İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Menderes Belediyesi'ne yönelik yürüttüğü soruşturma kapsamında gözaltına alınan Belediye Başkanı İlkay Çiçek'in eşi Melek Çiçek, sosyal medyada yayılan iddialara tepki gösterdi.

Melek Çiçek, yapay zekâyla oluşturulduğunu öne sürdüğü içeriklerin kaldırılmasını isteyerek, "Ben öncelikle bir anneyim ve eşim. Elinizi vicdanınıza koyun. İki tane evladım var. Adaletin yerini bulmasını istiyorum, eşime güvenim sonsuz" ifadelerini kullandı.

Avukatı: Müvekkilim henüz ifade vermedi

İlkay Çiçek'in avukatı Atalay Aksay ise dosyada gizlilik kararı bulunduğunu belirterek soruşturmanın içeriğine ilişkin ayrıntı paylaşamayacağını söyledi:

"Üç gündür çeşitli basın organlarında müvekkilimin en savunmasız hâlinde, kendini savunamayacak, gözaltında olduğu bir durumda, henüz ifadesi alınmamışken, iddianame düzenlenmemişken, bir hüküm mevcut değilken kamuoyu önünde resmen infaz edildi. Özellikle yaratılmış, hatta emek sarf edilmeden, eğer diline, tekniğine bakarsanız bir kişi tarafından oluşturulmuş sahte yazışmalardan dolayı tüm kamuoyunda linç edildi. Bu konuyla alakalı olarak 12 Haziran 2026'da müvekkile Irak ülkesine ait bir telefondan gelen şantaj mesajı üzerine İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunmuştuk. Akabinde delilleri de ibraz edip bir bilirkişi raporu talep ettik. Ancak soruşturma devam ederken gözaltı sürecinden sonra sanki salt bu sebeple gözaltına alınmışız gibi, sanki soruşturmanın özü bu mesajlarmış, bu yazışmalarmış gibi bir algı oluştu. Henüz müvekkilim ifade dahi vermedi. Dosya gizli olduğundan dosyanın içeriğine de hâkim değiliz. Bildiğimiz tek şey var. Teknik bir kişi olmadan herhangi biriniz, herhangi bir vatandaş da bu mesajlara baktığında karşılıklı, aynı gün içerisinde, içinde bir zaman damgası olmadan, sadece 'bugün' yazan 461 karşılıklı yazışmanın ve aynı dil bilgisi hatalarıyla oluşturulmuş sahte bir delildir. Herkesin yapabileceği şekilde 'de, da' ların iki tarafta da aynı şekilde yanlış yazılması, 'mısın, musun' soru eklerinin yanlış yazılması ama en spesifiği, içerisinde 'mahvederim' kelimesinin her iki tarafta da aynı şekilde yanlış yerden bölünmesi ikinci bir kişiye zahmet bile edilmeksizin aynı taraf, bir kişi, her iki yazışmayı da, 461 yazışma metnini aynı gün aralığında yapıp aynı gün içerisinde de bunu kayda almış. Bunun gibi teknik anlamda bir bilirkişinin ortaya çıkaracağı birçok daha hata varken maalesef tüm kamuoyunda linç edildik ve kendimizi savunamayacak, hatta soruşturmaya odaklanmamız gereken bir anda."

"Sahte yazışmalarla linç edildi"

Sosyal medyada dolaşan yazışmaların gerçek olmadığını öne süren Aksay, aynı dil bilgisi hatalarının her iki tarafta da yer almasının ve mesajların teknik özelliklerinin tek kişi tarafından oluşturulduğunu gösterdiğini iddia etti.

Aksay, 12 Haziran 2026'da Irak numaralı bir telefondan gelen şantaj mesajı nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunduklarını ve bilirkişi incelemesi talep ettiklerini de açıkladı.

"Masumiyet karinesi gözetilmeli"

Açıklamasında "lekelenmeme hakkı" ve "masumiyet karinesi" ilkelerine vurgu yapan Aksay, kamuoyunun doğru bilgiye ulaşma hakkı kadar yayılan bilgilerin doğruluğunun da önem taşıdığını belirtti:

"Bu açıklamayı yapma sebebimiz aslında sadece müvekkilim değil. Herhangi bir vatandaş bugün bir üçüncü kişi adına bu özgürlüklerden, lekelenmeme hakkından, masumiyet karinesinden vazgeçersek yarın bu hepimiz için hayati önem arz eder. O yüzden bu insanın belediye başkanından önce bir vatandaş olduğu, mahallede komşu olduğu, bir baba olduğu, bir eş olduğu, ailesinin olduğu ve belediye başkanlığı süreci bittikten sonra da bu hayatına devam etmesi gerektiğini unutmamamız lazım. Elbette kamuoyunun bilgi alma hakkı var. Elbette bu çok önemli. Ama bilgi alma hakkı kadar bunun doğru ve doğrulanabilir olması da gerekiyor. Aksi hâlde sosyal medya linciyle beraber daha bir savunma veremeden toplumda ceza algısı oluşuyor ve bu beklenti sonucu, ondan sonra ne savunma yaparsak yapalım, herhangi birimizin başına gelebileceği gibi yargısız infaza uğruyoruz. Ne olur bu insanların Anayasa'yla güvence altına alınan lekelenmeme hakkına, masumiyet karinesine dikkat edelim. Çünkü günün sonunda her birimizin buna ihtiyacı olabilir.""

Yayın yasağı ve bilirkişi başvurusu yapılacak

Avukat Atalay Aksay, sosyal medyada yer alan içeriklere ilişkin yayın yasağı ve kısıtlama kararı için başvuracaklarını açıkladı.

Önceliklerinin İlkay Çiçek'in özgürlüğü olduğunu belirten Aksay, daha sonra bağımsız bilirkişi raporunu kamuoyuyla paylaşarak oluşan algıyı değiştirmeye çalışacaklarını ifade etti:

Anadolu Otoyolu Doğu İzmit-Dilovası arası İstanbul istikameti trafiğe kapatılacak
Anadolu Otoyolu Doğu İzmit-Dilovası arası İstanbul istikameti trafiğe kapatılacak
İçeriği Görüntüle

"Bugün bir yayın yasağı başvurusu yapacağız. Ama aynı zamanda bu olaylarla ilgili savcılık tarafından bir bilirkişi raporu alınsaydı, bugüne kadar üzerinden aşağı yukarı iki buçuk ay geçti, çok daha güçlü kanıtlarla önünüze gelecektik. Ama bu aşamada kendimiz bir bilirkişi incelemesi yaptırıp yine basına bunları göndereceğiz. Kısıtlama kararı aldıracağız. Odaklandığımız şey şu anda müvekkilimin özgürlüğü. Ama müvekkilim şu anda özgür kalsa bile şu yaşadığı utancı mahalledeki insanların yüzüne bakamayacak kadar zor bir duruma soktu. O yüzden özgürlüğümüzün peşindeyiz. Önce ifademizi vereceğiz, dosyayla ilgili savunmalarımızı yapacağız. Bu arada hiçbir soruya karşı veremeyeceğimiz bir cevabımız yok. Her şeyimiz hazır. Ama odaklandığımız nokta müvekkilimin öncelikle özgürlüğü, hemen akabinde de sosyal medyada ve ulusal basında yaratılan bu algıyı kırmaya, dağıtmaya çalışacağız"

Kaynak: Haber merkezi