81 ilden Ankara'ya gelen er/erbaş gaziler ve şehit yakınları, rütbe ayrımı gözetilmeksizin eşit özlük ve sağlık hakları ve statü talebiyle 13 Temmuz 2026 Pazartesi günü Güvenpark'ta oturma eylemi ve nöbet başlattılar.
Muhalefet partilerinin başkanları ve üst kadroları, çeşitli STK’ların temsilcileri, vatandaşlar eyleme destek verirken, Cumhur İttifakı temsilcileri gelmediler. 3 Ağustos Pazartesi, Eylemin 22. Gününde, süresiz olarak Açlık Grevi başlatıldı.
TBMM Millî Savunma Komisyonu 5 Ağustos 2026 Çarşamba günü toplandığında, Güven Park’taki eyleminin 24 günüydü. Er Gaziler ve Er Şehit Aileleri Platformu Heyeti” de toplantıya katılmak istedi. Meclis’e toplu girişleri kabul edilmedi. Nizamiye Kapısında yaşanan bir engellenme sonrası İyi Parti ve Yeni Parti milletvekilleri her birini özel konukları olarak içeriye aldılar. Ancak Toplantı salonuna da alınmadılar. Yine ciddi tartışmalar ve gerginlik sonrasında sadece bir kişi temsilci olarak içeriye girebildi.
Komisyon salonuna alınan Er Gaziler ve Er Şehit Aileleri Platformu Başkanı Gazi Erdem Çerçioğlu, Komisyon Başkanı Hulusi Akar ve komisyon üyelerine er/erbaş gazilerin ve şehit ailelerinin yaşadığı ayrımcılığı sert ifadelerle dile getirdi:
"Biz parayla ilgili bir şey söylemiyoruz. Biz insan yerine konulmak istiyoruz. Millî Savunma Bakanlığı bizi ölüme gönderirken hiçbir problem yok; iş sosyal hakları vermeye geldiğinde çöp gibi bir kenara fırlatıyorsunuz... Aynı TSK üniformasının içerisinde, aynı şartlarda, aynı terörist kurşunuyla yaralanmamıza rağmen bizi yok sayıyorsunuz. Siz bugün bu masalarda, bu koltuklarda rahat, huzur içerisinde oturabiliyorsanız o dışarıdaki arkadaşların ve benim sayemdedir."
Erdem Çerçioğlu komisyonda er gazilerin ve şehit ailelerinin MSB bünyesinden çıkarılıp Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına aktarılmasını da eleştirdi, bu statü ayrımının son bulması gerektiğini vurguladı.
Er ve Erbaş Gazilerin Temel Talepleri ve Arka Plan
Terörle silahlı mücadelede yaralanan ancak ilgili 5434 ve 2330 sayılı Kanun ile sağlık kurulu raporu derecelendirmeleri nedeniyle "Malul Gazi" sayılmayan er ve erbaşlar, uzun süredir hak arayışlarını sürdürmekte. Temel sorunlar ve talepler ise şunlardır:
- Gazi Unvanı ve Özlük Hakları: Vücut bütünlüğünü kaybeden ancak belirlenen sakatlık oranının altında gösterilen er/erbaşlara gazi unvanı, şeref aylığı ve sağlık haklarının verilmesi.
- Er ve Subay/Astsubay Ayrımı: Askerliği meslek olarak seçmiş subay/astsubay ve yedek subayın özlük hakları ile zorunlu askerlik yapan er/erbaşların gazilik ve şehitlik durumunda itibari ve sosyal hakları arasındaki farkın giderilmesi talebi.
