Röpteşambır (Fransızca: robe de chambre), 17. ve 18. yüzyıllarda doğu kültürlerinin etkisiyle Avrupa'da ortaya çıkan, soyluların ev içinde giydiği lüks ve konforlu bir oda giysisiydi...

Tasarımı Osmanlı kaftanlarından ve Japon kimonolarından esinlenilmişti...
Avrupalı tüccarların Doğu'dan getirdiği bu giysiler, aristokratlar arasında "banyan" adıyla da yayılmıştı...
18. yüzyılda entelektüellerin ve soylu erkeklerin evde misafir ağırlarken ya da kitap okurken giydiği zengin nakışlı bir zarafet sembolü haline gelmişti...
Kadınlar için de ev içi rahatlık ve şıklık aracı olmuştu...

RENKLERİN KUMAŞLA DANSI

Kadife, ipek ve saten gibi yumuşak dokularla zenginleştirilen röpteşambır...Her daim renk renk desen desen üretilmiştir...
Klasik sinemada ve centilmen imajında pipo ve sek içki eşliğinde bir ev eğlencesi/dinlenme kıyafeti olarak simgeleşmesi de tesadüf değildir...
Günümüzde hem kadınlar hem de erkekler tarafından sabahlık veya pijama üstü ev giysisi olarak kullanılmaya devam etmektedir...

TÜRKİYE’DE RÖPTEŞAMBIR MODASI

Ülkemizde 1970'lerde röpteşambır, kullanımı yaygınlaşmaya başlamış, ev şıklığının ve zarif yaşam kültürünün vazgeçilmez parçalarından biri olmuştur…
Kadın modelleri , saten, ipek, naylon olup dantelle süslenirken,erkek modellerinde pamuklu havlu kumaş, kadife ve saten biyeli tasarımlar öne çıkmıştır…
Dönemin öne çıkan markaları Vakko , Beymen, Sümerbank, ipek ve saten kumaşlardan üretilen lüks kadın röpteşambırlarıyla seçkin müşterilere hitap etmiştir…
Özellikle ithal ve üst segment erkek sabahlıkları ile kadın ev giyimi koleksiyonları sunmuşlardır…
Avrupa modasını Türkiye'ye onlar getirmişlerdir…
Sümerbank, daha ulaşılabilir fiyatlı pamuklu ve desenli sabahlıklar ile röpteşambırlar üreterek Türkiye'nin dört bir yanındaki mağazalarında satış yapmıştır…Yerli kumaş üretimindeki gücü sayesinde milyonlarca eve ulaşmıştır…Yeni Karamürsel mağazalarıda onlara eşlik etmiştir…

ZARAFETİN MAHREM İMZASI

Röpteşambır, sadece bir sabahlık olmamış ,ev yaşamını modanın en rafine sahnesine dönüştürebilen zamansız bir parçanın ta kendisidir…Sabah kahvesinden geceye uzanan o dingin anlarda, kişinin kendisiyle kurduğu en şık diyaloğunda sembolüdür desem yanılmış olmam sanıyorum…Moda tarihinde röpteşambır, gösterişten uzak ama unutulmayan bir zarafetin, özel anların ve kişisel stilin sessiz ikonu olarak yerini korumaya yıllardır sessizce devam etmektedir…