Mutlak butlan kararının ardından mahkeme tarafından tedbiren CHP Genel Başkanlığı görevine getirilen Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada hem iktidarın dış politika yaklaşımını hem de CHP içindeki gelişmeleri eleştirdi. Kılıçdaroğlu, dış politikanın iç siyasete malzeme yapılmaması gerektiğini vurgularken, Özgür Özel'e yönelik dikkat çeken ifadeler kullandı.
"Türkiye'yi bölgesel krizlerin mezesi hâline getirdiler"
Sosyal medya hesabı üzerinden değerlendirmelerde bulunan Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin devlet geleneğinin ve dış politika birikiminin göz ardı edildiğini savundu. İktidarın dış politika anlayışını eleştiren Kılıçdaroğlu, geçmişte gündeme gelen "eş başkanlık" tartışmalarına da gönderme yaptı.
Kılıçdaroğlu açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Dış politika, iç siyasette oy devşirmek için tribünlere oynanacak bir şov alanı değil; bu kadim devletin varlık, gelecek ve saygınlık makamıdır. Biz, koltuk sevdasıyla sermayeye ve sömürüye dayalı küresel odakların projelerine eş başkanlık yapanlardan değiliz; biz, bu toprakların ve bu milletin özüyüz.
Cumhuriyet Halk Partisi, ne senin ne de masalarda delege satın almaya çalışanların oyun alanı değildir; Türk Milleti ve Türk Devleti’nin bağımsızlık iradesidir.
Türkiye’nin köklü devlet geleneğini ve dış politika hafızasını yok sayıp ülkeyi bölgesel krizlerin mezesi hâline getirenlerin, bu millete ödetecek bir tek kuruşluk faturası kalmamıştır.
Biz, bu ülkenin tek bir neferinin burnu kanamasın, Türkiye’nin itibarı yere düşmesin diye 'Önce Türkiye' diyen millici ve kamucu duruşun ta kendisiyiz. Bizi suni gündemlerle, salon siyasetiyle tartmaya kalkanlar, önce kendi sırtlarındaki tarihsel veballerin hesabını vermelidir."
"Devlete liyakati ve yerli duruşu yeniden getireceğiz"
Açıklamasının devamında Türkiye'nin bölgesel etkisine ve CHP'nin tarihsel misyonuna vurgu yapan Kılıçdaroğlu, dış politikada bağımsız bir çizgi izleyeceklerini belirtti.
Kılıçdaroğlu mesajını şu sözlerle tamamladı:
"Bizim Orta Doğu’dan Kafkaslar’a, Asya’dan Avrupa’ya ve Altaylar’dan Tuna’ya uzanan sözümüz; başkalarının icazetiyle değil, bu milletin kendi öz gücüyle söylenir. Şehitlerimizin kanıyla sulanmış, gönül bağımız olan hiçbir coğrafyada Türkiye Cumhuriyeti’ni sıkıştırmaya gücünüz yetmez.
O enkazı kaldıracak, devlete liyakati ve yerli duruşu yeniden getireceğiz!"





