GERİDE KALMANIN BEDELLERİ…

Bir dönem Başkent Ankara, cimnastikte Türkiye'nin önde gelen merkezlerinden biriydi. Ancak sonraki yıllarda Bolu, İzmir, İstanbul ve Mersin'in atılım yapmasıyla Ankara geri planda kaldı. Hatta bir dönem başkentin cimnastikte adı bile anılmaz olmuştu.
Bu gerçeği geç de olsa gören yetkililer, Eryaman'da büyük bir cimnastik salonu yapma kararı aldı. Tamamlanmak üzere olan tesiste cimnastiğin tüm branşlarında sporcular yetişecek. Ritmik cimnastik, trambolin ve aerobik branşlarının sporcuları da burada çalışma imkânı bulacak. Ayrıca Cimnastik Federasyonu'nun merkezi de bu tesisin yanında hizmet verecek.
Geç de olsa gelen bu gelişme bizleri mutlu etti. Bir dönem cimnastiğe damga vuran Başkent Ankara'nın, önümüzdeki yıllarda yeniden başarılı sporcular yetiştirmesini bekliyoruz.

MİLLİ MAÇ SÖZÜ UNUTULDU MU?

17 Aralık 1936'da hizmete açılan ve 4 Ağustos 2018'de yıkılan 19 Mayıs Stadı'nın yerine yapılan yeni stat, Ağustos 2026'da hizmete açılacak. Ancak daha şimdiden, statta iki ay boyunca maç oynanamayacağı yönündeki söylentiler ayyuka çıkmış durumda.
Başkentliler, 19 Mayıs Stadı'nda son olarak 5 Mart 2014'te İsviçre ile oynanan hazırlık maçını, son resmi milli maçı ise 20 Ekim 1992'de izledi. Ankara'nın bu özleminin ne zaman sona ereceği merakla bekleniyor.
Verilen sözleri zamanında yerine getiremeyenler, hiç değilse Başkent'e bir milli maç vererek bunu telafi etmeli. Acaba 51 bin 50 kişilik stadın yapımındaki gecikmenin hatasını da böyle kapatmaya mı çalışacaklar?

G.BİRLİĞİ 2 AY DAHA ERYAMAN’DA

Başkentlilerin hizmete girmesini adeta dört gözle beklediği 19 Mayıs Stadı'nın 29 Ekim'de açılacağı konuşuluyor.
Daha önce yetkililer tarafından Ağustos ayı sonunda hizmete gireceği açıklanan statta, çevre düzenlemesi, zeminin oturması ve tribün altındaki antrenman salonlarının tamamlanmasında yaşanan gecikmeler nedeniyle açılışın ertelenmesi gündeme geldi.
Buna bir de Kurtuluş'taki Ankara Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü'nün 19 Mayıs Stadı'na taşınma süreci eklenince, yetkililer stadın ancak iki aylık bir gecikmeyle hizmete açılabileceğini ifade ediyor. Yetkililerin, "Geç olsun da güç olmasın" anlayışıyla hareket ettiği belirtiliyor.
Bu durumda, Süper Lig'deki tek Başkent temsilcisi Gençlerbirliği'nin sezonun ilk iki ayındaki maçlarını Eryaman Stadı'nda oynaması kaçınılmaz görünüyor.
Bu konuda benden söylemesi...

SOSYALLEŞEMEYEN KADIN FUTBOL TAKIMI

“Özellikle kaplıcalarıyla meşhur ve Ankara’ya 80 kilometre uzaklıktaki Haymana’da kadınların futbol oynamasına yol açan Haymanaspor Kız Futbol Takımı, geride kalan 1. Lig’deki başarıları sonucunda önümüzdeki sezon Süper Lig’de mücadele edecek.”
Bu açıklamayı yılların TRT spikeri Erdoğan Arıkan, 31 Mayıs’ta Gazeteciler Cemiyeti’nde yapamadı. Diğer 10 ödül sahibi, başarılarının karşılığı olarak törende hazır bulundu.
İsmini hatırlamak istemediğim Haymanaspor Başkanı ise ödül töreninde hazır bulunma konusunda söz vermesine rağmen gelmedi; mazeretini bile organizasyon kuruluna bildirme zahmetinde bulunmadı. Kalabalık gazeteci, spor yazarı ve spor adamının katıldığı törene Haymanasporlular da katılamadı.
Biz bu durumu kişinin sorumluluğuna bırakırken, başarı yolunda ilerleyen Haymanaspor kadın futbolcularının Süper Lig’deki mücadelesini alkışlamaya hazırız.

BAŞKAN KANDAZOĞLU, HEDEFE DOĞRU GİDİYOR

Ankara amatör sporunun önde gelen isimlerinden Murat Kandazoğlu, yeniden Amatör Spor Kulüpleri Konfederasyonu Başkanlığı'na seçildi.
Nazım Hikmet Kültür Merkezi'ni dolduran delegelerin tamamının oyunu alan Kandazoğlu, görevini üç yıl daha sürdürecek.
Amatör sporun gelişmesi için büyük özveriyle çalışan, zamanını ve enerjisini bu alana ayıran Kandazoğlu'nun şimdi de Gölbaşı ve Pursaklar'da açılması planlanan "Amatör Evleri" projesi üzerinde yoğunlaştığı görülüyor.
Başkan Kandazoğlu'nun sık sık dile getirdiği "Yapacağız" yerine "Yaptık" anlayışı, gelecek adına önemli bir güven veriyor.
Ben, bu çalışkan başkanın ileride daha önemli görevlerde yer almasını diliyorum.

Unutulmayanlar: KAZIM AYVAZ

1938 yılında Türkiye'nin kuzeydoğusundaki Rize'de doğan Kazım Ayvaz, güreşe 1953 yılında, 15 yaşındayken İstanbul'un Fatih ilçesinde faaliyet gösteren ve güreş branşında uzmanlaşmış İstanbul Güreş İhtisas Kulübü'nde başladı.
1958 yılında Budapeşte'de düzenlenen Dünya Güreş Şampiyonası'nda, 73 kilogram Greko-Romen stil kategorisinde altın madalya kazandı. Bu kategoride Sovyetler Birliği'nden Grigory Gamarnik gümüş, Romanya'dan Valeriu Bularca ise bronz madalya elde etti.
Türkiye'yi Greko-Romen stil güreşte temsil eden Ayvaz, 1960, 1964 ve 1968 yıllarında üst üste üç Olimpiyat Oyunları'na katıldı. Olimpiyat kariyerindeki en büyük başarısını 1964 Tokyo Olimpiyatları'nda elde etti. Ancak bu başarıyı sonraki yıllarda tekrarlayamadı.
1969 yılında aktif sporculuk kariyerini sonlandıran Ayvaz, 1968 Olimpiyatları'nın ardından göç ettiği İsveç'te antrenör olarak çalışmaya başladı.
Kazım Ayvaz, yaşamının geri kalanını İsveç'te geçirdi ve 18 Ocak 2020 tarihinde burada hayatını kaybetti.