Milli Savunma Bakanlığı (MSB), "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin yaptığı açıklamada, terörün tamamen ve kalıcı şekilde sona erdirilmesinin yalnızca Türkiye'nin değil, bölgenin de barış, güvenlik ve istikrarına katkı sağlayacağını bildirdi. Bakanlık, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) sürece ilişkin görev ve sorumluluklarını kararlılıkla sürdüreceğini belirtti.

MSB'den "Terörsüz Türkiye" mesajı

MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, haftalık basın bilgilendirme toplantısında Bakanlığın değerlendirmelerini paylaştı.

Açıklamada, güvenlik güçlerinin terörle mücadelede büyük başarı elde ettiğini belirten Aktürk, bu başarının kalıcı barış ve güvenlik ortamıyla desteklenmesi için çalışmaların sürdürüleceğini ifade etti:

"Terörün tamamen ve kalıcı şekilde gündemden çıkarılması yalnızca ülkemizin değil, bölgemizin de barış, güvenlik ve istikrarına önemli katkılar sağlayacaktır. Terörsüz Türkiye, ulusal güvenliği güçlendiren ve bölgesel istikrara katkı sunan stratejik bir vizyondur. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz bu süreçte üzerine düşen görev ve sorumlulukları bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kararlılıkla yerine getirmeye devam edecek; terörle mücadelede elde edilen başarının kalıcı barış ve güvenlik ortamıyla taçlandırılması için gerekli her türlü tedbiri almaya devam edecektir"

Muğla'da orman yangınları: Tarım alanlarında hasar tespit çalışmaları devam ediyor
Muğla'da orman yangınları: Tarım alanlarında hasar tespit çalışmaları devam ediyor
İçeriği Görüntüle

"Bölgesel istikrara katkı sunacak"

MSB açıklamasında, "Terörsüz Türkiye" vizyonuna ilişkin şu değerlendirmeye yer verildi:

"Bölgede kalıcı barış ve istikrarın sağlanması amacıyla, ABD ile İran arasında sürdürülen müzakerelerde tarafların sağduyulu ve sorumlu bir tutum sergilemesinin önemini yineliyoruz. Öte yandan, bölgede kalıcı barış ve istikrarın tesisi önündeki en büyük engel olan İsrail, Gazze'de ateşkes ve kalıcı barışa yönelik diplomatik girişimlerin olumlu seyrettiği bir dönemde, bu çabaları bilinçli şekilde sabote etmeyi sürdürmektedir.

İsrail’in, geçtiğimiz hafta sonu Gazze’de yerinden edilmiş sivillerin sığındığı çadır kampı ile bir sağlık tesisini hedef alması sonucu 30’dan fazla sivil hayatını kaybetmiştir. Söz konusu saldırı, İsrail’in uluslararası hukuku hiçe sayan yaklaşımının son örneğini teşkil etmektedir. Uluslararası toplumun, İsrail’in bu eylemlerine karşı uluslararası hukuka ve insani değerlere sahip çıkarak daha kararlı ve güçlü bir tutum sergilemesinin, bölgede barış ve istikrarın tesisi açısından elzem olduğunu bir kez daha vurguluyoruz."

Son bir haftada bir terörist teslim oldu

Toplantıda konuşan Tuğamiral Zeki Aktürk, son bir haftada bir PKK'lı teröristin teslim olduğunu açıklayarak operasyon bölgelerinde mağara, sığınak ve barınak ile mayın ve el yapımı patlayıcı tespit ve imha çalışmalarına devam edildiğini kaydetti. Aktürk sınır güvenliğine ilişkin şu bilgileri paylaştı:

"490 şahıs yakalanmış, 1 Ocak’tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 7 bin 443 olmuş, engellenen 924 şahıs ile birlikte bu yıl içerisinde engellenen kişi sayısı da 44 bin 802’ye ulaşmıştır. Yine, bu hafta içerisinde; Hakkari hudut hattında yapılan arama-tarama faaliyetinde yaklaşık 8 kilogram (7 bin 734 gram) uyuşturucu madde ele geçirilmiştir"

