Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu (TKDF) tarafından yayımlanan “Ev İçi Şiddet Acil Yardım Hattı Nisan 2026 Veri ve Analiz Raporu”, kadına yönelik şiddetin en yoğun biçimde en yakın erkekler tarafından uygulandığını bir kez daha ortaya koydu. Rapora göre yardım hattına yalnızca bir ayda 183 çağrı gelirken, 42 yeni şiddet vakası da kayda geçti. Bu vakaların 33’ü doğrudan ev içi şiddet olarak sınıflandırıldı.

Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu (TKDF) tarafından yayımlanan “Ev İçi Şiddet Acil Yardım Hattı Nisan 2026 Veri ve Analiz Raporu”, kadına yönelik şiddetin en yoğun biçimde en yakın erkekler tarafından uygulandığını bir kez daha ortaya koydu. Rapordaki en dikkat çekici verilerden biri saldırgan profili oldu. Şiddet vakalarının yüzde 51,4’ünde failin, kadınların resmi nikâhlı eşleri oldu. Eski eşler, aile bireyleri, ağabeyler ve yakın çevredeki erkekler de diğer saldırgan grupları arasında ön sıralarda yer aldı.

Tkdf Ni̇san Ayı Şiddet Raporu3

Mehmet Şimşek enflasyon beklentilerini değerlendirdi: Hanehalkında 6,6 puanlık gerileme
Mehmet Şimşek enflasyon beklentilerini değerlendirdi: Hanehalkında 6,6 puanlık gerileme
İçeriği Görüntüle

İlk sırada psikolojik şiddet geldi

Rapora göre, Nisan ayında bildirilen şiddet vakalarının yarısını psikolojik şiddet oluşturdu. Vakaların yüzde 50’sinin psikolojik, yüzde 32,15’inin fiziksel şiddet olarak kayıtlara geçtiği raporda, sosyal şiddet yüzde 10,71, cinsel şiddet yüzde 3,57 ve ekonomik şiddet de yüzde 3,57 olarak yer aldı.

TKDF raporda şiddet türlerinin çoğu zaman iç içe geçtiğine dikkat çekerek, “Çoğu vakada birçok şiddet türü birlikte yer alabilmekte fakat bir ya da iki tanesi maruz kalan üzerindeki derin etkileri nedeni ile diğerlerinden öne çıkmakta ve maruz kalan tarafından dile getirilmektedir” görüşünü dile getirdi.

Raporda, “Aynı zamanda fiziksel şiddet dışındaki şiddet türleri, maruz kalan tarafından bilinmiyor olabilir. Ayrıca, farklı şiddet türleri biliniyor olsa dahi ihbarda bulunmak, o konuda yardım talep etmek için yeterince acil ve ciddi bir durum olarak değerlendirilmiyor olabilir” denildi.

Tkdf Ni̇san Ayı Şiddet Raporu4

Şiddetin hedefinde kadınlar var

Rapora göre şiddete maruz kalanların yüzde 94,4’ünü kadınlar oluşturdu. Erkeklerin oranı ise yüzde 5,6’da kaldı. Şiddete maruz bırakılanların yaş aralığı 19 ile 50 arasında değişirken, ortalama yaş 35,4 olarak hesaplandı. En yoğun iki yaş grubu ise yüzde 35,8 ile 19-25 yaş ve yine yüzde 35,8 ile 37-43 yaş aralığı oldu.

Bu tabloya ilişkin de raporda şu değerlendirme yapıldı: Ev İçi Şiddet Acil Yardım Hattı’na gelen çağrılar göstermektedir ki, kadınlar en çok en yakınlarındaki erkekler tarafından şiddete uğramaktadır. Gelen çağrılar kadına karşı şiddetin, en güvenli yer olduğu varsayılan ev içerisinde eşler tarafından uygulandığını göstermektedir. 2026 Nisan ayında, kadınların evli oldukları erkekler yüzde 51.4 ile saldırganlar içerisinde en geniş grubu oluşturmaktadır. Aynı zamanda aile fertleri içerisinde genel anlamda ağabey, eski eş, eşin ve maruz kalanın aileleri şiddet uygulayanlar olarak maruz kalanlar ya da ihbarda bulunanlar tarafından belirtilmiştir.

