Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine devam ediyor. 30 maddeden oluşan; üç kanun ve bir Kanun Hükmünde Kararname'de değişiklik öngören teklifin, ilk 13 maddesi kabul edildi. Muhalefetin tepkisi ile karşılanan teklif, milli park ve tabiat parklarında kamu yararı ve plan şartıyla turistik tesis yapılmasına izin verilmesini, intifa hakkının 49 yıldan 99 yıla kadar uzatılabilmesini ve altyapı yatırımlarının kapsamının genişletilmesini öngörüyor. Ancak “kamu yararı” ifadesinin net olmadığı, istenilen şirketlere “kamu yararı olduğu” gerekçesiyle tesislerin 99 yıla kadar verilebileceği, milli parkların ticarete açılacağı eleştirileri yapılıyor.

Teklif ayrıca, “milli parkları ticari faaliyet konusu haline getirmesi, özel kişi ve kuruluşlara ayrıcalık tanınması ve mahkeme kararıyla yıkılması gereken kaçak yapıların idarenin takdirine bırakılması” yönünde de eleştirilere konu oluyor.

Teklife göre, “kamu kurum ve kuruluşlarına verilecek izinler ile gerçek ve özel hukuk tüzel kişilerine verilecek izinler saklı kalmak kaydıyla, milli parklar, tabiat parkları, tabiat anıtları ve tabiatı koruma alanlarındaki planların gerektirdiği her türlü hizmet ve faaliyetler ile koruma, yönetim, işletme, tanıtım, sportif, eğlenme ve dinlenme hizmetleri için gerekli her türlü altyapı, üstyapı ve diğer tesisler Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü (DKMP) tarafından yapılacak, yaptırılacak, yönetilecek, işletilecek ya da işlettirilebilecek.” “Yaptırılacak, işlettirilecek” ifadelerinin, milli parkların özel şirketlerin hizmetine sunulması anlamına geldiği de yapılan değerlendirmeler arasında.

Aydın Çine'de yangın: İnceleme başlatıldı
Aydın Çine'de yangın: İnceleme başlatıldı
İçeriği Görüntüle

Süreyya Öneş Derici

CHP Milletvekili Derici: Kamu yararı adı altında ruhsatlandırma

Teklifin görüşmeleri sırasında özellikle muhalefet partilerinden milletvekilleri sert eleştirilerde bulundu. Meclis tutanaklarına da yansıyan o eleştirilerde öne çıkan ise “bugüne kadar dokunulmayan milli parkların da artık tehdit altında olduğu” yönünde…

CHP Muğla Milletvekili ve Parti Meclis Üyesi Süreyya Öneş Derici, teklifin son yıllarda izlenen maden politikaları ile aynı anlayışın sonucu olduğunu, doğaya ilişkin kararların giderek koruma anlayışından uzaklaştığını söyledi. Derici şu değerlendirmeyi yaptı: “Son yıllarda ormanlar, zeytinlikler, su havzaları ve tarım alanları ‘kamu yararı’ denilerek ruhsatlandırıldı. Şimdi aynı anlayış milli parkların yönetimine taşınmaktadır. Adı farklı olsa da sonuç aynıdır: Doğal alanların parçalanması ve geri dönüşü zor zararların ortaya çıkmasıdır.”

“Yaban hayatı bitirilecek!”

CHP Tekirdağ Milletvekili İlhami Özcan Aygun, yasa teklifi ile 50 milli park, 274 tabiat parkı, 111 tabiat anıtı, 32 tabiatı koruma alanı, 136 sulak alan ve 85 yaban hayatını geliştirme sahasının büyük bir tehdit ile karşı karşıya bırakılacağını söyledi. Yasa teklifinin yasalaşması durumunda yaban hayatının da bitirileceği uyarısı Aygün şunları söyledi: “Milli parklarda turistik amaçlı bina ve tesislerin 99 yıl boyunca işletme hakkına sahip olması sağlanıyor. Bu da milli servetlerimizin talan edilmesine kapı aralıyor.

DKMP, ‘bu kaçak yapıları ‘mahkeme kararına lüzum kalmaksızın’ yıkabilecek. Yıkmak istemezse binayı kullanabilecek. Yani kaçak yapıyı legal hale getirmek mümkün olabilecek.

Teklifin en can alıcı yerlerinden biri, milli parklar, tabiat anıtları ve tabiat parkları, sulak alanlar ve tabiatı koruma alanlarının Turizmi Teşvik Kanunu kapsamına alınmasıdır. ‘Kamu yararı’ adı altında yaban hayatının bozulmasına yol açacak şekilde ulaşım, elektrik iletim ve nakil hattı, petrol ve doğalgaz iletim hattı, trafo, haberleşme, su, termal su, atık su ve altyapı yatırımlarının yapılmasına izin verilmektedir. Otel, motel, dinlenme tesisi yapmak mümkün hale gelecek.

