Kızılırmak bir pınardan çıkar, genişleyerek Sivas’tan geçer, daha sonra Karadeniz’e dökülür
Sporda öyledir…
Atletizmden başlar, olimpiyat genişlemesi yapar, günümüz denizine dökülür.
Buna rağmen atletizm ve olimpik spora saygısızlığın arttığı dönemi yaşıyoruz. Profesyonel spor kendisini var etmek için başkalarına zarar veriyor. Taraftarlarını da Apaçi taraftarlar olarak şekillendiriyor.
Gerçekte Atletizm ve Olimpik spor yaşamdır. Güvenli alana geçme yeridir. Bir atlet bir takımdır. Takımda yedekler, diğerlerinin yerine geçerler. Atletin yedeği yoktur, kendi yarışa başlar, kendi bitirir. Bir atlet bir takım gibidir. Kaleci, defans, orta saha, ileri hat bir atletin içindedir. Kimse atlete “Çok yoruldun” demez. O başlar ve o yarışı bitirir. İşte spor budur.
Antrenörde bu tek kişilik takım olan atleti çalıştıran kişidir.
Sürücü kurslarında motosiklet eğitimi zayıftır. Antrenör eğitimi de atletizmde zayıftır. G-Hele eğitim parayla alınıyorsa eksiklik olduğu ortadadır. “Ben para almadım, işi sağlama aldım, kursu bitiririm” diyenler yanılmaktadır.
Antrenörler arasında yeni bir şey öğrenmek istemeyen kendini geliştiremeyen yaşlı insanların yapısına sahiptir.
Antrenör kurslarında yalandan eğitim vermek yerine, dinamikleri bilinen eğitimin verilmesi yapılması gerekendir.