Aydın’ın Efeler ilçesindeki Güzelhisar Kız Öğrenci Yurdu’nda 26 Ekim 2023’te meydana gelen asansör kazasında hayatını kaybeden üniversite öğrencisi Zeren Ertaş’ın ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. Soruşturma kapsamında, asansörün tasarımı, montajı, muayenesi ve bakımından sorumlu firma yetkilileri hakkında “bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçlamasıyla dava açıldı.

Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, dört sanık hakkında 2 yıl 11 ay ile 5 yıl 6 ay 20 gün arasında değişen hapis cezaları ile meslekten men cezası verilirken, bir sanık beraat etti.

Zeren Ertaş’ın ailesinin karara itiraz etmesi üzerine dosya İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi’ne taşındı. Görülen duruşmada Cumhuriyet savcısı mütalaasını açıkladı. Savcı, yerel mahkemenin dört sanık hakkında verdiği cezaların hukuka uygun olduğunu belirtirken, yerel mahkemede beraat eden sanık Nuri Menderes’in “taksirle adam öldürme” suçundan cezalandırılmasını talep etti.

Mahkeme heyeti, sanıkların esasa ilişkin savunmalarını yapabilmeleri için ek süre vererek duruşmayı 17 Şubat’a erteledi.

“Başka Zeren’lerin canı yanmasın, anne babalar ağlamasın istiyoruz”

24 Saat’e konuşan Zeren Ertaş’ın babası Akın Ertaş, beklentilerinin adaletin tam anlamıyla yerini bulması olduğunu vurgulayarak, suçluların herhangi bir indirim uygulanmaksızın üst sınırdan cezalandırılmasını istedi.

Ertaş, “Bizim amacımız haksız yere kimsenin ceza alması değil, gerçek anlamda suçlu olanların hak ettikleri en ağır cezayı almasıdır” dedi. Verilecek kararın sadece kendi davaları açısından değil, benzer olayların bir daha yaşanmaması için de caydırıcı olması gerektiğini belirten Ertaş, “Bundan sonra herkes işini düzgün yapsın, başka Zeren’lerin, başka çocukların canı yanmasın, anne babalar ağlamasın istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Irak Başbakanı Zeydi’den Anıtkabir ziyareti
Irak Başbakanı Zeydi’den Anıtkabir ziyareti
İçeriği Görüntüle

Yerel mahkemede verilen cezalarda indirim uygulanmasına da tepki gösteren Ertaş, kararda yer alan “Sanıkların bundan sonraki hayatları göz önünde bulundurularak” ifadesini kabul etmediklerini dile getirdi. Akın Ertaş, “Onlar bizim hayatımızı kararttı, çocuğumuzu bizden aldılar. Bizim hayatımız mahvolmuşken adalet mekanizmasının onların geleceğini düşünmemesi gerekir” diye konuştu.

Zeren Ertaş Ailesi

“Devlet yurdunun müdürü neden ödül verirmiş gibi başka bir merkeze müdür olarak atanıyor”

Olayın bir devlet yurdunda yaşandığını hatırlatan Akın Ertaş, yurt yöneticilerine yönelik atamalara da tepki göstererek şu ifadeleri kullandı:

“Bu olay bir devlet yurdunda yaşandı. Biz çocuklarımızı devlete emanet ettik, devletin güvencesi altına verdik ve böyle bir olayla karşılaştık.

Şimdi aynı olay özel bir yurtta meydana gelmiş olsaydı, o özel yurdun müdürü gözaltına alınmayacak mıydı ya da tutuklanmayacak mıydı? Peki neden devlet yurdunun müdürü, adeta ödül verilmiş gibi, başka bir merkeze müdür olarak atanıyor? Aynı şekilde, olayın yaşandığı yurdun müdür yardımcısı Aydın da kampın içinde açılan, yeni bir yurda müdür olarak atanmış. Bu nasıl bir mantıktır, bu nasıl bir adalettir?

Adalet sadece mahkeme salonlarında olmaz, her şeyden önce insanın kendi vicdanında olması gerekir. Bu atamaları yapan bürokratlar, bu kararları verirken hiç mi düşünmüyorlar? Bu yurt müdürü ya da müdür yardımcısı, görev yaptıkları yurtta nasıl bir başarı göstermiş ki yeniden başka yerlere müdür olarak atanabiliyorlar?”

“Doğrunun ve haklının ortaya çıkmasını, ailenin mağduriyetinin de bir an önce giderilmesini istiyoruz”

Zeren Ertaş davasının avukatı Hakan Aslan davaya yönelik beklentilerini, “Açıkçası beklentimiz, yargılamanın bir an önce sonuçlanması. Doğrunun ve haklının ortaya çıkmasını istiyoruz. Ailenin mağduriyetinin de bir an önce giderilmesini diliyoruz. En azından, olayın cezasız kalmadığı düşüncesiyle yüreklerinin bir nebze olsun rahatlamasını temenni ediyoruz” şeklinde açıkladı.

Muhabir: Tolga Çifci