Futbolun en güzel taraflarından biri deplasmandır.
Otobüse binmek, saatlerce yol çekmek, bazen bir geceyi yolda geçirmek zor olsa da forma aşkı bunlara değer diyen çok taraftar vardır. Eziyet de çekse o deplasmana gider ve mutlu olur.
Deplasman taraftarlığı tam olarak budur.
Ama son yıllarda bu mutluluğun önüne büyük bir engel konuyor…
Bilet fiyatları.
Deplasman tribününe ayrılan biletlerin fiyatları, birçok taraftar için artık ciddi bir ekonomik yük haline geldi. Yol, yemek, ulaşım maliyeti de eklendiğinde durum daha da vahim hale geliyor.
Futbol; işçinin, öğrencinin, emeklinin, esnafın, memurun, gencin ve ailesiyle maç izlemek isteyen herkesin ortak tutkusu.
Parası olanın tribünde olduğu, parası olmayanın televizyon karşısında kaldığı bir futbol düzeni, futbolun ruhuna aykırıdır.
Deplasman taraftarı olmadan deplasman olur mu?
90 dakika boyunca bağıran, takım kötü giderken moral veren, yağmurda, soğukta, sıcakta formasını çıkarıp tribünde duran insanlar… Futbol bu taraftarlarla güzel.
Deplasman tribünü bu nedenle sıradan bir tribün değildir.
Ancak son yıllarda deplasman bilet fiyatları çok yükseldi.
Bu durum şu an göz ardı edilse de uzun vadede çok daha büyük sıkıntılara neden olacaktır.
Taraftar kültürünün zayıflaması, şehir ekonomilerinin bundan yararlanamaması gibi sıkıntıları ileride daha çok konuşacağız.
Kulüpler elbette gelir elde etmek zorunda.
Stadyumların kira maliyetleri var. Güvenlik ve personel giderleri var.
Bunların hiçbirine itirazımız yok.
Ama taraftarı yalnızca “bilet satın alan müşteri” olarak görmek büyük bir yanılgıdır.
Şimdi bu taraftarlara, “paran varsa gel” demek futbolun ruhuna uygun mu?
Peki çözüm ne?
İşte burada Türkiye Futbol Federasyonu’na önemli bir görev düşüyor.
TFF, Süper Lig’in sadece sportif organizasyonundan değil, futbol ortamının sağlıklı işlemesinden de sorumlu.
TFF’nin mevcut statüsünde misafir takım tribününün kullanılmasına ilişkin düzenlemeler bulunuyor. Ancak taraftarın ekonomik olarak korunması konusunda çok daha net bir düzenlemeye ihtiyaç var.
Ev sahibi kulübün, “ben kendi stadımda istediğim fiyatı belirlerim.” mantığıyla hareket etmesi futbolun rekabet anlayışıyla bağdaşmamalıdır.
TFF, deplasman tribünü bilet fiyatları konusunda bütün kulüpleri bağlayan açık ve şeffaf bir standart getirebilir.
Makul bir bilet fiyatı belirlenebilir.
Örneğin bilet fiyatları, ev sahibi kulübün aynı kategorideki tribün biletinden belirli bir oranın üzerine çıkarılamaz.
Karşılıklı deplasman fiyatı ilkesi uygulanabilir.
Hatta bunun da ötesinde sezonluk bir deplasman bileti tavan fiyatı belirlenebilir.
Böylece hangi takım nereye giderse gitsin taraftar neyle karşılaşacağını bilir.
Bunlara benzer birçok çözüm önerisi olabilir.
Çözümün faturası sürekli taraftara kesilmemelidir.
TFF, sezon öncesi Kulüpler Birliği ile oturup bu düzenlemeleri ortak akılla yapabilir. Ama nedense bu iki kurum sadece yabancı oyuncu kontenjanı için konuşuyorlar. Oysaki futbolumuzda o kadar çok sorun var ki. Keşke bunları tek tek ele alabilseler.
Futbol, zenginlerin seyirlik gösterisi olmamalı.
Deplasman tribününde takımının formasını taşıyan taraftar yoksa, deplasmanın da anlamı yoktur.