Kirlettiğimiz dünya
Utku Şensoy
Utku ŞENSOY
Çevre kirliliğinin en önemli sebeplerinin başında plastik geliyor. Fabrikalarda işlenen yüzlerce çeşit plastik malzeme, çimento ve çelikten sonra insanoğlunun üretiminde üçüncü sırayı alıyor.
1950 yılından buyana üretilen plastik malzemelerin toplamı 8 milyar tonu aştı.Peki bu ne anlama geliyor? Bunun anlamı; 820 bin Eyfel Kulesi ağırlığına ya da 80 milyon balinanın ağırlığına eşdeğerdevasa büyüklük demek!
“ScienceAdvances”(Bilimsel Gelişmeler) dergisinin Amerikalı bilim adamlarınca yürütülen çalışmalarına ilişkin kamuoyuyla paylaşılan son raporlarına göre, doğada çözülmesi çok uzun zaman alan bu plastik malzemeler özellikle denizlerdeki kirliliği tehdit ediyor.
PLASTİK; DOĞA KİRLİLİĞİNİNEN ÖNEMLİ SORUMLUSU
Ülkelerin üretimleri üzerinden yapılan uzun hesaplamaları içeren çalışmalar, 75 yıl boyunca üretilen 8,3 milyar tonluk plastiğin dünyamızda 6,3 milyar tonluk bir atık oluşturduğunu ortaya koydu. En önemlisi bu büyüklükteki üretimin ne yazık ki yüzde dokuzunun doğada çözülebilen malzemeden yapılmış olması. Peki kalan yüzde 91’i ne oluyor? Ne yazık ki bunun yüzde 12’si toprak altına terkedilirken yüzde 79’ u çöplüklere ya da doğrudan doğaya ( denizlere, akarsulara, ormanlara, toprak üzerine)atılıyor.
Plastik malzemenin dünya genelindeki üretimi 1950 yılında 1 milyon tonken, bugün 380 milyon tonu geçmiş durumda. Uzmanlar kesin bir rakamı ortaya koyamamakla birlikte, sadece 2010 yılında denizlere atılan plastik malzemenin 8 milyon ton olduğunu ifade ediyorlar. Bu atıklar 660 çeşit deniz canlısı, memelisi ve kuşlarını doğrudan tehdit ediyor.
1980 yılından buyana sürdürülen çabalar sonucu doğada çözülebilen plastik malzemenin kullanımında bir artış sağlandı. Bu ürünün toplam plastik malzemeler içindeki payı Avrupa’da yüzde 30’a Çin’de ise yüzde 25’e yükselirken, dünyamızı en çok kirleten Amerika Birleşik Devletleri’ nde ise yüzde 9 oranında.
2050 İÇİN UYARI
“Uzmanlar uyarıyor; bu şekilde devam edersek 2050 yılında 25 milyar tonluk bir plastik üretimiyle tüm dünyayı bir çöplüğe çevireceğiz”. Öyleyse yapılması gereken gelecek nesillere de yaşanılabilir bir dünya bırakmak için plastiğe karşı duyarlı olup, plastik malzemelerin menşeine dikkatlice bakıp sadece doğa dostu, doğada çözülebilen plastik ürünleri satın alacağız.
ÇEVREYE DUYARLI BİR YAŞAM
Mevcut teknoloji ile bu esasen o kadar da zor bir şey değil. Talaş ve volkanik taş eklenerek oluşturulan geri dönüştürülebilen plastik malzemeler otomotiv sektöründe iç tasarımda kullanılmaya başladı bile. Çevre dostu bu tür malzemeler ürünün yüzde 20 den fazla hafif olmasını da sağlıyor. Yine şeker kamışı kullanılarak yapılan araç içi malzemeler otomobillerin çok daha çevre dostu olmasına neden oluyor.
Yapmamız gereken;“tükettiğimiz malzemelerde sadece biraz daha sorgulayıcı, duyarlı ve araştırıcı olmamız. Tüketiciler olarak seçici davranırsak, fabrikaları çevreye uygun malzemeler üretmeye zorlayabiliriz. Dünyamızın bizden sonraki nesillere de ev sahipliği yapacağını hiçbir zaman utmayalım”.