Bir ayda 10 kadın sığınma talebinde bulundu

Nisan ayında hatta ulaşan 10 kişi sığınma evi talebinde bulundu. 40 çağrıya hukuki bilgilendirme yapılırken, 23 kişi karakollara, 7 kişi ise barolara yönlendirildi. Mahrem görüntülerin rızasız paylaşımına ilişkin iki başvuru ise StopNCII platformuna aktarıldı.

Raporda dikkat çeken bir başka başlık da iş yerinde şiddet oldu. ILO C190 İş Yerinde Şiddet ve Tacizin Önlenmesi Sözleşmesi kapsamında bir başvurunun avukata yönlendirildiği belirtildi.

Tkdf Ni̇san Ayı Şiddet Raporu2

Çağrıların merkezi İstanbul

Nisan ayında en fazla çağrı 21 başvuruyla İstanbul’dan geldi. İstanbul’u Ankara, Antalya, İzmir, Kayseri ve Mersin izledi. Çağrılar toplam 16 farklı ilden yapıldı. Ayrıca deprem bölgesindeki Kahramanmaraş ve Elazığ’dan da yardım çağrıları geldi.

İstanbul’da en fazla çağrının geldiği ilçeler ise Esenyurt ve Küçükçekmece oldu. Federasyon, çağrıların hem sosyoekonomik açıdan gelişmiş hem de yoksul ilçelerden gelmesinin, şiddetin toplumun tüm kesimlerine yayıldığını gösterdiğini belirtti.

Tkdf Şiddet

“Şiddet özel alan değil, insan hakları ihlali”

Raporda, İstanbul Sözleşmesi’nin imzaya açılışının 15’inci yılına da özel vurgu yapılarak, sözleşmenin kadına yönelik şiddeti “özel alan” olmaktan çıkarıp bir insan hakları ihlali olarak tanımlayan en önemli uluslararası belgelerden biri olduğuna dikkat çekildi.

Sözleşmeden çekilme sonrası şiddetle mücadelenin hak temelli çizgiden uzaklaştığı değerlendirmesinin yer aldığı raporda şu tespit yapıldı:

“Şiddetin görünmez kılındığı, kadınların yalnızlaştırıldığı ve cezasızlık algısının büyüdüğü bir ortamda toplumsal güvenin güçlenmesi mümkün değildir. Ev İçi Şiddet Acil Yardım Hattı’na gelen çağrılar da göstermektedir ki; kadınlar hâlâ en yakınlarındaki erkekler tarafından şiddete maruz bırakılmakta, psikolojik ve fiziksel şiddet yaygınlığını korumaktadır. İstanbul Sözleşmesi’nin 15. yılında ihtiyaç duyulan şey, sözleşmenin ortaya koyduğu önleme, koruma, kovuşturma ve politika üretme ilkelerinin yeniden etkin biçimde uygulanmasıdır. Çünkü kadınların yaşam hakkı, eşit yurttaşlık hakkı ve şiddetsiz bir yaşam talebi tartışmaya açık değil, devletlerin temel sorumluluğudur.”

Tkdf Ni̇san Ayı Şiddet Raporu

18 yılda 101 binin üzerinde çağrı

Ev İçi Şiddet Acil Yardım Hattı’nın 15 Ekim 2007’den bu yana aldığı toplam çağrı sayısı 101 bin 759’a ulaştı. Bu süreçte 47 bin 391 ev içi şiddet vakası ve 3 bin 728 acil vaka kaydedildi. Hatta yalnızca Türkiye’nin tüm illerinden değil, 33 farklı ülkeden de (Almanya, Fransa, Finlandiya, Portekiz, Suudi Arabistan, İtalya, Avusturya, Azerbaycan, Belçika, Hollanda, Avustralya, Amerika Birleşik Devletleri, Suriye, İsviçre, İran, Tunus, İngiltere, İsveç, Romanya, Libya, Japonya, Ukrayna, Gürcistan, Kenya, Kanada, Kazakistan, Yunanistan, Çin, Birleşik Arap Emirlikleri, Irak, Danimarka, Kırgızistan, Brezilya ve Kıbrıs) başvuru yapıldığı belirtildi.

Muhabir: Sultan Özer