Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK), kanser tedavisi görecek olan ve bu sürecin üreme sağlığına kalıcı zarar verme riski bulunan kadın hastaları yakından ilgilendiren kritik bir karara imza attı.
Süreci başlatan hukuki müracaat, meme kanseri tanısı konulan 29 yaşındaki bekar bir kadın tarafından yapıldı. Genç kadına tedavi süreci hakkında yapılan bilgilendirmede, göreceği kemoterapi tedavisinin kısırlığa yol açabileceği tıbbi bir risk olarak aktarıldı.
Gelecekte anne olma umudunu kaybetmek istemeyen kadın, yumurta dondurma işlemi yaptırmaya karar verdi ve bu uygulamanın kendisi için tıbben zorunlu görüldüğüne dair yetkili bir sağlık kurulu raporu aldı. İşlem bedelinin karşılanması talebiyle Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) müracaat eden kadın, kurumdan olumsuz yanıt alması üzerine konuyu hak ihlalleri ve idari denetim mekanizması olan KDK'ye taşıdı.
Mevzuat "evlilik şartı" engeli
Başvuruyla ilgili detaylı bir inceleme başlatan Kamu Denetçiliği Kurumu, ilgili kamu otoriteleri olan SGK ve Sağlık Bakanlığından resmi bilgi ve görüş talep etti. Kurumlardan KDK'ye gönderilen yanıtlarda; üremeye yardımcı tıbbi yöntemlerden olan tüp bebek tedavisine ilişkin sunulan sağlık hizmetlerinin Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) kapsamında finanse edildiği, ancak yumurta dondurma işleminin bu kapsamda yer almadığı bildirildi. İlgili kurumsal yazılarda, mevcut yasal mevzuatta tüp bebek tedavilerinden faydalanabilmek için "evli olma şartının" arandığı kriteri vurgulandı.
KDK’den SGK’ye düzenleme yapılması için tavsiye
Yapılan incelemelerin ardından başvuruda bulunan kadını haklı bulan KDK, tıp otoritelerinin zorunlu gördüğü hallerde bekar kadınların mağdur edilmesinin önüne geçilmesi gerektiğine hükmetti.
KDK, kısırlık riski nedeniyle yumurta dondurma işleminin yapılması tıbben uygun görülen bireylere uygulanacak tedavi bedelinin, Sağlık Uygulama Tebliği kapsamında belirlenecek şartlarla karşılanabilmesi için gerekli düzenleme çalışmalarının başlatılması yönünde SGK'ye resmi tavsiyede bulundu.
"Ebeveyn olma beklentisi toplumda önem taşıyor"
Kamu Denetçiliği Kurumu'nun gerekçeli kararında, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Ailenin korunması ve çocuk hakları" kenar başlıklı 41. maddesine doğrudan atıf yapıldı. Maddede ailenin, Türk toplumunun temeli olduğunun açıkça belirtildiğini hatırlatan KDK, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Aile kurma ve çocuk sahibi olmanın, arzu eden her birey için maddi ve manevi varlığını koruma ile bireyin kişiliğini ve kendini gerçekleştirmesinin bir parçası olarak kabul edilmesi gerekmektedir. Ebeveyn olma beklentisi Türk toplumunun inançları, değer yargıları ve sosyo kültürü göz önünde bulundurulduğunda bireyler yönünden ayrı bir önem taşımaktadır."
"Mesele hayati öneme haiz"
Kararın son bölümünde, 29 yaşında ve bekar olan kadın hastanın kemoterapi ilaçları nedeniyle kalıcı kısırlık riskiyle karşı karşıya kalacağı ve yumurta dondurmanın tıbbi otoritelerce uygun bulunduğu anımsatılarak şu ifadelere yer verildi:
"Bahse konu riskin gerçekleşmesi durumunda başvuranın genetik ebeveyn olması ancak kendisinden alınacak sağlıklı yumurtaların saklanması ve daha sonra üremeye yardımcı yöntemlerin kullanılmasıyla mümkün olabilecektir. Başvuran, bedelinin tamamını kendisi karşılamak koşuluyla bu işlemi yaptırabilmektedir. Ancak başvuranın halihazırda evli olmaması nedeniyle yumurta dondurma yöntemi dışındaki tüp bebek uygulamalarından yararlanmasına mevzuat izin vermemektedir. Buna göre meselenin başvuran yönünden hayati öneme haiz olduğu kabul edilmelidir. Kısırlık riski nedeniyle yumurta dondurma işleminin yapılması tıbben uygun görülen bireylerin işleminin hiçbir şartta karşılanmamasının dayandığı açıkça makul bir temele rastlanmamıştır."

