Yeni eğitim-öğretim yılı başlarken öğrencilerin alım gücündeki düşüş ve kantinci esnafının artan maliyetleri okul kantinlerindeki fiyatları yeniden gündeme getirdi. Ankara Kantinciler Odası Başkanı Bayram Şahin, öğrencilerin uygun fiyatlı ürünlere ulaşabilmesi ile esnafın artan maliyetleri arasında denge kurmaya çalıştıklarını belirterek, eylül ayında ürünlere zam yapmayacaklarını açıkladı. Şahin, fiyatların yılbaşına kadar sabit tutulması için çaba göstereceklerini söyledi.
Eylül ayında zam yok
Öğrenci ve velilerin en önemli beklentisinin kantin fiyatlarında artış yaşanmaması olduğunu belirten Şahin, fiyatların yılbaşına kadar korunmasının hedeflendiğini söyleyerek, “Biz yılbaşında genelde kantin fiyatlarını, ürünlerin fiyatlarını güncelliyoruz. Eylül ayında herhangi bir ürüne zam yapmayı düşünmüyoruz şu an. Bunu yılbaşına kadar maliyetlere yansıtmamakla kararlıyız” dedi.

En ucuz öğün 50 liradan başlıyor
Okul kantinlerinde bir öğrencinin en temel ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için ayırması gereken bütçeye de değinen Şahin, fiyatların alınan ürüne göre değiştiğini söyledi.
Poğaça ve simidin 20-25 lira civarında olduğunu belirten Şahin, “Bir ayran, bir simit... Bir çocuğun cebinde karnını doyurmak için minimum 50 lira olması gerekiyor. Bir tost, bir ayran alırsa da fiyatlar 75-100 liradan başlıyor” ifadelerini kullandı.
“Kirayı 100 bin liraya çıkarırsanız tost fiyatı da artar"
Kantin fiyatlarının belirlenmesinde kira maliyetlerinin önemli bir paya sahip olduğunu belirten Şahin, Ankara Kantinciler Odası tarafından belirlenen rakamların taban değil, üst fiyat sınırı olduğunu vurgulayarak kira bedellerinin ürün fiyatlarına doğrudan yansıdığını belirtti.
Ankara’daki bazı okullarda kira bedellerinin ciddi seviyelere ulaştığını ifade eden Şahin, Çayyolu’nda Türk Telekom Sosyal Bilimler Lisesi’nin kirasının 95 bin liraya, Altındağ’daki Özdemir Güreçek Ortaokulu’nun kirasının 70 bin liraya, Balıka Ortaokulu’nun kirasının ise 100 bin liraya çıkarıldığını söyledi.
Kira artışlarının yalnızca kantinci esnafını değil, doğrudan öğrencinin cebini etkilediğini savunan Şahin, okul aile birliklerinin belirlediği kira bedellerine dikkat çekti. Okul aile birliklerinin bir yandan öğrencilerin uygun fiyatlı ve kaliteli ürünlere ulaşmasını sağlaması gerektiğini belirten Şahin, diğer yandan yüksek kira bedelleri belirlenmesinin çelişki oluşturduğunu söyleyerek şöyle konuştu:
“Şimdi bunlar 20 bin lira, 30 bin lira kiralardan 100 bin lira yaparsanız ne olacak? Tabii bu mecburen tostun fiyatına, suyun fiyatına, ayranın fiyatına yansıyacak. Bunu kimler yapıyor? Maalesef okul aile birlikleri yapıyor.
Çocukların ekmeğini, tostunu, ayranını, simidini, kaşarını ucuza, kaliteli alması için mücadele etmesi gereken aile birlikleri kira fiyatlarını yükseltiyor. Kantin fiyatlarını, kira fiyatları yükseltiyor. Sonra da dönüp ‘Niye yükseltiyorsunuz?’ diyorlar. Ama bunu yapan onlar."
