Küresel sermayenin profesyonel sporda sürülmüş tarlası vardır. Kulüpler hisse satarlar. Ancak kulüp borçluysa bu yolu tercih eder. Borcu yoksa, satın alınacak ve satılacak hisse senedi de yoktur.
Eğer kulübün ekonomisi iyiyse gelirler yüksek olur, azsa düşük olur.
Küresel sermaye bunu yakından izler, kimi destekleyeceğini buna göre saptar.
Bu arada göz yumulan yasal çiğnemelerde vardır. Sanki bu yasaya başından karşı gelinmektedir. Kulüp transfer ve borçlanma kotaları en açık örnekler arasındadır. Başkalarının üzerine yıktıkları maliyetleri karşılayan kulüpler sonuç itibariyle sübvanse edilir.
Profesyonel kulüplerin bazıları zehirli hisse senetleriyle spor ekonomisini kirletmektedir. Sporda gelirler artırma yolu, kaynakların piyasa fiyatlarının altında verilmesinin durdurulmasıdır. Ama buna uyulmaz, pahalıya alınan sporcuların ucuza satılmaları bir gerçektir.
Bu arada profesyonel kulüpler sübvansiyonların kamu çıkarına olduğunu savunurlar.
Kulüp sübvansiyonlarını elde etme çabaları spor sistemini dengesizleştirmektedir.
Profesyonel sporun bugünkü sorunu arz değil, taleptir. Kulüplerin cebine daha fazla pa ra koymak, sporu canlandırmak adına yapılır.
Fakat bu paketler spor ekonomisini daha iyiye götürmemiştir. Tam tersine kötüye götürmüştür.