Türkiye böyle…
Millet ne yazık ki dolandırılmayı seviyor.
Sıradan insanından zengin patronlara kadar, herkes parlak vaatler, uçan kaçan sözlere tav oluyor. Özellikle zengin ve güçlü patronlara üzülüyorum, birileri seni uçuracağım kaçıracağım deyince hemen tava geliyorlar, oysa onlara parlak vaatler vermeyen gerçekçi insanlar var çevrelerinde. Ama hayır, o kısa süreli mutluluk onlara yetiyor, sonrası yandım anam battım bittim…
Bir arkadaşımın biraz parası vardı, araştırırken bir başka dostumuzun fonlardan büyük para kazandığını söylediydi, yatırdı mı bilmiyorum o da… Umarım yatırmamıştır.
İnsanlar nedense gerçekler ortada olduğu hâlde, yüzde 40 banka faizlerinin olduğu bir ortamda nasıl olup da paraların yüzde 400, yüzde 10 bin arttığını sorgulamayı sevmiyorlar.
Herkes güzel şeyler duymak istiyor ve biri çıkıp tersini söylediğinde linç ediliyor.
Fonlarla ilgili de böyle oldu, işi bilen gazeteciler aman dediler yapmayın bak öyle değil… Linç yemeyi bırakın, vatana ihanet derecesinde suçlandılar, yargılandılar.
Fatih Altaylı’ya katılıyorum. Bu yüksek ve gerçekçi olmayan vaatlere kanıp da parasını bu fonlara yatıranların parasını bu devlet, yani dolayısıyla bu millet ödeyemez.
Devletin görevi bunun olmasını engellemekti.
Ortada şirketler var ama faaliyet, üretim hiçbir şey yok.
Yahu, adam tek kişilik şahıs şirketi açtığında gelip ziyaret ediyorsunuz, SGK’sı ayrı Maliyesi ayrı; buraları nasıl kontrol ettiniz?
Bu işin ilk adımı daha…
Bu şirketlerin faaliyetleri nasıl takip edildi, TOBB ne iş yapar mesela?
Bu şirketlerin halka arzında nasıl dosyalar sunuldu, bu dosyaları kimler inceledi ve nasıl izin verildi?
Bu halka arz süreçlerinde kamuoyunu bilgilendirme meseleleri nasıl çözüldü? Halkı kimler kandırdı? Öyle ya, rakamlar, bilançolar, gelirler, giderler, faaliyetler filan… Bunlar olmadan nasıl izin verildi, halka konu nasıl anlatıldı?
Bu dolandırıcılık işi çok katmanlı, öyle 28 yaşındaki maşa olduğu belli Aktosun işi değil…
Çok daha organize, Türkiye’de bırakın AKP dönemini, ANAP, DYP döneminde bile kimseye 20 milyar dolar tek başına yedirmezler…
20 milyar dolar… Bu paranın içinde kamu bankalarından fonlara aktarılan paraların da olduğu söyleniyor. Kimse gerçek rakamı bilmiyor bu arada…
Bu dolandırıcılar, ticarette, siyasette, bürokraside destek olmadan bu kadar büyük paraları toplayamazlar, buharlaştıramazlar.
Orada da iş gelip iktidar çekişmelerine dayanıyor.
Bu dosya bir bakan ve eşini köşeye sıkıştırıyor…
Derken bir anda düğmeye basılıyor ve Kaşif Kozinoğlu dosyası ortaya çıkıyor. Çıkmakla da kalmayıp hızla ilerliyor, gözaltılar, tutuklamalar filan. Bu dosyanın da bir başka bakana uzanacağı düşünülüyor.
Görünen o ki iktidar kavgası içindeki 2 unsur bu dosyaların ortaya çıkmasıyla devre dışı kalacaklar.
Burada aslında yazının başından beri ne zaman yazsam dediğim cümleyi yazmak istiyorum.
Albert Einstein der ki: “Hiçbir şey yoktan var olmaz, var olan hiçbir şey yok olmaz.”
Yazının özeti bu arkadaşlar…
Biri size gerçekçi olmayan kazançlardan söz ediyorsa, parlak vaatler veriyorsa oradan uzaklaşın. Ben şunu tanıyorum bunu tanıyorum diyenlerden uzak durun. Zira böyle yüksek kazançlar yoktan var olmaz…
Ve eğer bir suç işliyorsanız, kimseye güvenmeyin, o suçla ilgili dosyalar arşivlerde zamanını bekliyordur, günü, sırası geldiğinde ortaya çıkar, yani var olan hiçbir şey yok olmaz…