Kantinci esnafının yalnızca eğitim döneminde gelir elde edebildiğine de değinen Şahin, "Yaz aylarında birçok kantinci geçimini sağlayabilmek için başka işlerde çalışmak zorunda kalıyor. Bizim esnafımızın çoğu yazın evini geçindirmek için başka bir işte çalışıyor" dedi.
Kantinciler Odası'ndan velilere “kiranın hesabını sorun” çağrısı
Kantin fiyatlarının yalnızca kantincinin belirlediği rakamlardan oluşmadığını vurgulayan Şahin, velilerin kira maliyetlerine de dikkat etmesi gerektiğini söyledi.
“Velilerin daha bilinçli olması, aile birlikleri üzerinde bu hesabı sormaları gerekiyor. Kantinciye hesap sorulurken bunun sebebinin de, doğru sebebinin de bu olduğu bilinmeli. Siz kirayı 20 bin liradan 100 bin lira yaparsanız o insan da 60 liralık tostu 100 liraya satacak”
Çocuklar kantinlerde yasaklanan ürünleri okul çevresinden alıyor
Okullarda sağlıklı beslenmeye yönelik uygulamaların yalnızca kantinler üzerinden yürütülmesinin yeterli olmadığını savunan Şahin, kantinlerde satışına izin verilmeyen ürünlerin okul çevresindeki büfe ve marketlerde bulunmaya devam ettiğine dikkat çekti:
"Kantinlerde çikolata, bisküvi ve kaplamalı ürünler gibi çeşitli ürünlerin satışı sınırlandırıldı. Tabii ki çocuklar sağlıklı ürünlere kanalize edilmeli. Biz de istiyoruz. Bizim de çocuklarımız var. Ancak okul çevresindeki diğer satış noktaları uygulamanın dışında kalıyor. Şimdi siz bunu kantinlere yasakladınız. Tamam, problem değil. Peki okulun karşısındaki büfe, onun yanındaki market, onun yanındaki zincir market, onun karşısındaki diğer satış noktalarının tamamı ne olacak? Sizin sağlık ve beslenmeyle ilgili yaptığınız şeyin sadece kantinlerle başarılı olacağını düşünüyor olmanız toplumu kandırmak anlamına gelir. Tamamen şovmenliktir.”
Uygulamanın sahadaki karşılığının ölçülmesi gerektiğini belirten Şahin, şöyle devam etti:
“Herhangi bir anne, okulun kenarında 10 dakika beklesin. .ocuklar, kantinde yasaklanan ürünlerin tamamını okulun çevresindeki diğer satış noktalarından alıyor. Sağlıklı beslenme politikalarının okul çevresini de kapsaması gerekiyor. Eğer biz bu taşın altına elimizi koyuyorsak çevreyi de aileyi de buna dahil ederek gitmeliyiz.”
Kantinciler şikayetçi: "Yasakların sonuçları ölçülmüyor"
Kola ve cips yasağını da örnek gösteren Şahin, yasakların sonuçlarının ölçülmediğini savundu:
“2011'de kola ve cips yasaklandı. Tabii ki yasaklansın. Ama kola ve cipsin 2011'den 2026 yılına kadar, bu yasaktan dolayı satışında ne kadar azalma olmuş, yoksa tam tersine artış mı olmuş, bununla ilgili bir araştırma var mı, bir ölçüm var mı? Yok. Okullar açılıyor, herkes kantincilere saldırıyor. ‘Şunu sattı, bunu sattı’ deniliyor. Tartışmalar kantinciler üzerinden yürütülüyor ancak hiçbir yasağın pratikteki sonucu ölçülmüyor. Kimse elini taşın altına koymuyor.”
