Dünya Kupasındaki son maçımızı yarın ev sahibi ve Lider Amerika ile oynayacağız.
İçin başına döndüğümüzde grubumuzdaki 2 zayıf takıma yenilip, 1 gol dahi atma becerisini gösteremezken, pılımızı pırtığımızı toplayıp, Türkiye’ye dönme hazırlığı yapıyoruz.
Gerçek bu…
Dünya Kupasında başarının (B)’sini bile beceremedik.
Montella son 2 maçtaki hataları ile çuvalladı.
Yani…
2 teneke süt veren inek gibi, bir tekme ile kovayı devirdi.
Bu durumun faturası ne acağını bekliyoruz.
“Çuvalladı”, “Süt kovasını devirdi“ gibi tekerlemeleri nedeni ile özür dilerim.
Ne yapayım, öfkemi başka türlü ortaya koyamadım.
Milli Takım rahmetli Lucescu’nun temeli üzerinde yükselen futbolcularla bu günlere gelinmişti.
Dünya kupasında iyi yönetilmediler.
Ancak…
Futbolun yönetimi öyle kişilere verilmişti ki, lastiğin birgün patlayacağına şahit olacaktık.
Zamanında başındaki kulüp kötü sonuç alınca “Bunun nedenlerini bulmam gerekli” diyerek yola çıkan kişi, içerideki hakemlerin bulunduğu odayı kilitlemesi ile ön plana çıkmadı mı?
Ve O kişi siyasetin zorlaması ile bir anda Futbolun zirvesine gelmişti.
Kimse bu ilk olayı unutmadan, ikincisin de gerçek futbol adamı Fatih Terim’i suçlaması ile bulunduğu yerin ağırlığını hafiflikle ortaya koydu.
Sporun ve futbolun bu tipleri kenara almadığı sürece, bu tip yanlışlıklar hep karşımızda olacak.