cumhuriyetimizin kuruluş sürecinin en önemli tanığıdır. Bir millet yeniden ayağa kalkarken bu toprakların kalbi Ankara’da atmıştır.

Mustafa Kemal Atatürk’ten Emanet

Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının Ankara’yı tercih etmesi de tesadüf değildir. Ankara, o dönemde yalnızca coğrafi değil; ahlaki, fikri ve vicdani bir merkez hâline gelmiştir. Bu nedenle Başkentlik, Ankara için yalnızca tarihî bir ünvan değil, Cumhuriyetimizin bize bıraktığı büyük bir emanettir.

Whatsapp Image 2026 10 09 At 10.55.15 (1)

Her Şey Başkentimiz İçin

Aradan yüz yılı aşkın bir zaman geçti. Ankara bu süreçte çok büyüdü, gelişti ve değişti. Ancak Başkent olmanın getirdiği sorumluluk değişmedi. Bugün Ankara’ya hizmet ederken yalnızca şehrin bugünkü ihtiyaçlarını düşünmüyoruz; Cumhuriyet’in Başkentini gelecek kuşaklara nasıl bırakacağımızı da düşünüyoruz.

Ankara Tarih Ve Cumhuriyetimizdir

Ben Ankara’nın tarihine sahip çıkmanın, Cumhuriyetimizin kuruluş değerlerine sahip çıkmak olduğuna inanıyorum. Başkentimizin tarihî kimliğini korurken çağdaş, yaşanabilir ve dünya başkentleriyle yarışan bir Ankara oluşturmak bizim görevimizdir.

Yatırımlar Daha Güzel Başkent İçin

Ankara, Cumhuriyet’le birlikte büyüyen, gelişen ve değişen bir şehir. Ancak benim için gelişmiş bir Ankara; yalnızca yeni yolların, binaların ve altyapı yatırımlarının olduğu bir Ankara değildir. Gelişmiş Ankara; tarihini bilen, kültürünü koruyan, insanına değer veren ve geleceğe hazırlanan Ankara’dıdır

Ankara Bir Bütündür, Ayırmıyorum

Bu nedenle Ankara’nın geçmişiyle bugününü birbirinden ayırmıyorum. Çünkü hafızasını kaybetmiş bir insan neyse geçmişini ve kimliğini kaybetmiş bir şehir de odur. Ankara’nın tarihini, Cumhuriyet öncesini ve Cumhuriyet sonrasını bir bütün olarak ele almalı; bu şehrin hafızasını gelecek kuşaklara aktarmalıyız.

Kültür Mirasımıza Sahip Çıkıyoruz

Bugün Ulus’tan Ankara Kalesi’ne, Cumhuriyet’in ilk dönem yapılarından kültürel mirasımıza kadar birçok alanda yürüttüğümüz çalışmaların temelinde de bu anlayış var. Çünkü Ankara’nın gelişmesi, kendi kimliğini kaybetmesi anlamına gelmemeli. Tam tersine, Ankara büyürken köklerine daha güçlü sahip çıkmalıdır.

Yaşayan Bir Ankara

Aynı zamanda Başkentimizi çağın ihtiyaçlarına cevap veren, modern, yaşanabilir ve geleceğe hazır bir kent hâline getirmek zorundayız. Altyapıdan ulaşıma, yeşil alanlardan sosyal belediyeciliğe kadar her alanda Ankara’yı geleceğe taşımak Hedefimiz; Ankara’yı, Mustafa Kemal Atatürk’ün bizlere emanet ettiği Başkent kimliğine sahip çıkarak dünya başkentleriyle yarışan, güçlü, çağdaş ve yaşanabilir bir kent hâline getirmek. Çünkü benim için yenilenen Ankara; geçmişine sahip çıkan, bugününü güçlendiren ve geleceğine sahip çıkmaktır.

Ankara’da Başkanlık Sorumluluktur

Ankara’nın Büyükşehir Belediye Başkanı olmak benim için büyük bir gurur. Fakat bu gururun yanında çok büyük bir sorumluluk da taşıyor. Çünkü burası herhangi bir şehir değil; Cumhuriyet’in Başkenti.

Başkent’in belediye başkanı olarak attığınız her adımın Ankara’nın tarihine, bugününe ve geleceğine karşı bir sorumluluk taşıdığını bilmeniz gerekiyor. Bu nedenle bu makamın gerektirdiği şekilde hareket etmek, Ankara’ya yakışır bir yönetim anlayışını ortaya koymak zorundayız.

Whatsapp Image 2026 10 09 At 10.55.15

Makam Dürüstlük Ve Şeffaflıktır

Ben belediye başkanlığını hiçbir zaman sadece bir makam olarak görmedim. Bize emanet edilen kaynakların her kuruşunu korumak, israf etmemek, şeffaf olmak ve hizmeti doğrudan hemşehrilerimizin hayatına dokundurmak zorundayız.

İsraf Etmek Yoktur

Ankara halkının tertemiz parasının bir kuruşunun bile hakkını savunmak, bir kuruşunu israf etmeden harcamak bizim temel sorumluluğumuzdur. Çünkü belediyenin bütçesi yönetenlerin değil, Ankaralıların parasıdır. Dolayısıyla Başkent Belediye Başkanı olmak benim için makamın verdiği yetkiden çok, o makamın yüklediği sorumluluğu Kariyer Değil Milletin Emanetidir.

Benim için bunun cevabı çok net: Belediye başkanlığı bir siyasi kariyer basamağı değil, milletin emanetidir

Makamlar Geçicidir Siyasi Şartlar Da

Makamlar geçicidir. Siyasi şartlar değişebilir. Ama milletin size verdiği emanete sadakat değişmez. Bizim belediyecilik anlayışımızın temelinde de bu var. Bize oy veren vermeyen ayrımı yapmadan herkese eşit hizmet verirken bütün Ankaralıların belediye başkanı olmak, herkesin hakkını ve hukukunu gözetmek ve Ankara’nın kaynaklarını Ankara için kullanmak. Bu nedenle belediye başkanlığını bir kariyer makamı olarak değil, halka hizmet görevi olarak görüyorum.

Teşekkür Ediyorum

Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Mansur Yavaş’a sorularımı içtenlikle cevapladığı için teşekkür ediyorum. Ayrıca ABB Basın Danışmanı Betül Hanım’a da çok teşekkür ediyorum.