Tarihler 25 Ağustos'u 26 Ağustos'a bağlayan geceyi gösterdiğinde, Afyon Kocatepe'de Türkiye'nin kaderini değiştirecek saatler yaşanıyordu. Taarruzun tam zamanı ve stratejisi en yakın çevresinden bile bir sır gibi saklanırken, Başkomutan Mustafa Kemal Paşa zafere olan sarsılmaz inancıyla cephe hattındaydı.

20221002 2 55354996 81341178 Thumb (1)

En önde yatar vaziyette olan komutan Fevzi Çakmak Paşa, Sahra dürbününün başındaki subay Harekat Şube Subayı Yüzbaşı Yümnü Üresin'dir. En sağda ayakta Ordu Komutanı Tuğgeneral Nurettin Sakallı Paşa.

Kocatepe'de 25-26 Ağustos gecesi: "Bu mucizeye tanık olacaksın"

O tarihi geceyi Kocatepe'de Başkomutan'ın yanı başında geçiren tanıklardan Osman Çavuş, Mustafa Kemal Paşa'nın o anki halini ve yaşanan tarihi diyaloğu şu sözlerle aktarmıştı:

"Gözlerinin içinden alevler saçıyordu. Yüzüne bakmaya korkuyorduk. Saldırı hazırlığı kesindi ama ne zaman ve nerede başlayacağını kimse bilmiyordu. Komutanların ağzından tek bir söz işitiliyordu: 'Çok yakında zafer bizimdir!' O gece Gazi'nin bakışları karanlıkları projektör gibi yarıyordu.

Gazi, yanındaki uzun boylu bir arkadaşına 'Hala Ankara'ya dönmekte ayak diretiyor musun?' diye sordu. Arkadaşı, 'Çok yorgunum, beş on gün dinlenmek istiyorum. Üç beş yıl süren bir davanın beş on günde sonuçlanması için mucize lazım' deyince Gazi şu unutulmaz cevabı verdi: 'İnsanoğlu çok defa bu mucizeleri yaratabilmiştir. Sen de eğer burada kalırsan bu mucizelerden birine ve belki de sonuncusuna tanık olacaksın!'"

Images 2026 08 26T111942.413

Zafer şafağında iki dilim asker ekmeği

26 Ağustos sabahı saat 05.00 sularında Türk topçusunun gürlemesiyle gökyüzü yarıldı. Düşmanın "geçilemez" dediği tahkimatlar tek tek çökerken, Kocatepe kayalıklarındaki tarihi atmosferi Kurmay Binbaşı Ethem Altan şöyle anlatmıştı:

"Sabahın sessizliğini gökleri yırtan top mermisi bozdu. Arkasından bütün Türk topları ateş püskürmeye başladı. Düşman mevzileri altüst oluyordu. Atatürk pelerinini altına toplayıp kayaların üstüne oturdu; dalgınlığı gitmiş, yüzü gülümsüyordu. Çok neşelenmişti.

'Şimdi kahvaltıyı getirin' dedi. Bir tepsinin içinde iki dilim asker ekmeği, birkaç zeytin ve bir parça beyaz peynir geldi. Yedi düvele meydan okuyan komutan, bu mütevazı kahvaltıyı büyük bir iştahla yedi."

Karahantepe'de 11 bin yıllık heykel bulundu: Bakan Ersoy duyurdu
Karahantepe'de 11 bin yıllık heykel bulundu: Bakan Ersoy duyurdu
İçeriği Görüntüle

Tarihe geçen "anıt fotoğraf"ın öyküsü

Mustafa Kemal Paşa'nın kayalıklar üzerinde başparmağı dudağında yürürken ölümsüzleştiği o efsanevi kare, 26 Ağustos günü saat 11.00'de fotoğrafçı Etem Tem tarafından çekildi. Gazeteci Fikret Otyam'a o günü anlatan Etem Tem, anıt fotoğrafın ve diğer negatiflerin serüvenini aktarmıştı.

Kocatepe'de deklanşör sesi

"Mustafa Kemal Paşa günlerin yorgunluğuna rağmen ayaktaydı. Bir ara tek başına kayalıkların ucuna geldi, hafifçe eğildi; başparmağı dudaklarının arasındaydı. Nefes almayacak bir sessizlikle deklanşöre bastım. Saat tam 11'di. O gün 8-10 rulo film ve 10x15 cam negatif çektim."

Fotoğrafın ilk baskısı Uşak'ta yapıldı

"2 Eylül'de Uşak'a girdik. Ahır bozması bir mekanda filmlerden birkaçını yıkadım. Ertesi sabah traş olurken Paşa'ya gösterdim. Fotoğraflara bakıp parmaklarını üzerinde gezdirdi ve 'Çok güzel' dedi.9 Eylül'de süvarilerimiz İzmir'e girdiğinde Kocatepe'de çektiğim filmleri banyo etmesi için şehirdeki bir Rum fotoğrafçıya teslim ettim. Ancak ertesi gün şehri saran büyük yangında fotoğrafçı dükkanı yandı kül oldu. Geriye sadece Uşak'ta banyo edebildiğim o birkaç kare kaldı."

Falih Rıfkı Atay'ın, "Fotoğraf objektifi tarihe bu kadar canlı bir eser bırakmamıştır" sözleriyle nitelediği Kocatepe karesi, 26 Ağustos 1922 sabahı başlatılan ve 9 Eylül'de İzmir'de zaferle taçlanan bağımsızlık mücadelesinin en güçlü simgesi olarak tarihteki yerini koruyor.

0Fa2C4F0 63E9 11Ef 8C32 F3C2Bc7494C6.Jpg

Muhabir: Ahmet Çağatay Bayraktar