Kurtuluş ve Kuruluşu iyi bilmezsek, Geleceği İnşa Edemeyiz.
Bugün İzmir’den sonra, Çanakkale’yi, Bursa’yı, İzmit’i, İstanbul’u ve Edirne’ye kadar Trakya’yı tek kurşun atmadan nasıl kazandığımızı ve Lozan Barışına giden yolun başlangıcı olan
‘‘En Sıcak Eylül (1922)’’ ayındaki olayları anlatacağım.

Er-21Er1-1709 Eylül 1922; Yunanı Denize döktüğümüz gün, İzmir’in Kurtuluş gününün ötesinde, Dünya Tarihi Yeniden yazılmaya başlandığı tarihtir

9 Eylül’de Yunan İzmir’de denize döküldükten sonra, sorumlular, vatana hıyanet suçuyla mahkeme önüne çıkarıldılar. Kral I. Konstantin tahtı oğlu II. Georgios’a bırakarak sürgüne gönderildi.
Savaş suçlusu olarak yargılanan,
Başbakan/Eski Mal Bak. Petros Protopapadakis
Adalet Bakanı/ Eski Başbakan Dimitros Gunaris,
Dışişleri Bakanı Georgios Baltatzis,
İçişleri Bakanı Nikolaos Stratos,
Savunma Bakanı Nikolaos Theotokis,
Başkomutan General Georgios Hadjianestis
kurşuna dizilerek infaz edildi.

Er2-715 Eylül; Gazeteler. ‘’Mustafa Kemal’in istekleri Barış Kapısını kapatıyor.’’ Mustafa Kemal Paşa; “Taleplerimiz Kurtuluş savaşımızda kazandığımız bu zaferden sonra değişmemiştir’’

15 Eylül, Mustafa Kemal Paşa Daily Mail Gazetesinde, “Taleplerimiz Kurtuluş savaşımızda kazandığımız bu zaferden sonra değişmemiştir. Biz Anadolu’ya, Meriç nehrine kadar Trakya’ya ve başkentimiz İstanbul’a sahip olacağız.
Aksi halde ordumla İstanbul üzerine yürümek zorunda kalacağım ki bu sadece birkaç günlük bir harekâttır. Ben, bu toprakları, yapılacak görüşmelerle elde etmeyi tercih ederim. Ancak, takdir edersiniz ki, bunun için sonsuza kadar bekleyemem”

15 Eylül 1922 İngiliz Kabinesi Toplantısı Başbakan Lord Curzon, “Türk Boğazlarını, İstanbul ve Çanakkale’yi kaybedersek. I.Dünya Savaşındaki kazanımlarımızı ve en önemlisi dünya çapındaki saygınlığımızı kaybederiz ki kabul edilebilir değildir”

Er4 1-1Er4-4Dünya Tarihi Yeniden Yazılıyor İngiliz Hükümeti, 18 Eylül'de Paris’te yapılan toplantıda İngiltere, Fransa ve İtalya’yı Türklere karşı savaşmaya ve İstanbul’u savunmaya ikna edemedi. Bunun üzerine Çanakkale’de yeni bir savaş için, Dominyonlarından asker istedi
İngiliz Dominyonları, bu talebe HAYIR cevabı verdi. Kanada hükûmeti bu kriz sonrasında Birleşik Krallık’tan diplomatik olarak bağımsız davranmaya başladı. Ayrıca bu kriz İngiliz Dominyonlarının dış işlerinde serbest bırakılmasını sağlayan 1931 Westminster Yasası’nın önünü açtı.

