Bir adam 40 altın ödülü padişahtan almak için yıllara çalışıp, ustalaşmış.
Sonunda padişahın huzuruna gitmiş. ”Ben iğneyi şuraya diker, 40 adım gider, ipliği elime alır, atar ve iğnenin deliğinden geçiririm” demiş.
Padişah durumu merak etmiş ve “Hadi yap bakalım” demiş.
Adam dediklerini yapmış ve iğnenin deliğinden ipi geçirmiş.
Padişah “Buna 40 altın verin ve 40 sopa vurun” diye emretmiş.
Adam “40 altını anladım da 40 sopa niye” deyince, padişah “Hiçbir işe yaramayan bir işle uğraştığın için” demiş.
Atletizm ve olimpik spor dalları o kadar irtifa kaybediyorlar ki, çocukların ve gençlerin kendilerine çok az güven geldiğini unutuyorlar.
Eskiler “Hiç yapılmaması gereken şeyi en verimli şekilde yapmış olmaktan daha gereksiz bir şey yoktur” lafını boşuna söylememişler.
Atletizm ve olimpik spor dalları yaptıkları işin bir yaşam formu olduğunu bütün insanlara anlatmayı beceremezlerse, sonunda olacak olan budur.
Boş tribünler ve ilgisiz medya şu anki uygulamaların yanlış olduğunu göstermiyor ki?...