Resmi Gazete'de yer alan Cumhurbaşkanı kararı doğrultusunda, Muğla’nın Yatağan ve Menteşe ilçelerinde linyit ve boksit madenciliği faaliyetlerinin sürdürülmesi amacıyla belirlenen bazı taşınmazlar, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından acele kamulaştırma kapsamına alındı. Kararın yayımlanmasının ardından Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Muğla Milletvekilleri Cumhur Uzun ve Gizem Özcan, yaptıkları yazılı açıklamalarla karara tepki gösterdi.

Cumhur Uzun: "Sermaye yanlısı bu hukuksuzluğa boyun eğmeyeceğiz"
Kararın kömür madenciliği uğruna alındığını ve kamulaştırılan alanların büyük bölümünün zeytinlik tarla vasfında olduğunu belirten CHP Muğla Milletvekili Cumhur Uzun, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:
"Yine bir gece yarısı. Yine bir yağma ve talan kararı. Yatağan ve Menteşe ilçelerimizde, 'kömür' uğruna 3 mahallede bulunan 43 parsel için daha acele kamulaştırma kararı alındı. Üstelik kamulaştırılan parsellerin büyük bir bölümü zeytinli tarla. İktidar, savaş ve olağanüstü hâl gibi durumlarda başvurulması gereken acele kamulaştırma yetkisini, Muğlalıların toprağını, yaşam alanlarını ve geçim kaynağı olan zeytinliklerini şirketlerin kullanımına açmak için kullanıyor.
Toprağı, zeytini ve yaşamı yok sayan; doğa düşmanı, halk düşmanı, sermaye yanlısı bu hukuksuzluğa boyun eğmeyeceğiz. Muğla’nın toprağını da zeytinini de geleceğini de savunmaya devam edeceğiz."

Gizem Özcan: "Muğla'nın yüzde 68'inde maden arama ruhsatı var"
Acele kamulaştırma yönteminin yalnızca savaş ve afet gibi olağanüstü hallere özgü istisnai bir uygulama olduğunu hatırlatan CHP Muğla Milletvekili Gizem Özcan ise, geçmişte Milas’ta alınan benzer kararların yargı tarafından iptal edildiğine dikkat çekti. Aynı yöntemde ısrar edilmesini "hukuksuzlukta ısrar" olarak nitelendiren Özcan, açıklamalarını şu sözlerle sürdürdü:
"Maden faaliyetlerinin sürdürülmesi gerekçesiyle bölgenin geleceğinin oldubittiye getirilmesi kabul edilemez. Böylesine önemli kararlar merkezi idarenin tek taraflı tasarruflarıyla değil, ilgili tüm paydaşların katılımıyla, şeffaf ve demokratik süreçlerle alınmalıdır."

Muğla genelindeki madencilik baskısının boyutlarına da dikkati çeken Özcan, kentin yaklaşık 12 bin kilometrekarelik yüzölçümünün yüzde 68'inde maden arama ruhsatı bulunduğunu, bu oranın yaklaşık 1 milyon 235 bin futbol sahası büyüklüğünde bir alana karşılık geldiğini kaydetti. Özcan, yazılı beyanatını şu cümlelerle tamamladı:
"Muğla'yı ormanlarıyla, tarımıyla, su kaynaklarıyla ve yaşam alanlarıyla birlikte korumak yerine, kentin neredeyse tamamını madencilik baskısı altına sokan anlayışta ısrar ediliyor. Biz de mücadelede ısrar ediyoruz."