Bu sorun ve mağduriyetin kökeni bölücü terör örgütü PKK’nın silahlı eylemlere başladığı 40 yıl öncesine dayanırken, hakların talebi de 3o yılı aşkın bir zamanı buldu. Bu süre zarfında kanun tekliflerinin görüşüldüğü her dönemde (Milli Savunma, İçişleri, Plan ve Bütçe Komisyonunda) gazi dernekleri ve temsilcileri Meclis'e gelerek seslerini duyurmaya çalışmış; komisyon salonlarında Meclis koridorlarında çeşitli olaylar yaşanmıştır:
- Komisyon görüşmelerine sivil toplum kuruluşu (STK) veya gazi temsilcilerinin katılım talepleri zaman zaman yer darlığı gerekçesiyle salona giriş kısıtlanmış, tartışmalar çıkmış;
- Temsilcilerin komisyonda doğrudan söz alarak mağduriyet anlatmak istenmesi esnasında, komisyon başkanlığı ve güvenlik prosedürleri ile karşı karşıya gelinmiş;
- Komisyonlarda tekliflerin kapsamı konuşulurken, mali yük ve mevzuat sınırları gerekçesiyle bazı düzenlemelerin dışarıda kalması üzerine komisyon üyesi milletvekilleriyle sert sözlü atışmalar yapılmış;
- Muhalefet milletvekilleri gazi temsilcilerinin komisyon salonuna tam katılım sağlamasını ve dinlenmesini savunurken; iktidar (Cumhur İttifakı)üyelerince bunun komisyon içtüzüğü ve çalışma düzenine uymadığını vurgulamasıyla karşı karşıya gelinmiş;
- Gazi dernekleri ve er/erbaş temsilcileri iktidar partilerinin grup yönetimi ve komisyon üyeleri ile çokça görüşme yapmış, ‘aşamalı olarak çözülmesi gerektiği’ yönünde görüşle konu hep ötelenmiştir
- Gazi temsilcilerinin doğrudan kanun yapım sürecine dâhil olma ve tam eşitlik talebi ile Meclis'in bürokratik, mali ve mevzuat sınırları arasındaki uyuşmazlık giderilememiştir.
Mesele en çok da itibaridir
TBMM Millî Savunma Komisyonu'nda ve gazi platformlarının görüşmelerinde dile getirilen bu konunun öne çıkan boyutlarını şöyle görüyorlar:
1. Tesis Kategorizasyonu ve "Statü" Ayrımı
Millî Savunma Bakanlığı (MSB) bünyesindeki ordu evleri, vardiya yatakhaneleri ve askerî gazinolar TSK İç Hizmet Kanunu ve Yönetmeliği uyarınca rütbe ve statülere göre ayrılmıştır. Vatan savunmasında yaralanan zorunlu askerlik yükümlüleri olmalarına rağmen, rütbeli kadroda olmadıkları için subay ve astsubay ordu evlerinin asil giriş hakları yoktur.
Giriş İzinleri ve Kısıtlamalar: Belirli dönemlerde yapılan düzenlemelerle er gazilere ve şehit yakınlarına bazı tesisler açılmış veya özel kart/misafir statüsü tanımlanmıştır ancak bu erişim lütuf gibi değil, asil üyelik hak ve yetkisi şeklinde düzenlenmelidir.
2. Gazilerin Dile Getirdiği Temel İtiraz
Erdem Çerçioğlu ve gazi dernekleri Meclis komisyonlarında, Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK) başvurularında aynı ana noktayı vurgulamaktadır. "Savaşa ve Ölüme Giderken Rütbe Sorulmuyor"; Cephede, terörle mücadelede veya sınır ötesi harekâtta aynı mevzide yan yana çatışıyor, aynı kurşunla yaralanıp veya hayatımızı kaybediyoruz, iş sosyal haklara ve askerî tesislere gelince "er" ve "subay/astsubay" olarak ayrılması manevi bir haksızlıktır.
Askerî üniformayı taşırken bedeninin en az bir bölümünü veya canını vermiş bireylere Türk Silahlı Kuvvetleri'nin tesislerinde bu kısıtlamaları kaldırılmalı, kendilerine birinci sınıf vatandaş muamelesi gösterilmelidir ki, vatan savunmasında dilde, fikirde, işte birlik için, hem onlar ve yakınları hem de bundan sonra askerlik görevlerini yapacak gençlere de örnek olacağı için bu aidiyet ve saygınlık meselesi olarak ivedilikle çözülmelidir.
Bu arada;
Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK)’na yapılan başvurularda zaman zaman er gazilerin ve şehit yakınlarının ordu evlerinden kısıtlamasız yararlanması gerektiği yönünde tavsiye kararları verilmiştir.
Milli Savunma Bakanlığı da bazı yerel tesislerde genişletilmiş giriş hakları tanımıştır. Ancak bu adımlar isteğe bağlı değil, "hak eşitliği" çerçevesinde olmalıdır.
#Gazi #Er/ErbaşGazilerveErŞehitAileleri
#MalulSayılmayanGaziler #RütbesizKahramanlar
#GazilikHakkı #TBMM #GazilerOnur Mücadelesi
#GaziHakları #VatanEvlatları