Teklif ile yaban hayatı ve nesli tehlikedeki hayvan türleri tehlikeye atılmaktadır. Avcılık belgesi olmadan avlananlara yönelik hiçbir caydırıcı ceza getirilmiyor.

Avcılık kurallarına uymayan, kaçak avcılık yapan, zehir kullanan ve kapanla avlananların avcılık belgesi artık iptal edilmeyecek. Bu kişilere iki yıllık yasak koyup daha sonra avcılığa dönmelerine imkân tanınacak. Milli parklar adeta kaçak avcıların insafına bırakılacak. ”

Selçuk Özdağ-2

Yeni Yol Partisi: “Milli Parkların yönetimi sermayeye devredilecek!”

Yeni Yol Partisi Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ da bu yasa teklifi ile “Milli parkların yönetiminin sermayeye devredileceğini” savundu. Yaban hayatının tehlikeye gireceği uyarısı da yapan Özdağ, “döner sermaye gelirlerinden pay kullanma yetkisinin idarenin tasarrufuna bırakılması kabul edilemez. Kanun teklifiyle milli parklar doğa mirasından çıkarılmak isteniyor. Anayasa'ya aykırıdır” diye konuştu.

Yeni Yol Partisi Antalya Milletvekili Şerafettin Kılıç da düzenlemenin doğa korumayı merkeze almadığını, doğanın bir miras olarak görülmesi gerektiğini vurgulayarak şunları ifade etti: “Doğa, yatırım başlığı, bilanço kalemi değildir. Milli parklar, ormanlar, sulak alanlar bütçe açığını kapatacak alanlar olarak görülemez. Teklifin en tehlikeli yönü doğa koruma alanında yetkinin dar bürokratik yapıya devredilmesidir. Çevre yönetimi, hukuki güvencelerden çıkarılmaktadır."

İYİ Parti: “Milli Parklarımızın doğal hali korunmalıdır”

Teklifte, orman yangınlarının önlenmesine yönelik düzenleme bulunmadığını belirten İYİ Parti Mersin Milletvekili Burhanettin Kocamaz ise çiftçilerin, zirai don ve iklim değişikliği dolayısıyla sorunlar yaşadığını anlatarak, iktidarın doğayı ve çevreyi korumayı unuttuğunu savundu. Kocamaz, "Teklifle, milli parklarımız yok edilmek istenmektedir. Yakın gelecekte Türkiye, yeşile ve doğaya hasret kalacak. Milli parklarımızın doğal hali korunmalıdır” diye konuştu.

DEM Parti: “Tatlısu kaynakları alarm veriyor”

DEM Parti Van Milletvekili Sinan Çiftyürek, tatlı su kaynaklarının alarm verdiğini, iklim krizinin sonuçlarına yönelik önlemler alınması gerektiğini dile getirerek, teklifin geri çekilmesini istedi.

DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili Ferit Şenyaşar da teklifle, milli parkların turizm ve konaklama alanlarına açılacağını, milli parklarda ve tabiat parklarında yapılacak müdahalelerin ekosistemi etkileyeceğini söyledi.

Nevruz Uysal Aslan

DEM Parti Şırnak Milletvekili Nevroz Uysal Aslan da teklif ile “doğanın korunması adı altında piyasa mantığının hâkim kılınmak istendiğini” söyledi. Aslan, “Söz konusu düzenleme ile korunan alanlarda döner sermayeli işletme modeli getirilmekte; ‘ekoturizm’, ‘ziyaretçi yönetimi’ ve ‘finansal sürdürülebilirlik’ kavramları üzerinden doğa gelir hedefli bir işletme alanına dönüştürülmektedir. İtirazımız kalkınmaya değil; kamu yararı kisvesi altında doğanın şirketlere açılmasına, koruma ilkesinin ticari hedeflere tâbi kılınmasına yöneliktir.

Munzur’dan Kazdağları’na, Marmaris Kızılbük’ten Şırnak’a kadar uzanan örneklerle, korunan alanlarda mahkeme kararlarının dahi uygulanmadığı bir sicil ortadadır” dedi. Aslan, “seçim bölgesi Şırnak’ta milli park, tabiat parkı ya da yaban hayatı geliştirme sahası bulunmazken; dağların maden, baraj, enerji ve güvenlik projeleriyle parçalandığını; Cudi eteklerinde üreme döneminde 36 dağ keçisinin öldürüldüğünü, Cizre ile Nerdüş Baraj projeleriyle tarihî ve arkeolojik alanların tehdit altında olduğunu” söyledi.

