Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüyle ilgili soruşturma kapsamında tutuklanan gazeteci Selahattin Günday'ın avukatı Hüseyin Ersöz, soruşturmayı yürüten Silivri Cumhuriyet Başsavcı Vekili Ebubekir Efe ile tutuklama kararlarını veren Silivri Sulh Ceza Hâkimi Ali Emre Irmak hakkında Hâkimler ve Savcılar Kurulu'na (HSK) başvurdu.

Ersöz, başvurusunda Günday'ın iki ayrı suçlama kapsamında tutuklanmasına ilişkin işlemlerin hukuka aykırı olduğunu savundu. Başsavcı vekili Efe ve hâkim Irmak hakkında inceleme başlatılmasını ve tedbiren görevden uzaklaştırılmalarını talep etti.

Avukat Ersöz: "HSK'ya şikayette bulunuldu"

Ersöz'ün HSK'ya yaptığı başvuruda, Başsavcı Vekili Ebubekir Efe ile Hâkim Ali Emre Irmak'ın soruşturma sürecindeki tutumları ve Günday hakkında yürütülen gözaltı, tutuklama sevki ve tutuklama işlemlerindeki yaklaşımları eleştirildi.

Başvuruda, söz konusu işlemlerin "görevde kayıtsızlık ve düzensizlik" ile hâkimlik ve savcılık mesleğinin gerektirdiği objektiflik, özen ve tarafsız görünüm ilkelerine aykırılık oluşturduğu ileri sürüldü.

Ersöz, bu gerekçelerle Efe ve Irmak hakkında HSK'ya şikayette bulunulduğunu belirtti.

Günday'ın 2011'deki görüntüler nedeniyle suçlandığı belirtildi

Başvuruda, Selahattin Günday'ın 10 Eylül 2026'da gözaltına alındığı ve 11 Eylül'de alınan kolluk ifadesinde, 2011 yılında "OdaTv" soruşturması kapsamında adliyeye gelen Kaşif Kozinoğlu'nun görüntülerini çekmekle suçlandığını öğrendiği aktarıldı.

Günday'ın ise söz konusu görüntüleri kendisinin çekmediğini, 2011 yılında Doğan Haber Ajansı'nda adliye muhabiriolarak görev yaptığını söylediği belirtildi.

Başvuruda ayrıca Günday'ın, Kozinoğlu'nun ölümünün şüpheli olabileceğine ilişkin ilk haberlerden birini 2011 yılında Kozinoğlu'nun avukatı Hüseyin Derin Yarsuvat ile yaptığı röportaj üzerinden haberleştirdiği ifade edildi.

"İsnat edilen suç 2011'de yürürlükte değildi"

Günday'ın 12 Eylül'de savcılık ifadesinin ardından "istihbarat faaliyeti ile ilgili bilgi ve belgeleri ifşa etmek" ile "kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak" suçlarından tutuklama talebiyle hâkimliğe sevk edildiği belirtildi.

Ersöz, başvurusunda suçlamanın dayanağı olarak gösterilen 2937 sayılı MİT Kanunu'nun 27. maddesindeki ilgili düzenlemenin 2014 yılında 6532 sayılı Kanun ile yürürlüğe girdiğini savundu.

Suçlama konusu olayın ise 10 Mart 2011'de gerçekleştiğini belirten Ersöz, söz konusu düzenlemenin geçmişe yürütülemeyeceğini ileri sürdü.

Başvuruda ayrıca, ilgili düzenlemenin esas alınması halinde dahi Türk Ceza Kanunu'nun 66. maddesi kapsamında 15 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin 10 Mart 2026'da dolduğu öne sürüldü.

Kozinoğlu'nun adliyeye geleceği bilgisinin basına yansıdığı savunuldu

Başvuruda, Kozinoğlu'nun 10 Mart 2011'de ifade vermek üzere Beşiktaş Adliyesi'ne geleceği bilgisinin gizli bir kaynaktan elde edilmediği savunuldu.

Ersöz, Kozinoğlu'nun adliyeye geleceğine ilişkin bilginin 6 Mart 2011'de basına yansıdığını, 10 Mart'taki gelişinin ise çok sayıda gazeteci tarafından takip edildiğini belirtti.

Günday'ın söz konusu haberleri gazetecilik faaliyeti kapsamında yaptığı savunulan başvuruda, bu faaliyetlerin yıllar sonra özgürlüğün kısıtlanmasına gerekçe gösterilmesinin maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasına hizmet etmediği ileri sürüldü.

Günday hakkında ikinci kez tutuklama talebi

Başvuruda, Günday'ın 12 Eylül'de tutuklanmasının ardından 15 Eylül'de tutuklama kararına itiraz edildiği belirtildi.

İtiraz dilekçesinin verilmesinden birkaç saat sonra Günday'ın bu kez "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" suçlamasıyla yeniden tutuklama talebiyle hâkimliğe sevk edildiği aktarıldı.

Ersöz, bu suçlamayla ilgili Günday'ın savcılık ifadesinin alınmadığını savundu.

Avukat: "Hangi örgütün kurulduğu açıklanmadı"

Başvuruda, ikinci tutuklama talebinde hangi örgütün kurulduğu, örgütün kimlerden oluştuğu, hangi suçu işlemek amacıyla kurulduğu ve örgüt hiyerarşisinin nasıl oluştuğuna ilişkin herhangi bir açıklama bulunmadığı ileri sürüldü.

Üniversitelerde yeni eğitim yılının ilk ders konusu "Terörsüz Türkiye" olacak
Üniversitelerde yeni eğitim yılının ilk ders konusu "Terörsüz Türkiye" olacak
İçeriği Görüntüle

Ersöz, söz konusu işlemler ve tutuklama kararlarının hukuki açıdan incelenmesi amacıyla HSK'ya başvurduklarını belirtti.

Kaynak: Haber merkezi