TFF geçtiğimiz günlerde Bölgesel Amatör Lig ile ilgili bir karar aldı ve düzenleme resmen yürürlüğe girdi.

Düzenlemeye göre; Bölgesel Amatör Lig’in (BAL) adı Profesyonelliğe Geçiş Ligi (PGL) oldu.

2001 ve öncesi doğumlu futbolculardan en fazla 5’i maç kadrosunda yer alabilecek.

Kulüpler isterlerse daha fazla 2001 ve öncesi doğumlu futbolcuyu tescil edebilecek ancak müsabaka kadrosuna sadece 5’ini yazabilecek.

2002-2011 doğumlular oynayabilecek.

2012 ve sonrası doğumlular ile yabancı futbolcular oynayamayacak.

Bu kısıtlamalarla birlikte TFF’ye yoğun eleştiriler geldi ve kararın gözden geçirilerek revize edilmesi istendi.

Şu an için karar ile ilgili geri adım atılmış değil. Ancak yoğun tepkiler nedeniyle;

Yaş kontenjanının artırılması,

Geçiş süresi verilmesi,

Kuralın bir sezon ertelenmesi gibi talepler TFF’ye iletiliyor.

Federasyon ilerleyen günlerde revizyona gidebilir ancak bugün itibarıyla böyle bir karar açıklanmış değil.

Aslında bu düzenleme ilk anda kulağa çok hoş geliyor.

“Gençlere yol açılıyor.” diye değerlendirmek ne kadar doğru olur bunu tartışmak gerekir.

Türk futbolu yıllardır “genç oyuncu yetiştiremiyoruz” tartışmasının içinde. Bu eleştiride haklılık payı var. Elbette gençlere daha fazla forma şansı verilmeli, altyapılar güçlendirilmeli ve profesyonel futbola geçiş kolaylaştırılmalı. Ancak bunun yolu, yıllarını futbola vermiş insanları bir gecede sistemin dışına itmek midir?

26 yaşın üstünde bir futbolcusunuz ve bir anda bu karar ile işsiz kalıyorsunuz. Bir sabah uyanıyor ve öğreniyorsunuz ki artık sadece beş kişi kontenjanında yer bulabilirseniz oynayabileceksiniz.

Bu, yalnızca sportif bir karar değildir.

Bu karar, aynı zamanda yüzlerce futbolcunun hayat planını değiştiren ekonomik ve sosyal bir karardır.

Federasyonun amacı gerçekten profesyonelliğe geçişi hızlandırmak olabilir.

Buna kimsenin itirazı olmaz.

Belki bu uygulama birkaç sezonluk geçiş süreciyle hayata geçirilebilirdi.

Belki yaş sınırı kademeli uygulanabilirdi.

Bazı soruların cevabı verilmeden getirilen yaş kotası, hastalığı tedavi etmek yerine ateşi düşürmeye çalışan bir yöntem gibi duruyor.

Türk futbolunun gençlere ihtiyacı var.

Ama Türk futbolunun emeğe ve tecrübeye de ihtiyacı var.