Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK), sosyal medyada kamu görevlileri ve belirli gruplar tarafından paylaşılan bazı video içerikleri ve buralarda yer alan ifadeler üzerine yazılı bir basın açıklaması gerçekleştirdi. "Eşitlikten ve Laiklikten Vazgeçmiyoruz" başlığıyla yayınlanan bildiride, kadınların hukuki, sosyal ve ekonomik haklarına yönelik saldırılara karşı mücadele kararlılığı vurgulandı.
“Evde kalsın kızlar, ne olur reis” videosuna tepki
Platform tarafından yapılan açıklamada; sosyal medyada dolaşıma sokulan “Evde kalsın kızlar, ne olur reis” ve “Erkekler içinde çalışma bacım” adlı videolardaki görüntü ve sözlerin, kadınların kamusal alandan silinmesini ve şeriat düzeni kurulmasını talep ettiği ifade edildi. Eşit yurttaşlık kavramını ve anayasal düzeni ortadan kaldırmaya yönelik olduğu belirtilen bu taleplerin, "ifade özgürlüğü" denilerek geçiştirilemeyeceği aktarıldı.
EŞİK, söz konusu video içeriklerinin taşıdığı riske dair "Bu videolar, iktidarın kadın ve aile politikalarına yön vermeye çalışan ve kısmen de başarılı olan zihniyet yapısını bütün çıplaklığıyla göstermesi açısından tüm topluma ve aynı zamanda da iktidara bir uyarı niteliğindedir" değerlendirmesine yer verildi.
"Kadınların sadece yüzde 32,5'i kayıtlı bir işte çalışıyor"
Açıklamada, kamusal kreş, huzurevi ve bakımevlerinin toplumdaki ihtiyacın çok küçük bir kısmını karşıladığı, bakım sorumluluğunun kadınların sırtına yüklenmesi nedeniyle kadınların yalnızca %32,5’inin kayıtlı bir işte çalışabildiği bilgisi verildi. Zorunlu eğitim süresinin kısaltılması, yoksulluk nafakasının süreyle sınırlandırılması, hızlı boşanma ve 6284 sayılı yasanın kaldırılması gibi taleplerin kadınların kazanımlarına göz diktiği belirtildi.
Kızılay gibi kamusal alanda sosyal hizmet vermekle yükümlü bir kurumun başındaki görevlinin kadınların çalışma ve sosyal hayatını hedef almasının kabul edilemez olduğu ifade edilerek "Bu şekilde anayasal eşitlik ve laiklik ilkesine karşı çalışan tüm kamu görevlileri yargılanmalı ve görevlerinden alınmalıdır" çağrısında bulunuldu.
"Laiklik kadınların yaşam hakkının güvencesidir"
Videolarda kadınların iş hayatına girmesiyle “erkekleştikleri” iddiasının öne sürüldüğü ve kadın-erkek eşitliğinin bir bozulma olarak sunulduğu aktarıldı. Kadının eğitim, çalışma hakkı ve ekonomik bağımsızlığının hane içi şiddet ve tahakküme karşı en büyük kalkan olduğu vurgulandı. Ayrıca videolarda başörtülü kadınlara ağırlık verilmesi ve kadınların yüzlerinin buzlanmasının, tüm kadınların kamusal alandan tamamen silinmesi arzusunu kanıtladığı belirtildi.
Videolarda yer alan “Kanunlar şeriat olsun be Reis” ifadesinin, Anayasa’nın değiştirilemez hükümlerinden olan demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti niteliğine karşı açık bir başkaldırı olduğu savunuldu. Açıklamada, "Laiklik, kadınların yaşam hakkının, medeni haklarının ve özgürlüğünün en büyük güvencelerindendir" denildi.
"Türkiye'de halk laiklik ve eşitlik talep ediyor"
EŞİK, Türkiye'deki laiklik ve eşitlik taleplerine ilişkin iki büyük kamuoyu araştırmasının verilerini paylaştı:
"TEPAV’ın “Müslüman Çoğunluklu Bir Ülkede Din ve Radikal Tutumlar” araştırmasına göre, laik bir ülkede yaşamak isteyenlerin oranı yüzde 82’dir. KONDA’nın “Türkiye’de Bir Arada Yaşarız?” araştırmasına göre, devletin tüm bireylere, gruplara ve kimliklere eşit mesafede durması gerektiğini düşünenlerin oranı yüzde 94’tür."
Platform, mevcut Anayasa hükümlerine istisnasız herkesçe uyulması sağlanmadıkça Anayasa değiştirme tartışmalarının demokratik bir amaca hizmet etmeyeceğini belirterek “Yasalara dokunma, uygula” talebini hatırlattı. Videoların hem Anayasa’yı hem Ceza Yasası’nı ihlal ettiğini belirterek tüm savcıları göreve davet eden EŞİK, bildiride "Afganistan’da olduğu gibi kadınları evlerine hapseden “gender apartheid” rejimine karşı mücadele eden biz kadınlar, Taliban zihniyetinin Türkiye’deki savunucularına rağmen, anayasal haklarımızı ve laikliği savunmaya, şiddetsiz, eşit ve özgür bir yaşam için mücadele etmeye kararlılıkla devam edeceğiz. Hayatlarımızdan, haklarımızdan, hayallerimizden vazgeçmeyeceğiz" ifadelerine yer verildi.




