Paris’te, dünyaca ünlü Louvre Müzesi’nde 19 Ekim’de gerçekleşen mücevher soygununda gözaltına alınan iki şüpheli, soyguna kısmen karıştıklarını itiraf etti. Paris Savcısı Laure Beccuau, olayla ilgili son gelişmeleri düzenlediği basın toplantısında kamuoyuna açıkladı.

Soygun sırasında çalınan mücevherler henüz bulunamazken, Savcı Beccuau, soyguna karışan şüphelilerin mücevherlerin satılmasının imkansız hale geldiğini vurgulayarak, “Bu mücevherler artık satılamaz. Alan kişiler çalıntı malı gizlemekten suçlu olur. Geri vermek için hala zamanları var” ifadelerini kullandı. Ayrıca, mücevherlerin halen bulunamaması ve soygunun ardından kayıp olan değerli taşların nerede olduğu konusunda polis çalışmalarını sürdürüyor.

İzmir'de su kesintisi var mı? 17 Temmuz İzmir su kesintisi hangi ilçelerde, sular ne zaman gelecek?
İzmir'de su kesintisi var mı? 17 Temmuz İzmir su kesintisi hangi ilçelerde, sular ne zaman gelecek?
İçeriği Görüntüle

İçeriden yardım iddialarına da değinen Beccuau, “Hırsızların içeriden yardım aldığına dair herhangi bir kanıt bulunmamaktadır,” diyerek, Louvre’un güvenlik sistemlerine yönelik spekülasyonları yalanladı.

Soygunda gözaltına alınan şüphelilerden birinin 34 yaşında Cezayir vatandaşı olduğu, Fransa’da 2010 yılından bu yana yaşadığı ve Charles de Gaulle Havalimanı’nda dönüş bileti olmadan Cezayir’e gitmek üzereyken yakalandığı öğrenildi. Diğer şüpheli ise 39 yaşında olup Aubervilliers’deki evinde yakalandı ve DNA’sı, çalınan mücevherlerin sergilendiği cam kasalardan birinde bulundu.

Louvre Müzesi Güvenlik Açıklarıyla Gündemde

Paris polisi, Louvre Müzesi’nin güvenlik sistemlerinde ciddi zayıf noktalar bulunduğunu kabul etti. Louvre’un güvenlik önlemlerinin yetersiz olduğunu itiraf eden Paris Polisi Şefi Patrice Faure, “Teknolojik adımlar atılmadığı için zayıf noktalar oluştu. Alarm çalışmadı ve bu durum soygunun gerçekleşmesine olanak tanıdı. Soygunu ilk ihbar eden kişi dışarıda bir bisikletçiydi” dedi. Faure, güvenlik sistemlerinin daha da güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Muhabir: Ahmet Çağatay Bayraktar