Birleşik Krallık’ta çocuk hakları ve ceza mevzuatları üzerine yürütülen en kapsamlı akademik çalışmalardan birinin sonuçları kamuoyuna açıklandı. Londra Ekonomi Üniversitesi (UCL) tarafından, çocuk yardım kuruluşu NSPCC desteğiyle gerçekleştirilen araştırma, erken çocukluk döneminde uygulanan fiziksel cezaların ergenlik sürecindeki olumsuz etkilerini gözler önüne serdi.

Yaklaşık 19 bin çocuğun uzun vadeli verilerinin incelendiği araştırma, İngiltere odaklı yürütülen ilk geniş kapsamlı çalışma olarak literatüre geçti. Raporun yayımlanma zamanlaması, Kuzey İrlanda'da çocuklara yönelik "makul ceza" yasal savunmasını kaldırmayı öngören yasa değişikliği teklifinin düşmesinden birkaç gün sonrasına denk gelmesiyle dikkat çekti.

Akademik başarıyı düşürüyor, şiddet eğilimini artırıyor

İnceleme verilerine göre, fiziksel cezaya maruz kalan çocukların gelecekte davranış sorunları sergileme ve akademik başarıda akranlarının gerisinde kalma riski çok daha yüksek seyrediyor. 19 bin deneğin analizinden çıkan somut sonuçlar şu şekilde açıklandı:

Yaşamlarının 3, 5 ve 7 yaş dönemlerinde fiziksel cezaya maruz kalmış çocukların; İngilizce ve matematik dahil olmak üzere 5 temel GCSE (ortaöğretim bitirme sınavı) dersinden başarısız olma oranı yüzde 48 olarak belirlendi. Çocukluğunda hiçbir fiziksel ceza almayan akranlarında ise bu başarısızlık oranı yüzde 42,3 seviyesinde kaldı. 3 ila 7 yaşları arasında herhangi bir fiziksel cezaya uğrayan çocukların, 14 yaşına geldiklerinde akranlarına vurma, itme veya hırpalama olasılığının, ceza almayanlara kıyasla yüzde 35 daha fazla olduğu tespit edildi.

Araştırmanın ortak yazarlarından Becca Lacey, elde edilen verilerin ardından yaptığı açıklamada, fiziksel cezanın çocuk gelişimine hiçbir faydası olmadığını vurgulayarak, "Bu uygulama, çocukların eğitim başarısını düşürdüğü gibi ergenlik döneminde antisosyal davranışları artırıyor" ifadesini kullandı. Raporun başyazarı Dr. Anja Heilmann ise yetişkinlerin yasal olarak korunduğu her türlü fiziksel zarardan çocukların mahrum bırakılmasının ahlaken ve hukuken kabul edilemez olduğunu belirtti.

DSÖ raporu: Güvenli olmayan gıdalar yılda 1,5 milyon ölüme yol açıyor
DSÖ raporu: Güvenli olmayan gıdalar yılda 1,5 milyon ölüme yol açıyor
İçeriği Görüntüle

Birleşik Krallık genelinde çocukları şiddete karşı koruyan mevzuatlarda tam bir birlik sağlanabilmiş değil. Krallık bileşenlerinden Galler Mart 2022'de, İskoçya ise Kasım 2020'de çocuklara vurma, tokat atma ve sarsma dahil olmak üzere her türlü fiziksel cezayı tamamen yasadışı ilan etti. Ancak İngiltere ve Kuzey İrlanda'da ebeveynlerin ceza uygulamalarında sığındığı "makul ceza" yasal boşluğu yürürlükte kalmaya devam ediyor.

Araştırmacılar, her iki bölgede fiziksel cezayı tamamen yasaklayan yasal düzenlemelerin hayata geçirilememesini "büyük bir kayıp ve derin bir hayal kırıklığı" olarak nitelendirdi. Birleşik Krallık'taki dört çocuk komiseri de daha önce yaptıkları ortak açıklamada, mevcut yasal koruma eksikliğini "çağ dışı ve ahlaken kabul edilemez" olarak tanımlayarak topyekun bir yasak çağrısında bulunmuştu.

Araştırma siyasette tartışmalara yol açtı

Fiziksel ceza konusu, 2023 yılında Woking'de öldürülen 10 yaşındaki Sara Sharif davasıyla Birleşik Krallık kamuoyunda ciddi bir adli tartışmaya dönüşmüştü. Kızını öldürmekten müebbet hapis cezası alan babanın, cinayetin ardından polisi arayarak kızını "yasal sınırda cezalandırdığını" iddia etmesi, mevcut yasalardaki "makul ceza" savunmasının ağır suçlarda dahi istismar edilebildiğini ortaya koymuştu.

Siyaset kanadında ise konuya dair görüş ayrılıkları devam ediyor. Muhafazakar siyasetçile topyekun bir yasağın getirilmesinin, çocuklarını terbiye etmek isteyen iyi niyetli ebeveynleri haksız yere suçlu durumuna düşüreceğini ve çocuk hizmetleri departmanlarına aşırı bürokratik yük bindireceğini savunuyor.

İşçi Partisi Milletvekili Jess Asato yapılan yeni araştırmanın fiziksel cezanın ebeveynlik süreçlerinde hiçbir işe yaramadığını bilimsel olarak kanıtladığını belirterek mutlak yasak kararına destek verdi.

Eğitim Bakanlığı sözcüsü, hükümetin yeni yasama döneminde devreye alacağı Çocuk Refahı ve Okullar Yasası'nın istismar riski altındaki savunmasız çocuklara daha fazla koruma sağlayacağını bildirdi. Ancak sözcü, mevcut hükümet ajandasında şu aşamada fiziksel cezayı tamamen yasaklamaya yönelik doğrudan bir yasal düzenleme planı bulunmadığını kaydetti.

Kaynak: Haber Merkezi