Mühendis Tek Sen Kültür ve Turizm Sendikası, 2024-2025 yıllarını kapsayan kamu görevlileri toplu sözleşmesinde yer alan koruyucu giyim yardımının yapılmaması nedeniyle Kültür ve Turizm Bakanlığı aleyhine dava açtı. Dava, Ankara Nöbetçi İdare Mahkemesi’nde görülecek.

Unknown 1-59

Bingöl’de apartman yangını: Dumandan etkilenen 9 kişi hastaneye kaldırıldı
Bingöl’de apartman yangını: Dumandan etkilenen 9 kişi hastaneye kaldırıldı
İçeriği Görüntüle

“Toplu sözleşme hükümleri bağlayıcıdır”

Sendikanın avukatı İsmet Alpaslan tarafından mahkemeye sunulan dilekçede, 7. Dönem Toplu Sözleşme’nin kültür ve sanat hizmet koluna ilişkin 6. bölüm 16. maddesi hatırlatıldı. Söz konusu maddede, taşra teşkilatında şantiye, atölye, laboratuvar, yer altı ve açık arazi şartlarında görev yapan personele koruyucu giyim malzemesinin ayni olarak verilmesinin hüküm altına alındığı belirtildi.

Dilekçede, toplu sözleşme hükümlerinin Anayasa ve Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu uyarınca normatif ve bağlayıcı olduğu vurgulanarak, “İdarenin toplu sözleşmede açıkça öngörülen bir hakkı süresiz biçimde ertelemesi veya hiç uygulamaması yetki aşımı niteliğindedir” denildi.

“Zımni ret işlemi oluştu”

Sendikanın 7 Ocak 2026’da Bakanlığa başvurarak 2024-2025 yıllarına ait koruyucu giyim yardımının akıbetini sorduğu ve uygulamanın gecikmeksizin hayata geçirilmesini talep ettiği belirtildi. Ancak 30 günlük yasal süre içinde yanıt verilmemesi nedeniyle işlemin “zımnen ret” niteliği kazandığı ifade edildi.

Bu gerekçeyle sendika, zımni ret işleminin iptali ve öncelikle yürütmenin durdurulması talebiyle dava açtı.

“Eşitlik ve hukuki güvenlik ilkesi ihlal ediliyor”

Dava dilekçesinde, koruyucu giyim yardımının yalnızca sosyal bir destek değil, aynı zamanda görev güvenliğini doğrudan etkileyen bir hak olduğu vurgulandı. Taşra teşkilatında görev yapan mühendis, mimar, tekniker, müze araştırmacısı, şehir plancısı, arkeolog ve sanat tarihçilerinin arazi, kazı ve denetim gibi riskli alanlarda çalıştığına dikkat çekildi.

Aynı hizmet kolundaki diğer kamu kurumlarında koruyucu giyim yardımı yapılırken Bakanlık bünyesindeki personelin bu haktan yararlandırılmamasının makul bir nedene dayanmadığı savunuldu.

Dilekçede, idarenin “tasarruf tedbirleri”, “devam eden incelemeler” veya “Sayıştay denetimi” gibi genel gerekçeler ileri sürdüğü, ancak bu savunmaların eşit muamele yükümlülüğünü karşılamadığı ifade edildi.

Sendika, bu uygulamanın hukuki güvenlik, eşitlik ve kazanılmış sosyal hakların korunması ilkelerine aykırı olduğunu belirterek işlemin iptalini talep etti.

Kaynak: Haber merkezi