Kurtuluş ve Kuruluşu iyi bilmezsek, geleceği inşa edemeyiz. Bugün sizlere Büyük Taarruzu anlatacağım.

Osmanlı İmparatorluğu'nun Yükselişi ve Çöküşü

Halka Dayalı Milli Mücadele Başlıyor.

08 Temmuz 1919, Mustafa Kemal Paşa; “Mübarek vatan ve milleti parçalanmak tehlikesinden kurtarmak, ….…sine-i millette bir ferd-i mücahit olarak çalışmak üzere çok sevdiğim askerlik mesleğimden ve görevimden istifa ediyorum.” Erzurum Bölge Komutanı İngiliz Alb. Rawlinson; ‘’ Erzurum’da Kongre yapacakmışsınız, Buna hükümetim müsaade etmez’’ M. Kemal paşa; ‘’ Sizden müsaade istemedik ki, vermeniz söz konusu olsun’’ Alb. Rawlinson: ‘’O zaman silahla müdahale etmek zorunda kalırım’’ M. Kemal Paşa: ‘’Çok iyi olur. Biz de halkımızla birlikte silahla karşı koyma hakkını elde etmiş oluruz’’

10-24 Temmuz 1921 Kütahya-Eskişehir Muharebeleri, Yunan Kralı I. Konstantin Kütahya’da, Yunan Orduları Eskişehir’de

22 Ağustos - 13 Eylül 1921 Sakarya Meydan Muharebesi

Sakarya Meydan Savaşı 23 Ağustos 1921 sabahı başladı. Mustafa Kemal Paşa, "Hatt-ı müdafaa yoktur; sath-ı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaş kanıyla sulanmadıkça vatan terk olunamaz’’ 13 Eylül'de başlatılan Türk karşı taarruzu sonucunda Yunan ordusu yenildi. "13 Eylül 1683 günü Viyana'da başlayan çekilme, 238 sene sonra Sakarya'da durdurulmuştur." 22-26 Mart 1922 İtilaf devletlerinin sunduğu barış teklifine, Meclis çoğunluğunun ‘’Barış reddedilir mi?’’ ısrarına rağmen ‘’Dört ay içinde işgal altındaki tüm Türk toprakları boşaltılırsa masaya otururuz ‘’ cevabı verildi.

24 Temmuz 1922; General Charles Townshend,

(Küt-ül Amare’de Türklere esir düştü, sonra İşgal İstanbul'unda görevlendirildi) Mustafa Kemal Paşa ile görüşmek için Konya‘ya gelmiştir. Amacı, Mustafa Kemal Paşa’nın taarruz niyetleri hakkında zemin yoklamaktı. Türkiye’nin zengin yeraltı kaynakları ve stratejik konumu İngiltere için Yunan zaferini kaçınılmaz kılıyordu.

General Thomas Owen Marden’in Yunan Cephesini Teftişi

• İngilizler, Atina'daki İngiliz Askeri Ataşesi Albay Naire'nin çok iyimser raporuyla yetinmeyip, İstanbul’da görevli Tümgeneral Marden’i Yunan ordusunu Bursa ve Uşak cephelerine göndermiştir.
• General, Yunan ordusunun çok iyi durumda ve cephanesinin çok bol olduğunu, tüm savaş araç ve gereçlerinin Türklere göre en az iki (2) misli olduğunu rapor etmiştir.
• “Yunan müstahkem mevkilerini Türkler üç ayda aşabilirse üç günde aştık diye öğünebilirler” söylemleri İngiliz siyasetçileri iyice rehavete itmiştir

03-22 Ağustos 2022 İçişleri Bakanı Fethi (Okyar) Barış için Londra’da

Büyük Taarruz sınırlı birkaç kişi dışında herkesten, dünyadan, özellikle İngiltere'den gizli tutulmuştu. Dâhiliye Vekili Ali Fethi (Okyar) Bey, 03 Temmuz 1922’de Avrupa’da tedavi görmek için meclisten iki aylık izne ayrılarak, İngiltere ve Fransa’nın Mart ayında sunmuş olduğu barış şartları üzerinde müzakerelerde bulunduğu Roma ve Paris üzerinden 03 Ağu 1922’de oyunun sahneleneceği Londra’ya geçmiştir. Ağustos ayı boyunca Fethi Bey’in görüşme talepleri Başbakan Lloyd George ve Dışişleri Bakanı Lord Curzon tarafından kabul edilmemiştir. Fethi Bey'in kapıların yüzüne kapanmasına karşılık bıkmadan, usanmadan ‘’ille de görüşmek istiyorum’’ diye Londra’da kalmıştır. İngilizlerde ve Yunanlarda ‘Türklerin çok zor durumda olduğu, barış peşinde koşan Türkiye’nin taarruz yapamayacağı’ izlemini uyandırmıştır.
Fethi Bey, amacına ulaşmanın mutluluğu içinde, 22 Ağustos’ta Fransa’ya geçmiş ve İzmir’e doğru yola çıkmıştır.

28 Temmuz 2022- Futbol Maçı

Mustafa Kemal Paşa, Ordu ve Kolordu Komutanlarını Cephe karargâhı takımı ile kolordular karmasının 28 Temmuz 1922’de Akşehir’de yapacağı bir futbol maçına davet etmiştir. Bu maç, komutanlarla bir araya gelerek taarruzla ilgili kararların tartışılacağı toplantıyı maskelemek için, yapılmıştır.

20 Ağustos 1922; Mustafa Kemal’in ileri gelenlere önümüzdeki günlerde bir çay ziyafeti vereceği Hakimiyet-i Milliye gazetesinde yayınlanmıştı. Zübeyde hanım dahi çay ziyafetinde zannederken, Mustafa Kemal cephedeydi

İstanbul ile telgraf haberleşmesi kapatılmış, düşman gerisindeki telgraf telleri kesilmişti. Taarruz Başlamıştı, ama asıl soru ‘’Kim Taarruz ediyordu?’’ Türkler mi, Yunanlar mı? Tüm dünya şaşkın, Hiç haber yok!

İngilizler, İstanbul’daki Rumlar ‘’Taarruza kalktık, Ankara’ya az kaldı’’ diye bayram yapıyorlardı. Haberler 27 Ağustos'ta ajanslara düşmeye başladı. Taarruz eden Türklerdi, Yunanlar hezimete uğramıştı.

26 Ağustos- 09 Eylül 1922 Büyük Taarruz

Kocatepe’de bulunan Gazi Mustafa Kemal Paşanın “ateş” emriyle taarruz başladı. Mustafa Kemal Paşa harekâtın hedefini soran komutanlara cevap vermedi. Ancak, 30 Ağustos günü ‘’Ordular! İlk Hedefiniz Akdeniz’dir. İleri’’ emrini verdi. Anadolu’daki Yunan ordusunun Komutanı General Hacı Anestis Türk Taarruzunun başlamasından iki gün sonra, 28 Ağustos 1922’de, istifa ederek Atina’ya döner. Yeni görevinden haberi olmayan, General Trikupis’e, bu haber esir düştükten sonra, Mustafa Kemal Paşa tarafından bildirilir.

09 Eylül 1922- İngiliz Rüyası sona erdi. Sıra, artık, onlara gelmişti.