2026-2027 Trendyol Süper Lig sezonunun adı açıklandı: Adnan Süvari Sezonu.

Adnan Süvari; yalnızca Göztepe’nin değil, Türk futbolunun yetiştirdiği en önemli teknik adamlardan biri.

Göztepe’yi kupalara taşıyan, Avrupa’da yarı final oynatan, Türk futboluna çağdaş futbol anlayışını taşıyan ve A Milli Takım’da görev yapan bir futbol insanı. Efsane isim.

Son derece güzel bir karar verdi TFF ve bu sezon Adnan Süvari’nin ismi yaşatılacak.

Geçmişimize sahip çıkmak hepimizin ortak görevi ve sorumluluğu.

Dolayısıyla Adnan Süvari’nin isminin Süper Lig sezonuna verilmesine itiraz edecek bir futbolsever olduğunu sanmıyorum.

Fakat tam da burada TFF’ye şu soruyu sormak gerekiyor:

Madem Türk futbolunun geçmişine sahip çıkıyoruz, neden Türk futbol tarihinin bir bölümünü hâlâ resmi tarihin dışında tutuyoruz?

Yani TFF diyor ki:

“Adnan Süvari, Türk futbol tarihinin bir parçasıdır ve onun mirasını yaşatmak gerekir.”

Çok doğru.

Ama o zaman şu sorunun da cevabını vermek zorundasınız:

1959’dan önce bu ülkede futbol oynayanlar Türk futbol tarihinin neresindedir?

Lefter yok muydu?

Zeki Rıza Sporel yok muydu?

Fikret Kırcan yok muydu?

Cihat Arman yok muydu?

Baba Hakkı yok muydu?

Gündüz Kılıç yok muydu?

Kulüpler yok muydu?

Stadyumlar yok muydu?

Federasyon yok muydu?

Türkiye şampiyonaları yok muydu?

Milli Küme yok muydu?

Kupalar yok muydu?

Vardı.

Fakat iş şampiyonluk sayılarına ve yıldızlara geldiğinde bir anda tarih 1959’da başlıyor.

Oysa ki TFF, Beşiktaş’ın 1956-57 ve 1957-58 sezonlarındaki şampiyonluklarını kabul etmiş ve bu iki şampiyonluğu yıldız kriterine dahil etmişti.

Bu durumda, bir federasyonun kendi verdiği karar emsal değil midir?

Bir kulübün 1956 ve 1957’deki şampiyonluğunu kabul edip diğer kulüplerin 1959 öncesi şampiyonluklarını “yokmuş” gibi değerlendirmek doğru mudur?

Doğru ise, bunun açık ve objektif bir gerekçesi ortaya konulmalıdır.

Fenerbahçe, 6 Mart 2021 tarihinde TFF’ye resmi başvuru yaptı.

Talep açıktı:

1959 öncesinde kazanılan 9 Türkiye şampiyonluğunun Süper Lig şampiyonluklarına dahil edilmesi.

TFF 2023 yılında işi incelemek üzere özel komisyon kurulacağını açıkladı.

Peki sonra?

Neden hâlâ net bir karar yok?

TFF’nin önünde aslında çok basit bir yol var.

Ya diyecek ki:

“1959 öncesindeki organizasyonlar Süper Lig ile aynı değildir. Bu nedenle şampiyonluk olarak kabul edilmeyecektir.”

Ya da diyecek ki:

“1959 öncesindeki milli şampiyonluklar da değerlendirmeye alınacaktır.”

Ama bugünkü tablo nedir?

Bir yanda:

“Türk futbolunun tarihine sahip çıkıyoruz.”

Diğer yanda:

“1959’dan öncesini şampiyonluk hesabında değerlendirmiyoruz.”

Adnan Süvari’nin hatırası üzerinden tarih seçmek olmaz.

Adnan Süvari’nin isminin sezon adına verilmesi, doğrudan 1959 öncesi şampiyonlukların tanınması anlamına da gelmez.

Bunu birbirine karıştırmamak gerekir.

Çünkü Süvari’nin Göztepe’deki büyük başarılarının önemli bölümü 1959 sonrasındaki döneme aittir.

Dolayısıyla “Adnan Süvari Sezonu ilan edildi, o halde 1959 öncesi şampiyonluklar otomatik olarak tanınmıştır.” demek doğru değildir.

Ama meselenin vicdani ve tarihsel tarafında çok daha büyük bir soru vardır.

TFF, Türk futbolunun geçmişini hatırlamak için bir insanın adını sezonlara verebiliyorsa; neden aynı geçmişin kazananlarını resmi şampiyonluk tarihinin içine almak için aynı hassasiyeti göstermiyor?

İşte çelişki burada.

Mesele sadece Fenerbahçe meselesi de değil.

1959 öncesinde farklı ulusal organizasyonlarda şampiyonluk kazanmış başka kulüpler de var.

Asıl mesele “Türk futbol tarihini nasıl sınıflandıracağız?” meselesidir.

Asıl mesele “karar vermemektir.”

Bir tarafta Adnan Süvari, diğer tarafta unutulan şampiyonluklar.

Tarih, işimize gelen yerden başlatılıp işimize gelmeyen yerde bitirilemez.

Bugün Adnan Süvari’nin adını yaşatıyorsanız, yarın Lefter’i tarih dışına itemezsiniz

Türk futbolu 1959’da başlamadı.

1959’da başlayan şey, bugünkü anlamıyla profesyonel ulusal lig yapılanmasıydı.

Futbolun tarihi başka, Süper Lig’in tarihi başkadır.

İkisini birbirine karıştırmayalım.

Adnan Süvari’nin ismini yaşatmanız doğru.

Ama Adnan Süvari’nin adına sezon düzenlemek yetmez.

Türk futbolunun tamamına sahip çıkmak gerek.

Bugün Adnan Süvari’nin Türk futbol tarihindeki yerini teslim ediyorsanız, yarın 1959’dan önce forma giyen futbolcuların, şampiyonluk kazanan kulüplerin ve o kupaları kazanan nesillerin hakkını da görmezden gelemezsiniz.

Çünkü tarih; federasyonun istediği yerde başlayıp istediği yerde bitmez.

“Adnan Süvari Sezonu” hayırlı olsun.