Yıllardır gün yüzü görmeyen Ankaragücü camiası bir sezona daha kabuslar görerek başladı. Kağıt üzerinde bakıldığında, fikstür tam da sarı lacivertlilerin isteyeceği gibiydi. İlk beş maçta beş galibiyet alınır, takım uygun adım hedefine ilerler diye bekleniyordu ama evdeki hesap çarşıya uymadı.
Takım ilk maçta evinde Ankara Demirspor’a uzatma dakikalarında serbest vuruşla gol ararken İsmail Çokçalış’ın top kaybı neticesinde gafil avlanınca, rakip oyuncu orta sahadan tek başına top sürüp fileleri havalandırmıştı. Yani olmadık bir gol yemişti Güçlüler.
İkinci hafta Yalova’da oynanan Bingöl deplasmanında tarih tekerrür etti. Aslında tarih bile değil, bir hafta arayla, saçma hatanın daniskası yaşandı. Rakip takımın Ankaragücü’nde yetişmiş solağı Hasan Ayaroğlu kaleye 35-40 metre mesafede duran topun başına geçtiğinde sarı lacivertliler iki kişilik bir baraj kurma gereği bile duymamıştı ama kaleci Görkem Cihan’ın anlık konsantrasyon kaybını fark eden Hasan Ayaroğlu fizandan vurduğu şutla hem de 89’uncu dakikada başkent ekibini yıkan adam oldu.
Maç içerisinde Mervan Yiğit başta olmak üzere, Atakan Güner ve Enes Tepecik son vuruşlarda daha iyi olsalar Ankaragücü bu maçtan 3 puanla dönerdi. Sayılmayan bir gol ile tartışmaya açık bir penaltı pozisyonu ise mağlubiyetin hakeme ihale edilmesi için geçerli bir bahane olamaz.
Takım bir de penaltı kaçırdı bu maçta. Yalan değil, topun başına İsmail Çokçalış geçtiğinde atamayacağını tahmin etmiştim. Çünkü İsmail Çokçalış geçen sezon da Kepezspor maçında tıpkı bu Pazar olduğu gibi penaltıyı çok kötü bir vuruş neticesinde kaçırmıştı. Ankaragücü’nün hala ayağı düzgün bir penaltıcısının bulunamaması ve duran top kullanma opsiyonlarını bir türlü geliştirememesi üzerinde ısrarla düşünülmesi gereken noktalar.
İki ay tam kadro kamp yapan, maaşları zamanında ödenen oyuncuların top koşturduğu bu takımın niçin bu halde olduğu ise yanıtı acilen bulunması gereken esas soru. Teknik ekipten oyunculara, yaşanan konsantrasyon kaybının nedenlerinin belirlenmesi ve bir an önce giderilmesi gerekiyor. Yoksa şampiyonluk parolasıyla başlanan bir sezonda daha çok farklı konuları konuşmaya başlayacağız.