İngiliz General Harington, Kuzeye yönelen Türk Ordusu için “Tarafsız Bölge’ye girmeyin” notasını verince, Mustafa Kemal Paşa “hangi tarafsız bölge, ben tarafsız bir bölge tanımıyorum, Sınırlarımız Misak-i Milli Sınırlarıdır” cevabını vererek Türk Ordusunun ilerlemesini emretti

Er5 2

Er6 1-1David Walder, ‘’The Chanak Affair’’ adlı kitabının 243. sayfasında şöyle der. Silahsız Bölgeye giren Türk birliklerini, Sarıcaeli köyündeki savunma mevziilerinde, elleri tetikte bekleyen İngiliz Birliğinin Komutanı Yzb. Naylor ‘’Türkler oldukça dost canlısıydılar ve belki de barışçıl niyetlerinin bir göstergesi olarak tüfeklerini namluları aşağıya bakacak şekilde omuzlarına asmışlardı”

İngiliz Hükûmeti, “Çanakkale’nin boşaltılmasının, Britanya İmparatorluğu’nu, utanç verici duruma düşüreceği” gerekçesiyle, General Harrington’a “Tarafsız bölgeye girmekte ısrar eden Türk askerlerine, ateşle karşılık verilmesi” emrini verdi. General Harrington, bunun sonu gelmeyecek bir savaşın başlangıcı olacağını düşünerek emri uygulamamıştır.

GAZETELER: ‘’Türk savaşının kesin olduğuna inanıyorum; Kemal İngilizleri Kuşatıyor Türkler Çanakkale Boğazını geçmeye hazır’’ İngilizler, Yunanlarla Ateşkes yapılmasını istediler. Gazi Mustafa Kemal Paşa; Ateşkes Mütarekesi için ikna olunca ‘’Ateşkesi, Yunanla değil, Sizinle yaparız’’. Gazi Mustafa Kemal Paşa, ilerleyen Türk ordularına ‘’Bekleyin’’ emrini verdi.

Er7-3

İngilizler, İstanbul’da bir kalkışma olmasından korkuyorlardı. Geçit Teşkilatı tarafından, İstanbul’a çok sayıda asker geçirilmeye başlandı. Yakalanan Türk subaylarına İngiliz askerleri soruyor, ‘’Kimsiniz, Nereden Geldiniz?’’ ‘’Kemal’in Askerleriyiz, Evimize geldik. Anamızı ziyaret edemeyecek miyiz?’’ ‘’Silahlarınızı verin’’; ‘’Silahlar kendimizi savunmak için, size veremeyiz, zimmetli’’

Er8-3

İngilizler; ‘Trakya olmaz; Midye-Enez hattına kadar verelim’’ dediler. M.Kemal Paşa ‘’Edirne Türk'tür, 15 Gün içinde tüm Doğu Trakya boşaltılacak ve İstanbul dahil 8.000 Türk askeri bölgeyi teslim alacak’’ İngiliz, Fransız, İtalyan Generaller Başkentlerine sordular, bir taraftan Türk önerisini okurken, diğer taraftan Başkentlerinden gelecek cevabı Mudanya İskelesinde bekliyorlar

Er9-5

Er10-311 Ekim 1922 Mudanya Ateşkes Antlaşması kabul edildi
•Çatışmalar sona erecek,
•Meriç Nehrine kadar Doğu Trakya, İstanbul, Boğazlar ve çevresi TBMM’ne verilecek,
•Yunan kuvvetleri ülkeyi terk edecek.
•Trakya ve İstanbul’un yönetimi Türk tarafına teslim edilecek ve 8.000 kişilik Türk ordusu konuşlanacaktır.

Er11-319 Ekim 1922, General Refet Bele ve Türk Askeri İstanbul’a girdi. Birleşik Krallıkta Hükümet düştü, Başbakan Lloyd George İstifa Etti
•01 Kasım 1922 Saltanat kaldırıldı,
•18 Kasım 1922, Padişah HMS Malaya ile ülkeden ayrıldı,
•20 Kasım 1922, Lozan barış Görüşmeleri başladı,
•30 Kasım 1922, Trakya tüm Yunan ordusundan temizlendi,

Dünya Tarihi Yeniden Yazılmaya Başlandı