Elinizde biraz birikiminiz var. Kimi diyor ki altın al, kimi döviz, kimi borsa kimi başka öneriler… Ülkede herkes ekonomist. Diyorsunuz ki; açayım ekonomi kanallarını, internet sitelerini ya da sosyal medyayı takip edeyim bakayım.
Bir anda karşınıza “bir koyun 100 alın”, “bir koydum bine katladı” diyen insanlar. Doğal olarak kulak kabartıyorsunuz. Hayaller zengin olmak… Bakıyorsunuz yatırım firması sahipleri Ferrariler, Bentley marka lüks araçlarda, yatlarda, jetlerde geziyor. Üniversitelerde dersler veriyor… Ne idüğü belirsiz üniversiteler… Lüks bir hayat gösteriliyor, koca koca profesörler, rektörler çıkıp “yeni fikirler sunuyoruz”, “Herkes bu başarılı profili merak ediyor”, “herkes bunun arkasındaki büyük emeği merak ediyor” diyorlar. Yatırım firması sahibi olan genç kişi birçok ekonomi zirvesinde konuşuyor TV’lerden canlı veriliyor… Şirket yönetimine bakıyorsunuz Cumhurbaşkanlığından, başbakanlıktan isimler… Şirketin değeri olmuş 640 milyar lira… Yani Türkiye’nin en büyük holdinglerinden, fabrikalarından daha da büyük…
Sitelerine giriyorsunuz, “BDDK onaylı”, “SPK izinli” gibi koca koca yazılar.. Yani tablo mükemmel…
Ve bu işlerden de pek anlamayan biriyseniz “tamam oldu bu iş” diyerek hayaller kurmaya başlıyorsunuz. Koskoca bankalar, dev holding hisseleri bire bir buçuk hadi çok veren bire iki verirken bire yüz vereceğim diyenleri sorgulamadan… İlk başta para kazanmaya başlıyorsunuz elbette. Ancak insan hırslı bir varlık… “yetmez daha çok” diyorsunuz…
Bugün geldiğimiz durum ortada. Onlarca gözaltı, onlarca tutuklu, giden milyarlar… Çözüm bulmaya çalışan Hazine ve Maliye Bakanlığı, SPK ve diğer tüm ekonomi kurumları. Bundan 1 sene önce İstanbul Başsavcılığı tarafından SPK uyarıldığı halde neden görmezden gelindi? Bu soru ve bu soruya verilecek yanıt önemli. Yanıt aslında süreçte… Öyle isimleri sürece dahil etmişler ki Sabah yazarı Kerem Alkin, Topkapı Üniversitesi Rektörü Emre Alkin, eski Başbakanlık danışmanı Abdülkadir Özkan… Ve daha kimler kimler…. İktidara yakın STK’lara verilen sponsorluklar… Yaratılan iklimde “bunlar iktidara yakın sorun çıkmaz” algısı yerleştirilmiş. Ancak ne yazık ki sonuç büyük bir kriz, hayal kırıklığı ve belki de “asrın yolsuzluğu”na dönüşmek üzere… Şimdi bakanlıklar, SPK, ilgililer toplanıp toplanıp duruyor, giden gitti o ayrı. Umarım zarar daha da büyümeden gerçek önlemler alınır.
“Büyük yatırımcı” Emre Tezmen’’in ifadesine bakıyorum; “1,4 milyar liralık piyasa değerinin bir yılda 280 milyar liraya nasıl çıktığı” soruluyor. “Bu bir şişme yükseliş değildir. Bu bedel bile hâlen ucuz” yanıtı veriyor. Şirketin büyümesini “güven” ile açıklıyor. Yani hala dalgasını geçiyor…
Yine tutuklanan Tera yöneticileri Emre Alkin ve Kerem Alkin’imn ifadeleri de ilginç. “Anormal bir durum” saptamadım”, “Sermaye piyasası hakkında yeterli bilgim bulunmamaktadır”, “Bir işlem gerçekleştirmedim”, “Zenginleşmedim” gibi akıl almayan ifadeleri okuyunca insanın canı daha da sıkılıyor. Milyarlarca lira kimlere emanet edilmiş, nasıl bir dolandırıcılığın içine düştük? Sorusunu sormadan insan edemiyor…
Çiftlik bank dolandırıcılığı, saadet zinciri, blockchain, kripto dolandırıcılığı, bir dönem bazı hisselerde yapılan manipülasyonlar gibi bir dizi “kısa yoldan zengin olma” adımları geçmişte felaketle sonuçlandı. Ancak hala akıllanmadan yenilerine kurbanlar verilmesi bu sistemi de sorgular hale getirdi. Sadece muhalefet değil AK Parti içerisinde de “gerçek sorumluların” cezalandırılması beklentisi var. Göreceğiz…
Bir sonraki dolandırıcılık biçiminin bugünden hazırlandığına eminim… Umarım ilgili ve yetkilileri bu sefer gerçek önlemleri alacaklardır…