İlayda User
Migren, tekrarlayan baş ağrısı ataklarıyla günlük yaşamı ciddi şekilde etkileyebilen nörolojik hastalıklar arasında yer alıyor. Özellikle ayda 15 gün veya daha fazla baş ağrısı yaşayan kronik migren hastalarında uygulanan botoks tedavisi, atakların sıklığını ve şiddetini azaltmayı amaçlıyor. Migren botoksunun kimlere uygulanabileceği, nasıl etki gösterdiği ve tedavi sürecine ilişkin merak edilenleri Prof. Dr. Tevfik Sözen 24 Saat'e anlattı.

“Ayda 15 veya daha fazla gün baş ağrısı yaşayan hastalar dikkat”
Migren botoksunun özellikle kronik migren atakları yaşayan, ayda en az 15 gün ya da daha fazla baş ağrısı çeken ve bu günlerin en az 8’inde migren belirtileri görülen hastalara uygulandığını belirten Sözen, sık atak yaşayan, ilaç tedavisinden yeterli fayda göremeyen veya ilaçların yan etkileri nedeniyle alternatif arayışında olan hastalarda bu yöntemin değerlendirilebileceğini vurguladı.
“Migreni tamamen ortadan kaldırmaz”
Sözen, bu işlemin botulinum toksin tip A kullanılarak uygulanan ve özellikle kronik migren hastalarında atak sıklığını ve şiddetini azaltmayı amaçlayan bir tedavi yöntemi olduğunu belirtti.
Botoks uygulamasının, ağrı oluşumunda rol oynayan bazı sinir uçlarından salınan maddeleri azaltarak etki gösterdiğini ifade eden Sözen, migreni tamamen ortadan kaldırmaktan ziyade atakların daha seyrek ve daha hafif geçirilmesine yardımcı olduğunu da ekledi.
“Tedavinin etkisi ortalama 3 ay”
Tedavinin ilk etkilerinin uygulamadan 1-2 hafta sonra görülmeye başladığını ifade eden Prof. Dr. Sözen, etkinin ortalama 3 ay sürdüğünü, bu nedenle uygulamanın 12 haftada bir tekrarlandığını vurguladı. İkinci ve üçüncü seansların ardından bazı hastalarda daha belirgin sonuçlar görülebildiğini de ekledi.
Uygulamanın uluslararası protokollere göre baş ve boyun bölgesindeki belirli kaslara çok ince iğnelerle yapıldığını söyleyen Sözen, işlemin ortalama 10-15 dakika sürdüğünü, hastanede yatış gerektirmediğini ve hastaların çoğu zaman günlük yaşamlarına işlemden hemen sonra dönebildiğini vurguladı.
Sözen, son yıllarda hem nöroloji hem de estetik tıp alanında migren botoksuna yönelik farkındalığın belirgin şekilde arttığını ifade etti. Özellikle kronik migren tanısı konulan ve yaşam kalitesi olumsuz etkilenen hastalar tarafından daha sık talep edilen bu işlemin her baş ağrısına uygun olmadığını belirten Sözen, doğru hasta seçiminin önemine dikkat çekti.
![]()
“Yan etkiler olabilir ama geçici”
Hiçbir tıbbi uygulama için tamamen risksiz ifadesinin doğru olmadığını belirten Sözen, migren botoksunun genel olarak güvenli kabul edilen bir yöntem olduğunu söyledi. Uygulama bölgelerinde hassasiyet, geçici boyun ağrısı, hafif baş ağrısı ve bazı kaslarda geçici güçsüzlük hissi gibi yan etkilerin görülebileceğini ifade eden Sözen, nadiren göz kapağında düşüklük veya boyun kaslarında belirgin zayıflık gelişebildiğini de ekledi. Bu etkilerin genellikle geçici olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Sözen, uzun yıllardır kullanılan bu tedavide kalıcı yan etkilere oldukça nadir rastlandığını da belirtti.
“Estetik amaçlı botokstan farkı etken maddesi”
Sözen, migren tedavisinde kullanılan botulinum toksin ile estetik amaçlı kullanılan botulinum toksinin temelde aynı etkin madde olduğunu ifade etti. Farkı oluşturan unsurun uygulama amacı, kullanılan dozlar ve enjeksiyon yapılan bölgeler olduğunu belirten Sözen, estetik uygulamalarda mimik kaslarının hedeflendiğini, migren tedavisinde ise baş ve boyun bölgesindeki belirli kaslar ile sinir ilişkili noktaların hedef alındığını da ekledi.
|
Profesör Doktor Tevfik Sözen kimdir? Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olan Tevfik Sözen, uzmanlık eğitimini aynı üniversitenin Kulak Burun Boğaz (KBB) ve Baş Boyun Cerrahisi Anabilim Dalı’nda tamamladı. Uzmanlık sonrası çeşitli sağlık kurumlarında görev alan Sözen, mecburi hizmetini Gaziantep’te tamamladıktan sonra Hacettepe Üniversitesi KBB Anabilim Dalı’nda uzun yıllar uzman hekim olarak çalıştı. Mesleki kariyeri boyunca yüz estetiği ve kulak burun boğaz cerrahisi alanlarında çalışmalar yürüten Sözen, Avrupa Yüz Plastik Cerrahisi Akademisi kapsamında eğitim ve klinik gözlem süreçlerinde yer aldı. Sözen’in özellikle burun estetiği, yüz cerrahisi ve ameliyatsız estetik uygulamalar üzerine klinik çalışmaları bulunuyor. |

