Taraftarlar üç ayı aşkın zamandır yeni sezonun başlamasını heyecanla bekliyordu. Ne de olsa yönetim geçen sene play-off mücadelesinin eşiğinden dönen kadroyu korumuştu ve bu sezon tek hedef olarak şampiyonluk gösteriliyordu. Futbolcuların ve kulüp personelinin maaşları tıkır tıkır ödenirken, bina restorasyonu ve sosyal medya çalışmalarıyla da pozitif mesajlar yayılıyordu.
Ama o da ne? Böylesine bir başlangıç, hiç ama hiç yakışmadı. Ankara Demirspor karşısında geçen sezonki futbol seviyesini dahi yakalayamayan bir Ankaragücü vardı sahada. Mervan Yusuf Yiğit, Muhammed Hüseyin Sevgili ve Özgür Aktaş’ın sakatlıkları kötü futbol için bahane olamazdı. Kaleci Görkem Cihan, savunmada Diogo Özçakmak ve bir de Mahmut Tekdemir 90 dakika ayakta kalırken, takımın geri kalanı yokları oynadı.
Yıllardır 2. Lig’de istikrarlı şekilde orta sıralar için mücadele veren konuk takım pozisyon üstüne pozisyon bulurken, sarı lacivertliler rakip kalede bir kez dahi tehlike yaratamadı. Görkem Cihan’ın üç önemli kurtarışı olmasa başkentin 116 yıllık çınarının sezona başlangıcı tam bir kabus gibi olacaktı. Neticede hak eden taraf aradığı golü geç de olsa buldu ve deplasmandan 1-0’lık galibiyetle dönmeyi başardı.
Ankaragücü yıllar sonra ilk kez doğru dürüst tam kadro kamp yapmıştı. Ne bir oyuncu eksik ne bir oyuncu fazla. 15 Temmuz’dan bugüne, neredeyse iki buçuk aylık hazırlığın karşılığı bu olmamalıydı.
Daha ligin başı, yitirilen puanlar elbette telafi edilebilir ama eğer şampiyonluk mücadelesi veriyorsan, kazandığın ve kaybettiğin her bir puanın çok büyük değeri var. Hele ki geçmiş dönemlerden kalan vergi ve SGK borçlarının ödenememesi nedeniyle puan silme cezalarının kapıya dayandığı bir kulüpte, bu kaybedilen 3 puanın kıymeti çok daha fazla.
Asıl kafamın takıldığı ise bu takım silkinip kendine gelebilecek mi? Onu da sıradaki Bingöl maçından sonra konuşuruz.