Tullio Serafin Şan Yarışması Genel Sanat Yönetmeni Andreo Castello, Türkiye’den de çok sayıda genç sanatçının yarışmaya başvurduğunu ve çeşitli workshoplar kapsamında Türk sanatçılarla bir araya geldiklerini söyledi.
Türkiye’de karşılaştığı genç opera sanatçılarının seslerinden etkilendiğini belirten Castello, “Her zaman çok güzel seslerle, bana göre büyük yeteneklerle karşılaştım. Elbette kendilerini geliştirebilirler ama onlar genç; önlerinde uzun bir yol var. Fakat ben duyduğum seslerden gerçekten etkilendim. Çok güzel sesler vardı; hatta hatırlıyorum, bir sopranist, bir kontrtenor, olağanüstü bir sesti, gerçekten harika bir ses kalitesi vardı. Ben çok mutlu oldum. Yeniden dönmek için sabırsızlanıyorum çünkü bu genç sanatçılar için çok daha fazlasını yapmak isterim, umarım İtalya’da da” diye konuştu.
“Opera dünyasında reddedilmek doğal bir süreç”
Genç sanatçıların uluslararası kariyer yolculuğunda disiplinli çalışmanın önemine dikkat çeken Castello, opera dünyasında reddedilmenin doğal bir süreç olduğunu söyledi. Sürekli üretmenin ve vazgeçmemenin gerekli olduğunu belirten Castello, “İlk yapılması gereken şey, çalışmayı asla bırakmamaktır. Sürekli çalışmalılar, kendilerini sürekli geliştirmeliler. Kendilerini tiyatrolarda dinletmeliler; sürekli seçmelere girmeliler. ‘Hayır’ cevabı aldıklarında, onları ileriye taşıyacak asıl güç budur.” dedi.
“Kimseyi taklit etmeyin”
Günlük ses ve nefes çalışmalarının önemine değinen Castello, genç sanatçılara kimseyi taklit etmemeleri yönünde tavsiyede bulundu. Opera sanatında özgünlüğün en önemli değerlerden biri olduğunu ifade eden Castello, “Herkes kendi sesiyle şarkı söylemelidir, kimseyi taklit etmemelidir. Yetenek insanın kendi varlığından, kendi iç dünyasından doğar.” ifadelerini kullandı.
Maria Callas ve Leyla Gencer gibi sanatçıların kendi yorumlarıyla unutulmaz hale geldiğini söyleyen Castello, “Birçok kişi ‘Callas’ı dinle ve onun gibi söylemeye çalış’ diyor. Hayır. Callas’ın da Leyla Gencer’in de kendi sesi vardı. Andrea Castello’nun da kendi sesi var. Ben kendi sesimle şarkı söylemeliyim; onları farklı kılan da budur.” dedi.
“Müzik tüm halkları birleştirebilir”
Kültür ve sanatın ülkeler arasındaki ilişkilere katkı sağladığını vurgulayan Castello, müziğin evrensel bir dil olduğunu söyledi. Dünyanın zor bir dönemden geçtiğini belirten İtalyan şef, kültürün toplumları birbirine yakınlaştıran en güçlü araçlardan biri olduğunu ifade ederek, “Kültür, sanat ve özellikle müzik, bana göre tüm halkları ayırt etmeksizin birleştirebilecek tek ortak bağdır. Bu, kalpten doğan tek içsel değerdir. Çünkü şarkı söyleyen, çalan, ne yaparsa yapsın, bu başka ülkelerle kurulan bir diyalogdur.” diye konuştu.






