İzmir’in Halkapınar bölgesinde kurulan Sümerbank tesislerinin temeli 1940’lı yıllara uzanır...
1946’da yeni imalathane için İngiliz bir firmadan 140 tezgah sipariş edilmiş, 1947’de ham bez üretimine başlanmıştır…
Fabrikanın resmi açılışı ise 1953 'te yapılmıştır...
Zaman içinde yalnızca dokuma yapan bir fabrika olmaktan çıkıp, pamuğu işleyen, iplik , dokuma, basma ve konfeksiyona kadar uzanan entegre bir tekstil merkezine dönüşmüştür... 1964 itibarıyla “İzmir Sümerbank Basma Sanayi İşletmesi” adıyla anılmaya başlamıştır…
SÜMERBANK BİR MODA AKTÖRÜ
Sümerbank, Türkiye’nin giyim kültürünü uzun uzadıya değiştirmiş, önemli bir moda aktörü olmuştu… Çünkü yerli pamuktan üretilen kumaşları, uygun fiyatlarla geniş kitlelere ulaştırarak, modayı İstanbul ve Ankara’daki seçkin terzilerden çıkarıp Anadolu’daki evlere taşımıştır… Asıl büyüleyici taraf ise desenlerdi. Sümerbank tasarımcıları çiçekleri, yaprakları, Anadolu motiflerini ve geometrik formları modernleştirerek kumaşa özenle aktardılar…
Özellikle küçük desenler, kumaşın ekonomik sunumuna ve evde elbise dikimine uygun hale gelmesine yardımcı oldu…
1950'lerden itibaren, kadınlar moda dergilerindeki modelleri Sümerbank kumaşlarıyla evlerinde dikiyor, diktiriyor, batı modasının siluetleri yerli kumaşla buluşuyordu…
Sümerbank'ın özgün desenleri zamanla kendine has bir Türk tekstil ve moda dili oluşturdu..
Hatta Sümerbank, Türkiye’de modayı ulaşılabilir kıldı…
Fabrikadan çıkan kumaş, terzinin elinde elbiseye, elbise ise Cumhuriyet kadınının yeni kimliğine dönüştü…
FABRİKADAN MODAYA
Halkapınar’ın tezgâhlarında dokunan kumaşlar, yalnızca tekstil tarihinin değil, Türkiye’de kadın modasının da izlerini taşıyordu…
Çiçekler, puantiyeler ve Anadolu’dan ilham alan desenler, evlerde dikilen elbiselere, eteklere ve bluzlara kolaylıkla ve güzellikle eşlik ediyordu… Sümerbank kumaşı, bir dönemin kadın gardırobunda Cumhuriyet’in modernleşme hikâyesi olup çıkmıştı…
KUMAŞIN ÖTESİNDE BİR KÜLTÜR
Sümerbank'ın asıl hikâyesi ve görevi kumaşı halka ulaştırmakla şekillenmiştir...
Ama o kumaşlar, renkli çiçekler, geometrik desenler, yapraklar, küçük tekrar motifleri ve döneminin karakteristik baskılarıyla çok popüler hale gelmiş, geniş bir kadın kitlesinin gardırobuna sevgiyle girmiştir…
Moda, burada konuşmaya başlarken yalnızca büyük şehirlerdeki seçkin mağazaların değil, evlerin ve mahallelerinde hikayesi olmuştur…
20. yy Türk tekstil mirasının renkli bir sayfası olarak tarihe adını altın harflerle yazdırmıştır.