Gençlere “Zamanı ve parayı çarçur ediyorsun. Ömrün telefon, internet ve kafelerde geçiyor. Biraz kendini toplarla” dersen alacağınız yanıt şudur:
”Ne var yani yaşamayalım mı? “
Beklentiler hayattan düşük olursa çözümde olmuyor.
Tek sosyalleşme yeri kafe olursa böyle olur.
Atletizm ve Olimpik dallar çocuğa, disiplinli, planlı, programlı, sabırlı yaşamayı öğretir.
Onlar kenarda tutulursa tek sosyalleşme yeri kafeler olur. Gençler zaman ve paralarını burada harcarlar. Ekipman, malzeme eksikliğin her zaman başa beladır. Malzeme için kurallar nettir. Toplum yararına olmalıdır. Kendi üretimimiz olan malzemeyi dışarıdan almakla ülke kazanınca engel olduğumuzun bilincinde bulunmalıyız.
Her malzemeyi yapmak ve vasatın üstüne çıkmamak demektir. Ülkeler bir şeyi en iyi yaparlar.
Her şeyi vasat yapmaktansa, çok iyi yapmak ön şart olmalıdır. Sporun kendisi malzeme üretimi gibidir. En iyi spor üretimi bu nedenle amaç olmalıdır. Çünkü eğitim düzeyi yükselirse algıda yüksek olacaktır. Çocukları, gençleri telefon ve internetten başlarını kaldırmak, kaliteli üretimden geçer.
Bir işin yapılıp, yapılmayacağı matematik sistemle açıklanabilir. Her alanda kadın sayısının artması kredibiliteyi yükselten esastır.
Ama Olimpik spor ve Atletizm “Neme lazımcılık” yapıyor, O da dönüyor, sahibini buluyor.