Okul Gıdası Logosu uygulaması ürün çeşitliliği sorununu beraberinde getiriyor
Okul Gıdası Logosu uygulamasında da ürün çeşitliliği sorunu yaşandığını belirten Şahin, kantincilerin mevzuata uygun ve sağlıklı ürün satmak istemelerine rağmen seçeneklerin sınırlı olduğunu söyledi. Okul Gıdası Logosu Tebliği’nin süresinin eylülde sona ereceğini hatırlatan Şahin, mevcut ürünlerin önemli bölümünün süt, ayran ve meyve suyu gibi ürünlerden oluştuğunu belirtti:
“Şu anda ulusal düzeyde 24 tane ürün var. 2022 yılında geliştirilen logolu ürünlerin büyük bölümü çubuk kraker ve meyveli kek gibi sınırlı sayıdaki ürünlerden oluştuyor. Logolu ürünlerdeki çeşitlilik sorunu ekonomik açıdan da kantincileri zorluyor. Sınırlı ürün seçeneğiyle yüksek kira bedellerinin karşılanması mümkün değil. Şimdi bu 8 ürünle 100 bin liralık kirayı karşılamanız mümkün mü? 2022’den 2026’ya kadar Okul Gıdası Logosu Tebliği ertelendi ve mevcut süre eylül ayında sona erecek Uygulamanın ulusal ölçekte ürün çeşitliliği sağlayacak şekilde yeniden ele alınması gerekiyor"
“Sadece ‘yaptım oldu’ anlayışıyla çözüm üretilemez”
Okul Gıdası Logosu uygulamasının sahadaki gerçeklerle uyumlu olması gerektiğini belirten Şahin, bürokratlara “Nereden alacağız biz bunu? Hangi firmadan alacağız? Hangi ürüne alacağız? Hangi fiyata koyacağız?” sorularını yönelterek şöyle devam etti:
"Sağlıklı beslenme konusunda okul, aile, öğrenci ve okul çevresini kapsayan bütüncül bir model oluşturulması gerekiyor. Oysa sadece ‘yaptım oldu’ anlayışı var. Biz kantincilere bir gömlek dikiyorlarsa önce üzerine provası çıkar. Çocuklar uyuyor mu? Okul çevreleri buna uygun mu? Bir okul yemeği projesi var mı? Devlet desteği var mı? Hayır, hiçbir şey yok”
64 bin okulun yalnızca 15 bininde kantin var
Türkiye’deki devlet okullarının tamamında kantin bulunmadığına dikkat çeken Şahin, kantinciliğin dışarıdan görüldüğü gibi yüksek gelirli bir alan olmadığını savunarak şunları söyledi:
"Türkiye’de yaklaşık 64-65 bin devlet okulu bulunuyor bunların yalnızca 15 bininde kantin var. Kantin bulunmayan okulların önemli bölümünde ekonomik koşullar etkili . Niye yok? Çünkü gelir yok. Çocukların harçlığı yok. Bir ekonomik sıkıntı var. Maalesef bu meslek bir rant alanı gibi görülüyor ama öyle olmaktan çok uzak.”
Kantin kartına zam talebi
Ankara Büyükşehir Belediyesi ile yürütülen Kantin Kart Projesi’ne de değinen Şahin, sosyal yardım alan ailelerin çocuklarına aylık bin 100 liralık destek sağlandığını belirtti. Proje için Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'a teşekkür eden Şahin, desteğin artırılması için belediyeye talepte bulunduklarını da aktardı:
“Biz Büyükşehir Belediyesi ile bir Kantin Kart Projesi yürütüyoruz. Şu an bin 100 lira veriyor. Bu yıl bir artış talebinde bulunduk. Destek Ankara’nın tüm ilçelerini henüz kapsamıyor. Sincan, Akyurt, Gölbaşı, Elmadağ, Çubuk ve Keçiören’de eksiklik bulunuyor. Kantin kartı desteği sağlıklı beslenme amacıyla da kullanılabiliyor. Bu kartla sadece sandviçler, ayran, meyve suyu gibi ürünler verilebiliyor. Bu gibi projeleri geliştirebiliriz diye düşünüyorum."




