Günümüzde ülkede en çok tartışılan mesele bir ekonomi bir de hak, hukuk, adalet meselesi. Hukuk deyice esas olan adaletin terazinin herkesi eşit tartması, yani kanunlar karşısında herkesin eşit haklara sahip olması.
Kanunlar hiyerarşisinin en tepesinde Anayasa var ama eşitlik esası kanunların, yönetmeliklerin dahi daha aşağısından, toplumsal tabandan başlamalı. Çocukların okullara attığı ilk adım attığı andan itibaren devreye giren eğitim hakkından sosyal güvenlik hakkına, sağlık hakkından özgürlük ve yaşam hakkına kadar…
Adalet ve eşitlik prensiplerine ne kadar uyulduğu futbol dünyasında da yıllardır tartışıp durduğumuz, buna karşın bir türlü olumlu yönde ilerleme sağlayamadığımız ve bu nedenle de toplumsal kamplaşmanın örneklerinden birini daha yaşadığımız bir alan.
Ülkemizde bu hafta sonu 1. Lig, bir hafta sonra Süper Lig, Eylül'de de 2. Lig yeni sezona merhaba diyecek. Kısa süre önce geride bıraktığımız Dünya Kupası’nda bir dizi yeni kural devreye girmişti. Bu yeni kuralların yeni sezonda Süper Lig'de uygulanacağı açıklandı ama 1. Lig ve 2. Lig’de uygulanması konusunda şu ana kadar bir duyuru yapılmadı.
Futbol eğer yeşil saha üzerinde bir kurallar manzumesi ise hangi ligde oynanırsa oynansın, kuralları aynı olmalı. Farklı uygulama için kimse “bu sezon bir geçiş süreci” gibi bir bahane üretmeye de kalkmasın. Çünkü sözünü ettiğim kural değişiklikleri VAR sistemi gibi teknolojik altyapı gerektirmiyor. Farklı liglerde görev yapan hakemlerin kafa karışıklığı yaşamasının önüne geçilebilmesi de ancak her ligde aynı kuralların uygulanması ile mümkün olabilir.
Bu yeni kuralların büyük bölümü oyuncuların ve teknik adamlarının zaman geçirmeye yönelik davranışlarını önlemeye ve dolayısıyla 90 dakika içinde topun oyunda kaldığı süreyi uzatmaya yönelik düzenlemeler. Oyuncu değişikliğini 10 saniye içinde yapmayan takım bir dakika boyunca bir oyuncu eksik oynayacak, sakatlık nedeniyle sağlık görevlisi talep eden oyuncu bir dakika süreyle saha dışında kalacak, 5 saniye içinde yapılmayan taş atışı rakip takıma geçecek, kale vuruşu geciktirilirse rakip takım lehine köşe vuruşuna dönüştürülecek. Aslına bakarsanız, bu düzenlemelere en çok alt liglerde ihtiyaç duyuluyor.