TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un başkanlığında toplanan Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun dördüncü toplantısı tamamlandı.

Bugünkü toplantının ilk oturumunda şehit aileleri, gaziler ve yakınları ile ilgili dernek ve vakıfların başkanları dinlenirken, ikinci oturumda ise ‘Diyarbakır Anneleri’ni temsilen Bedriye Uslu, Süleyman Aydın ve Ayşegül Biçer dinlendi.

Türkiye Şehit Yakınları ve Gazilerle Dayanışma Vakfı Başkanı Bilge Gürs, "Terörsüz Türkiye" hedefinin herkesin ortak arzusu ve en büyük ideali olduğunu söyleyerek "Bu süreç sadece devletin değil, tüm toplumun ortak çabasıyla başarıya ulaşacaktır. Bu süreçte şehit ailelerimiz ve gazilerimizin desteği en güçlü teminatımızdır. Terör, ülkemizi bölmeye, devletimizi yıkmaya karşı verilen bir ihanet çalışması ise, şehadet de bu vatan, devlet, millet için feda edilen candır" dedi.

"Bu devlet sürdükçe o zaman benim şehit yakını olmamın, gazi olmamın anlamı var"

Türkiye düşmanı olanların terör destekçisi olduğunu belirten Gürs, "Teröristler, terörist faaliyetler bu ülkenin düşmanı olan ülkelerin maşası olanların eylemleridir. Eğer terör başarılı olacaksa, bu devlet bölünecek, ezanımız susacaksa, şehit kızı olmamızın, şehit eşi olmamızın, şehit annesi, babası olmamızın, gazi olmamızın ne anlamı var? Bu devlet güçlü oldukça, bu devlet sürdükçe, bu devlet birlik, beraberlik içerisinde var oldukça, o zaman benim şehit yakını olmamın, gazi olmamın anlamı var" dedi.

"Terörsüz kalkınmış bir Türkiye her şehrin, her köyün eşit şekilde gelişmesi demektir"

Gürs, terörsüz Türkiye'nin mümkün olduğuna değinerek şunları kaydetti:

"Terörsüz bir Türkiye öncelikle huzur ve güven demektir. Hiçbir çocuğun babası, hiçbir annenin evlatsız kalmadığı bir gelecek demektir. İşte o zaman kardeşlik daha güçlü, milletimizin birliği daha sağlam olur. Yıllardır süren çatışmalar sadece canlara kastetmedi, bölge insanının kalkınma hayallerini çaldı. Artık mazlumların, çiftçilerin, esnafın umutları geri verilmelidir. Terör mücadelesi için ülkemiz ekonomisinden harcanan miktarlar yatırımlara dönseydi her köyde okul, her köyde fabrika olabilirdi. Artık yatırımlar sınır, bölge, etnik köken tanımamalı, herkesin refahı ulaşacağı bir kalkınma stratejisi izlenmelidir. Terörsüz bir ekonomi, üretimin ve yatırımın önündeki en büyük engelin kalkması demektir. Yatırımcı güvenle gelir, turizm gelişir, işsizlik azalır.

“Çerçeve yasa” teklifinde son aşama: Düzenlemenin gelecek hafta yasalaşması hedefleniyor
“Çerçeve yasa” teklifinde son aşama: Düzenlemenin gelecek hafta yasalaşması hedefleniyor
İçeriği Görüntüle

"Artık silaha sarılmak değil, hak aramanın yasal yollarına başvurmak gerekmektedir"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "bu hayırlı sürece katkı veren herkes ismini tarihe yazdıracaktır" sözlerini hatırlatan Gürs, "Bu topraklarda hain oyunlar kuranlara geçit vermeyelim. Birlik ve beraberlikle güçlenmeye devam edelim. Artık silaha sarılmak değil, hak aramanın yasal yollarına başvurmak gerekmektedir. Sınır ötesindeki tehditler unutulmamalı, Türkiye'yi yalnızlaştırmak isteyen dış aktörlere fırsat vermemeliyiz" dedi.

Süleyman Aydın: "Evladım şu an yaklaşık 10 yıldır terör örgütü PKK'nın elindedir"

Oğlunun 15 yaşındayken PKK tarafından kandırıldığını belirten Süleyman Aydın da evlat nöbeti tutan bir baba olduğunu söyleyerek, şunları söyledi:

“Benim evladım Özhan Aydın, maalesef 15 yaşındayken kandırılıyor ve evladım şu an yaklaşık 10 yıldır terör örgütü PKK'nın elindedir. 40 yıldır ülkemizin başına bela olan bir terör örgütü vardır. 15 yaşındaki evlatlarımızın şu an öğrenci olmaları lazımdı, şu an evladımızın okuması lazımdı. 10 yıldır evladım ölmüş mü kalmış mı bilmiyorum. Evlat acısı çok zordur. Biz evlatlarımızı istiyoruz. 6 yıldan fazladır biz evlatlarımızı isterken bir kesim bize destek verdi ve bazı kesimler maalesef bizi görmezlikten geldiler. Yedinci yıla giriyoruz, pandemi demedik, yağmur demedik, kar demedik, kış demedik hatta hastalandık ama yine de evlat mücadelemize devam ettik.

Kaynak: ANKA Haber Ajansı