Gazze ve İran açıklaması

Aktürk, Orta Doğu'daki gelişmelere ilişkin değerlendirmesinde, ABD ile İran arasında sürdürülen müzakerelerde tarafların sağduyulu hareket etmesinin önemine dikkat çekerek şunları kaydetti:

"Bölgede kalıcı barış ve istikrarın sağlanması amacıyla, ABD ile İran arasında sürdürülen müzakerelerde tarafların sağduyulu ve sorumlu bir tutum sergilemesinin önemini yineliyoruz. Öte yandan, bölgede kalıcı barış ve istikrarın tesisi önündeki en büyük engel olan İsrail, Gazze'de ateşkes ve kalıcı barışa yönelik diplomatik girişimlerin olumlu seyrettiği bir dönemde, bu çabaları bilinçli şekilde sabote etmeyi sürdürmektedir.

İsrail’in, geçtiğimiz hafta sonu Gazze’de yerinden edilmiş sivillerin sığındığı çadır kampı ile bir sağlık tesisini hedef alması sonucu 30’dan fazla sivil hayatını kaybetmiştir. Söz konusu saldırı, İsrail’in uluslararası hukuku hiçe sayan yaklaşımının son örneğini teşkil etmektedir. Uluslararası toplumun, İsrail’in bu eylemlerine karşı uluslararası hukuka ve insani değerlere sahip çıkarak daha kararlı ve güçlü bir tutum sergilemesinin, bölgede barış ve istikrarın tesisi açısından elzem olduğunu bir kez daha vurguluyoruz."

SEEBRIG Karargâhı ikinci kez Türkiye'de

Aktürk, Güneydoğu Avrupa Tugayı (SEEBRIG) Karargâhı'nın 2026-2032 yılları arasında ikinci kez Türkiye'nin ev sahipliğinde İstanbul'da faaliyet göstereceğini açıkladı.

Aktürk ayrıca, karargâhın 3 Ağustos itibarıyla tam harekât kabiliyetine ulaştığı belirtilirken, resmi aktivasyonun 31 Ağustos'ta gerçekleştirileceği bildirdi:

"Daha önce SEEBRIG Karargahına 2007-2011 yılları arasında ev sahipliği yapan ülkemiz, 2026-2032 yılları arasında ikinci kez ev sahipliği (İstanbul 3’üncü Kolordu Komutanlığı Orgeneral Muharrem Mazlum İSKORA Kışlası’nda) yapacaktır. Bu kapsamda; Kumanovo/Kuzey Makedonya’da konuşlu bulunan SEEBRIG Karargâhı 19-21 Temmuz 2026 tarihleri arasında SEEBRIG Karargâhı envanterinde bulunan tüm araç, gereç ve malzeme İstanbul’a taşınmış ve aynı tarihlerde SEEBRIG personeli de kademeli olarak İstanbul’a intikal etmiştir. Tugay Karargâhı 03 Ağustos 2026 tarihinde İstanbul’da tam harekât kabiliyetine ulaşmıştır.

SEEBRIG Karargâhında 6 ülkeden (Türkiye, Arnavutluk, Bulgaristan, Yunanistan, Romanya, Kuzey Makedonya) halihazırda 28 çekirdek personel (12 Türk / 16 yabancı) görev yapmaktadır. 27 Ağustos 2026 tarihinde SEEBRIG Karargâhının Aktivasyon, Komuta Devir Teslim ve 27’nci Kuruluş Yıldönümü Törenlerinin birlikte İstanbul’da icra edilmesi, 31 Ağustos 2026 tarihinde ise karargâhın resmi olarak aktif hale getirilmesi planlanmıştır."

Kaynak: Haber merkezi