Ankaragücü yeni sezona ilginç bir istatistikle başladı. Birinci ve ikinci haftalarda maçın uzatma dakikalarında kalesinde saçma sapan goller görerek 1-0 mağlup olan sarı lacivertliler, üçüncü haftada bu kez ilk yarının uzatma dakikalarında ve yine hiç olmayacak pozisyon hatasıyla gol yedi ve soyunma odasına 1-0 mağlup durumda girdi. Takım ikinci yarıda bir gol bulup maçı 1-1 sona erdirdi ama oynanan futbol hedefe ulaşmak için yine umut vermedi.

Üç haftadır son dakikalarda yenen goller oyuncuların konsantrasyon kaybı sorunu yaşadıklarının en açık göstergesi. Esas önemli olan ve bir an önce bulunması gereken ise yaşanan sorunun gerekçesi.

Ankaragücü geçen sezon çoğu maçta ilk yarıyı kontrollü futbol oynayarak ve al gülüm ver gülüm pas yaparak geçirmiş, böylece koskoca 45 dakikalık bölümleri heba etmişti. Aynı hastalık bu sezon da devam ediyor. Yoğun gol arayışları maçların ikinci yarılarına kalırken, rakip takımlar ilk fırsatı değerlendirip öne geçmeyi başarıyor ve sonra da “Çanakkale Geçilmez” oynayıp kale önüne duvar örüyorlar.

Lige şampiyonluk ya da o olmazsa play-off üzerinden 1. Lig'e yükselme hedefiyle başlayan takımın oynadığı ve oynayacağı futbol bu olmamalıydı. İlk üç haftada, hem de fikstürün seri galibiyetler elde etmeye elverişli olduğu dönemde, tabelaya sadece 1 puan yazılması ve 8 puanın kaybedilmesi kabul edilmeli ki telafi edilebilir değil.

Artık başkanından yöneticisine, teknik adamından futbolcusuna herkes şapkayı önüne koymalı ve bu Pazar oynanacak Karacabey deplasmanından itibaren hedefe doğru ilerlemek için ne gerekiyorsa onu yapmaya başlamalı. Aksi halde görünen tablo, şampiyonluk hedefiyle başlanıp “Ha bu hafta düzelir, ha bu hafta düzelir, şampiyonluk kaçtı ama play-off gelir” diye beklenirken küme düşmekle sonuçlanan bir önceki sezona benziyor, benden söylemesi.