EMEP’li Sevda Karaca Alican Uludağ ve ETHA çalışanlarının tutuklanmasını Meclis gündemine taşıdı

EMEP: “Talan Projesi”

Emek Partisi (EMEP) Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca ise milli parkları yerli ve yabancı sermayeye açmayı öngören yasa teklifini "talan projesi" olarak nitelendirdi. Doğa koruma alanlarının ticari birer meta haline getirilmek istendiğini savunan Karaca, "99 yıl, bir milli parkın ömrünü kâr sözleşmesine hapsetmek demektir. Bu teklifle milli parklar, tabiat anıtları ve sulak alanlar Turizmi Teşvik Kanunu kapsamına alınıyor. Bu da ormanların içinden enerji hatları geçmesi, doğalgaz boruları döşenmesi ve nihayetinde otel, motel, tatil köyü inşa edilmesi demektir. Dün halkın ücretsiz ya da sembolik ücretlerle girebildiği, nefes alabildiği bu alanlar; yarın yüksek giriş ücretleriyle, tesis ücretleriyle, özel işletme tarifeleriyle karşı karşıya kalacak" diye konuştu.

Teklifin, "Av kaynaklarının milli ekonomi açısından değerlendirilmesi" ifadesine de atıf yapan Karaca, “Yaban hayatı sadece bir ekonomik girdi olarak görülemez. Dereler, meralar ve tarım alanlarından sonra sıra yaban hayatına geldi. Bu yaklaşım yeni değil. Model hep aynı: Koruma statüsünü esnet, yetkiyi merkezileştir, döner sermaye kur, gelir üret, ‘Kamu yararı’ istisnasıyla yatırımı aç, sermayeye tahsis et. Biz bunları Kanal İstanbul’da, Kazdağları’nda, Akbelen’de, maden yasalarında gördük” dedi.

“Koruma statüleri güçlendirilmeli”

Karaca, şunları söyledi: “Milli parkların, ormanların ve sulak alanların bu krize karşı doğal savunma mekanizmaları ‘Bu alanlar karbon yutağıdır. Su döngüsünün güvencesidir. Biyolojik çeşitliliğin sigortasıdır. İklim kriziyle mücadele ediyorsanız, bu alanları güçlendirirsiniz; tahsis etmezsiniz. Koruma statüleri zayıflatılmamalı, güçlendirilmelidir. Bilim insanları, meslek odaları, ekoloji örgütleri, yerel halk karar mekanizmalarına dahil edilmelidir.”

Milli Parklar Kanunu Teklifi'

MHP ve AKP teklifi savundu

MHP Adana Milletvekili Muharrem Varlı, korunan alanların ilan edilmesi, tabiatın ve biyolojik çeşitliliğin sürdürülebilmesi amacıyla özel kanunlara ihtiyaç duyulduğunu belirterek, “Milli Parklar Kanunu'nun ihtiyaçları karşılamakta yetersiz kaldığını bu nedenle kanun teklifiyle bazı düzenlemelere gidildiğini” savundu. Varlı şunları söyledi: "Av komisyonlarına temsilci veren idarelerde değişikliklere gidilmektedir. Teklifle, avcılığın kontrolü, av hayvanlarının ve yaşam alanlarının korunması, av yasaklarının takibi konusunda düzenleme yapılmaktadır. Kaçak avcılığı engellemek adına resmi olarak alınan belgeyle avcılık yapılması için düzenleme yapılıyor. Katliama varan avcılık yapıyorlar, bunu da engellemek adına teklifte birçok madde var. Düzenlemelerle hem yaban hayatını, hem milli parkları, hem de avcılık yapan gerçek insanları koruyacağımıza inanıyoruz."

AKP’den yeni teklif: Milli parklara otel ve tesis yapılabilecek

“Zenginlikler korunacak!”

AKP Sivas Milletvekili Rukiye Toy da teklifi savunarak, “teklifle çevre koruma politikalarında daha etkin ve sürdürülebilir bir dönemin başlayacağını” iddia etti. Milli Parklar Kanunu'nun zaman içinde ortaya çıkan ihtiyaçları karşılamada yetersiz kaldığını belirten Toy, "Teklifle sahip olduğumuz zenginliklerin korunması için milli parklar, tabiat parkları, tabiat anıtları, tabiatı koruma alanlarının ilanı ve yönetimi gibi hususlarda değişiklik yapılması, biyolojik çeşitlilik, yaban hayatı, kara av hayvanları ile orman içi su kaynakları, dere, göl, gölet ve sulak alanlar ve hassas alanların tespiti, korunması, geliştirilmesi, kara avcılığının düzenlenmesi ve yönetilmesi, doğa turizmi potansiyelinin artırılması bu kanunla birlikte hedeflenmiştir” diye konuştu.

Muhabir: Sultan Özer