Gazi Koşusu neden Ankara'dan alındı?

1927 yılında Büyük Atatürk’ün emriyle düzenlenmeye başlanan Gazi Koşusu'nun neden Ankara’dan alınıp İstanbul’a taşındığı, aradan geçen onca yıla rağmen tatmin edici şekilde açıklanabilmiş değil.
Konu gündeme geldiğinde yapılan açıklama ise hep aynı: “Gazi Koşusu aslında Ankara’dan tamamen alınmamış veya başka bir şehre kalıcı olarak taşınmamıştır. 1927 yılındaki başlangıcından itibaren Türkiye Jokey Kulübü'nün düzenlediği modern formatının ilk yıllarında Ankara’da yapılmış, ancak ilerleyen süreçte kapsamlı organizasyon yapısı ve uluslararası standartlar gereği geleneksel olarak İstanbul’daki Veliefendi Hipodromu’nda düzenlenmeye başlanmıştır.”
Açıklama aynen böyle... Ancak bu gerekçeye Başkentlilerin inanacağını sanmıyorum. Çünkü bugün de Ankara Hipodromu uluslararası standartlarda yarışlara ev sahipliği yapabilecek altyapıya sahip.
Ama...
Dönemin yöneticilerinin tercihler doğrultusunda Gazi Koşusu, Başkent Ankara’nın elinden alınarak İstanbul’daki Veliefendi Hipodromu’na taşındı ve yıllar içinde bu durum kalıcı hale getirildi.
Bugün ise bu yanlışlığı düzeltecek, Gazi Koşusu'nu doğduğu topraklara yeniden kazandıracak bir irade ne yazık ki ortaya çıkmıyor.
Oysa hem Başkentliler hem de bu konuda sorumluluk taşıyan kurum ve yöneticilerin, bu tarihi mirası gerçek yerine döndürmeyi gündemlerine almaları gerekir.
Yazık doğrusu...
BU KAÇINCI GENEL KURUL
Rahmetli İlhan Cavcav’ın yarattığı Gençlerbirliği’ne son yıllarda bir haller oldu. Kabiliyetsiz yönetimler kervanına son olarak Arda Çakmak ve ekibi de eklendi. Göreve gelişinin üzerinden kısa bir süre geçmiş olmasına rağmen, Gençlerbirliği beşinci kez Genel Kurul sürecine girdi. Yeni sezonun kapıda olduğu bugünlerde kulüp, bir kez daha Olağanüstü Genel Kurul yapma noktasına geldi. İlhan Cavcav döneminde 50 milyon dolarlık bütçeleri yöneten, kulübü istikrarlı şekilde ayakta tutan Gençlerbirliği’nin sonraki yönetimleri ise kurtuluşu sürekli Olağanüstü Genel Kurul kararlarında aradı.
Oysa...
Bu kadar Olağanüstü Genel Kurul yapmak yerine, 103 yıllık bu köklü kulübün nasıl yönetileceğini öğrenebilselerdi, bugün yaşananların hiçbiri gündemde olmayabilirdi.
Ama öğrenemediler.
Şimdi...
18 veya 25 Temmuz’da yeniden Olağanüstü Genel Kurul yapılacak.
Ancak anlayış değişmediği sürece, Gençlerbirliği 6 değil, 66 Olağanüstü Genel Kurul da yapsa mevcut tablo değişmeyecek. Çünkü sorun genel kurul sayısında değil, kulübü yöneten zihniyette.
1 TAŞLA 2 KUŞ VURANLAR
İşi bilen federasyon başkanları, önlerine çıkan fırsatları iyi değerlendiriyor.
Onlardan biri de Türkiye Taekwondo Federasyonu Başkanı Bahri Tanrıkulu...
Bahri Tanrıkulu, Kazakistan'ın başkenti Astana'da gerçekleştirilen zirvede Altay Dili Taekwondo Birliği Asbaşkanlığı'na seçildi. Böylece Türkiye, uluslararası spor diplomasisinde önemli bir görev daha üstlenmiş oldu.
Zirvede, Kazakistan Taekwondo Federasyonu Başkanı Kudrat Shamiyev, Altay Dili Taekwondo Birliği Başkanlığı'na getirilirken, Bahri Tanrıkulu da birliğin asbaşkanlığı görevini üstlendi.
Ne diyelim...
Demek ki bir taşla iki kuş vurmak tam da buna deniyor. Hem Türkiye uluslararası alanda önemli bir temsil hakkı kazandı hem de Bahri Tanrıkulu kariyerine yeni bir uluslararası görev daha ekledi.
A.GÜCÜ İYİ YOLDA GİDİYOR
Önümüzdeki sezon 2. Lig'de şampiyonluğu hedefleyen Ankaragücü, bir yandan sahada başarıya ulaşmanın hesaplarını yaparken, diğer yandan kulübün mali sorunlarını aşmaya çalışıyor. Başkan İlhami Alparslan, hem sportif hedefleri hem de kulübün mali tablosuyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu.
Alparslan, 2. Lig'de gruplarını lider tamamlayarak yeniden üst lige yükseleceklerine inandıklarını belirtirken, mali yapı konusunda da şu bilgileri paylaştı: "Futbol takımımıza ayrıca 15 milyon 835 bin 925 TL prim ödedik. Kulübümüzün 10 milyon avroluk transfer yasağı bulunuyor. Bunun 2,5 milyon avroluk bölümünü yeniden yapılandırdık.
Kulüp Lisans Sistemi yükümlülüklerinin yerine getirilmesi amacıyla futbol ailesine ilişkin 12 dosya yeniden yapılandırıldı. Transfer yasağına konu olan 12 dosya ile muvafakat veren 3 dosya kapsamında toplam 814 bin 75 avro ödeme yapıldı." Başkan İlhami Alparslan'ın verdiği mesajlar, kulübün geleceğine ilişkin umut veriyor.
Dileğimiz, Ankaragücü'nün hem mali açıdan hem de sportif anlamda istikrarlı bir şekilde yoluna devam etmesi ve bu süreçte karşısına yeni engellerin çıkmaması.
Unutulmayanlar: AYDIN ONUR
29 Ocak 1934 yılında dünyasya gelen atletizm tarihimizin unutulmaz sporcusu Aydın Onur 29 Ocak 1934 yılında dünyaya geldi.
Kısa mesafe koşularında yarışmaktaydı.
Gazi Lisesi'nde okuyan Onur, birçok farklı disiplinde yarıştığı Ankara Liseler Şampiyonası'nda başarılar kazanmıştı. Kariyeri boyunca sekiz kez Türkiye şampiyonu olan Aydın Onur, uzun bir dönem 100 metre Türkiye rekorunun da sahibi olmuştu. Onur 1960 Yaz Olimpiyatları'nda ülkemizi temsil etti. 100 metrede 11,3, 200 metrede ise 22.5'lik dereceleriyle eleme serilerini geçmeyi başaramadı.