Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu (TKDF) Başkanı Canan Güllü, Anayasa Mahkemesi’nin yoksulluk nafakasındaki “süresiz olarak” ibaresini iptal kararına sert tepki gösterdi. Güllü, “Kadınları yoksulluğa mahkûm ederek şiddetle mücadele edemezsiniz” dedi.

Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü, Anayasa Mahkemesi’nin yoksulluk nafakasındaki “süresiz olarak” ibaresini iptal eden kararına karşı yaptığı açıklamada, kararı, “yıllardır şiddete maruz kalan kadınlarla çalışan bir kurumun başkanı olarak kaygıyla karşıladığını” ifade etti. Güllü, “Nafakayı yalnızca ödeme süresi üzerinden tartışmak, kadınların evlilik içinde yaşadığı eşitsizlikleri ve boşanma sonrasında karşılaştığı güçlükleri görmezden gelmektir” dedi.

Canan Güllü T K D F3

“Meselenin sahadaki karşılığını iyi bilenlerden olduklarının” altını çizen Güllü şunları ifade etti:

Bakanlık duyurdu: Hazine garantili dış borç stoku 21,6 milyar dolar
Bakanlık duyurdu: Hazine garantili dış borç stoku 21,6 milyar dolar
İçeriği Görüntüle

“Çalışmasına izin verilmeyen, kazancına el konulan, çocukların ve evin bakımını üstlendiği için çalışma yaşamından uzaklaşan kadınlar için şiddet gördüğü evden ayrılmak, aynı zamanda bir geçim mücadelesidir. Gidecek bir yeri, düzenli geliri ve bakım desteği olmayan bir kadının boşanma hakkını kullanabilmesi, ekonomik güvencelerle doğrudan bağlantılıdır.

“Kadınların şiddetten uzaklaşmasının güvencelerini zayıflatamazsınız”

AYM kararının, kadınların şiddetten uzaklaşmasının güvencesinin ellerinden alınması olduğunu ifade eden Canan Güllü, “Kadınlara şiddete karşı seslerini yükseltmelerini söylerken, o şiddetten uzaklaşmalarını mümkün kılan güvenceleri zayıflatamazsınız. Ekonomik bağımlılık, şiddet uygulayan kişinin kadın üzerindeki denetimini sürdürmesini kolaylaştırır. Bu bağımlılığı derinleştirecek her düzenleme, kadının şiddet ortamında kalma veya o ortama geri dönme riskini artırır” uyarısı yaptı.

Kadına Şiddet-4

“Nafakaların tahsil edilmesinin sağlanması gerekirken…”

Nafaka tartışmasının merkezinde, kadınların geçinmeye yetmeyen nafakalarla yaşam kurma çabası ve hükmedilen nafakayı tahsil etmek için verdiği mücadelenin bulunduğunu dile getiren Canan Güllü, “nafakaların ödenmesinin sağlanması yerine böyle bir kararın alınmasını eleştirdi. Canan Güllü şunları dile getirdi:

“Tahsil edilemeyen nafakaların ödenmesini sağlamak yerine kadınların mevcut güvencelerini zayıflatma kolaycılığına başvurmak, 1926’da Medeni Kanun’un kabulüyle güçlenen eşit yurttaşlık mücadelesinde geriye gidiştir. Yıllarca üstlenilen ücretsiz bakım emeğinin, kaybedilen çalışma ve sosyal güvence olanaklarının sonuçları boşanmayla ortadan kalkmaz. Yoksulluğu yaratan koşullar sürerken, kadının desteğe duyduğu ihtiyacın takvimle sona ereceğini varsayamazsınız.”

TBMM’ye sorumluluğunu hatırlattı!

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin sorumluluğuna atıf yapan Güllü, “TBMM’nin sorumluluğunun, kadınların ekonomik güvencesini ve fiili eşitliği koruyan bir düzenleme yapmak” olduğunu dile getirdi. Güllü şöyle dedi:

“Kadınların yaşı, sağlığı, bakım yükü, istihdama erişimi ve maruz bırakıldığı şiddetin sonuçları gözetilmelidir. Güvenli barınma, ücretsiz ve erişilebilir kreş, güvenceli istihdam, sosyal destek ve etkili adli yardım somut kamu politikalarıyla sağlanmalıdır. Bu süreçte kadın örgütlerinin saha deneyimi ve kadınların ihtiyaçları esas alınmalıdır.”

Canan Gullu3

“Şiddet ile yoksulluk arasında seçim”

Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu olarak kadınları şiddet ile yoksulluk arasında seçim yapmaya zorlayan her yaklaşımın karşısında” olduklarının altını çizen Güllü, “Kadınların hayatına ilişkin kararların ölçüsü, şiddetten uzak ve bağımsız bir yaşamı ne kadar mümkün kıldığıdır. Mücadelemizi bu hakkı korumak için sürdüreceğiz” dedi.

Muhabir: Sultan Özer