Bisiklet sporu Başkent Ankara’dan uzaklaştırıldı. Varsa yoksa deniz kıyılarında düzenlenen bisiklet turları…
GÜZEL ADIMIN DEVAMI YOK...
Başkent Ankara ise nedense bu organizasyonlardan yeterince nasibini alamıyor.
Türkiye’nin her köşesi ayrı bir cennet. Ancak Cumhuriyet’in başkenti Ankara da başkent olmanın özelliklerini ve ayrıcalığını taşıyan bir şehir. Bu nedenle bisiklet sporunun da Ankara’da daha fazla yer bulması gerektiğini düşünüyorum.
Ancak haksızlığın boyutunu biraz olsun hafifletmek gerekiyor.
Geçtiğimiz Pazar günü, Ankara’da 5. kez düzenlenen Maksimum Gran Fondo Bisiklet Yarışı gerçekleştirildi. 20 ülkeden sporcuların katıldığı, 1.000’den fazla bisikletçinin pedal çevirdiği bu önemli organizasyonu biz de Çankaya’da yol kenarından izledik. Bilkent Üniversitesi’nden başlayan yarış, Gölbaşı’ndaki Tulumtaş Mağarası önünde sona erdi. Ankara’nın doğal güzellikleri arasında gerçekleştirilen bu halk yarışı, Başkent’e ayrı bir renk kattı.
Bu güzel organizasyonu düzenleyenlere minnet borçluyuz.
Ama…
Yazımın başına dönecek olursam; Başkent Ankaralılarına adeta bir parmak bal çalmakla yetinilmemeli. Bisiklet sporunun Ankara’da daha geniş kitlelere ulaşması, dağ ve yol bisikleti yarışlarının daha sık düzenlenmesi gerekiyor.
Maksimum Gran Fondo’ya gösterilen ilgi, Başkentlilerin bisiklet yarışlarına ne kadar aç olduğunu bir kez daha ortaya koydu.
Ankara, bisiklet sporunda yalnızca bir yarışa değil, daha fazlasına ihtiyaç duyuyor.
CENTİLMEN VE BAŞARILILAR NEDEN DÜŞÜNÜLMEZ
Yeni sezon için Futbol Federasyonu bir takım kararlar aldı. Sezon içinde olmaması gerekenleri düşünüp, tedbirlerişimdiden alan Futbol Federasyonu, nedendir bir zamanlar uygulanan ve arkasına Spor-Toto gibi kurulkun maddi gücünü arkasına alan Futbol Federasyonu, aylık centilmen takımı seçmeyi düşünemediklerini anlayamadım. Kurulacak olan jürinin en başarılı Süper Lig takımını seçmesi ve onlara belirlenen maddi gücü vermesini beklerdik.
Hatta..
Tespit edilecek jüri ayın en başarılı futbolcunu da açıklayabilir.
Bu centilmenlik ve başarılıların mali gücünü de Spor-Toto’nu üzerine alabilir. Yıllar önce uygulanan, ancak daha sonra ortadan kaldırılan bu çalışmanın, ciddi bir organizasyonla gerçekleşebilir.
TRT SPOR’DAN AYRILAN AYRILANA
Yılların deneyimli spor spikeri Kerem Öncel, sonunda emeklilik kararı alarak köşesine çekilmeye hazırlanıyor.
Ancak bu ayrılık yalnızca Kerem Öncel’le sınırlı değil. Trabzonspor’un TRT’deki sesi olarak yıllarca görev yapan kardeşim Barış Yurduseven de 30 yıllık kurum çalışma hayatına nokta koyarak NOW TV’ye geçti.
Öte yandan TRT’den NOW TV’ye geçenler arasında, kurumun eski sunucuları Yalçın Düzen, Veli Yiğit ve Erbatur Ergenekon da bulunuyor. Üç deneyimli isim, yeni adreslerinde ekip olarak çalışmalarını sürdürüyor. Yıllarını spora ve yayıncılığa vermiş meslektaşlarıma yeni yollarında başarılar diliyor, hayırlı olmasını temenni ediyorum.
KALABALIK KAFİLEYİ KURTARAN ATLET
Sporumuzun ana dallarından atletizmde, tarihimizin en kalabalık kafilesiyle İngiltere’deki Avrupa Şampiyonası’na gittik. Tarihimizde ilk kez 50 sporcu ile Birmingham’a ulaşan ekibimiz, organizasyondan yalnızca 1 bronz madalya ve bir Türkiye rekoruyla döndü. Kafiledeki atletlerin yanı sıra yönetici ve antrenörleri de hesaba kattığımızda sayı 65’in altına düşmüyor. Allah’tan 400 metrede İsmail Temiz adlı genç sporcumuz bronz madalya kazanarak herkese teselli oldu.
Gerisi ise…
Ne yazık ki sadece İngiltere seyahati yapmış oldular.
BEYAZLIĞIN İÇİNDEKİ PİSLİKLER
Eryaman’daki Gençlerbirliği-Fenerbahçe maçını basın tribününden izlerken, Fenerbahçe forması giyen 6 yaşındaki bir çocuğa bazı kendini bilmezlerin gösterdiği çirkin tavır hepimizi üzdü. Neyse ki polisimiz küçük çocuğu oradan uzaklaştırdı. Ancak Süper Lig’in en centilmen takımları arasında gösterilen Gençlerbirliği taraftarlarının tamamını bu olay nedeniyle suçlamak insafsızlık olur. Bir çuval pirincin içindeki birkaç siyah taş nasıl bütünlüğü bozuyorsa, az sayıdaki bu tür insanların çirkinliği de gerçek taraftarların centilmenliğini gölgelememeli.
Unutulmayanlar: SAKIP ÖZBERK
1 Mayıs 1945'te Gaziantep'te dünyaya gelen Sakıp Özberk, futbola Mekikspor altyapısında başladı. Daha sonra Reyhanlıspor ile profesyonel sözleşme imzalayarak kulübün A takımında forma giydi. Buradaki performansıyla Ankaragücü yöneticilerinin dikkatini çeken Özberk, 1966-67 sezonunda Ankaragücü'ne transfer oldu.
Ankaragücü'ndeki üçüncü sezonu olan 1967-68'de takımının küme düşmesi üzerine 1968-69 sezonunda 1. Lig'de forma giydi. Sezon sonunda Ankaragücü ile 1. Lig şampiyonluğu yaşayarak, bir sezon aradan sonra takımının yeniden Süper Lig'e yükselmesine katkı sağladı. Özberk, 1971-72 sezonunun sonuna kadar Ankaragücü forması giydi. Aynı sezon, Ankaragücü'nün kazandığı Türkiye Kupası'nı kaldıran kadroda da yer aldı.
Futbolculuk kariyerinin ardından teknik direktörlük yapan Sakıp Özberk, 15 Ağustos 2023'te hayatını kaybetti.