36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, ikinci gününde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki liderler zirvesiyle devam ediyor. Zirvenin ev sahibi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, müttefik ülkelerin devlet ve hükümet başkanlarına hitap ettiği Kuzey Atlantik Konseyi Toplantısı’nda; savunma sanayisindeki yerli atılımlardan NATO’nun kurumsal genişleme vizyonuna, Ukrayna savaşından Orta Doğu ve Körfez bölgesinde yaşanan askeri tırmanışa kadar kritik başlıkları içeren kapsamlı bir deklarasyon yayımladı.
"Avrupa’daki en büyük kara ordusuna sahip ülkeyiz"
Türkiye'nin savunma sanayisinde ulaştığı küresel üretim ve ihracat gücünü rakamlarla vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ittifakın savunma kapasitesine sağlanan katkıya dikkat çekerek doğrudan şu ifadeleri kullandı:
"Kuşkuşuz ülkemizin asıl başarısı savunma sanayindeki atılımdadır. Üretim ve ihracat kapasitesi itibarıyla dünyanın ilk 10 ülkesi arasına girdik. Avrupa'daki en büyük kara ordusuna sahip ülke olarak yeteneklerimizi ihtiyaç duyulan aşamada ittifakın hizmetine sunmanın gayretindeyiz."
"Müttefikler arasındaki kısıtlamalar kaldırılmalı"
İttifakın geleceğini simgeleyen "NATO 3.0" vizyonuna ve müttefiklerin birbirine uyguladığı askeri ambargolara değinen Erdoğan, Avrupa güvenlik mekanizmasındaki suni bölünmelerin önüne geçilmesi gerektiğini savunarak şöyle devam etti:
"(NATO 3.0 hedefine ulaşılması) Savunma sanayi başta olmak üzere savunma işbirliğinde müttefikler arasındaki kısıtlamalar kaldırılmalı. Aklın ve mantığın emrettiği bir işbirliği modeli mümkünken birlik üyesi olmayan müttefiklerin dışlanması Avrupa'da suni bölünmeye yol açacaktır. Savunma Sanayi Forumu'nda bu mesajın hükümet yetkilileri tarafından vurgulanmış olmasını memnuniyetle karşılıyorum."
"Dostum Sayın Trump'ın kararlı tutumunu takdir ediyorum"
Hürmüz Boğazı merkezli olarak ABD ve İran arasında yaşanan askeri çatışma dinamiklerini ve küresel enerji koridorlarının güvenliğini değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin arabuluculuk ve operasyonel destek iradesini şu sözlerle deklare etti:
"İran krizinin çözüm yoluna girmesinde sabotaj teşebbüslerine rağmen dostum Sayın Trump'ın desteklediği kararlı tutumu takdirle karşılıyorum. Hürmüz Boğazı'nın mayınlardan temizlenmesi için gerekli katkıyı vermeye hazırız."
"Ukrayna’yı desteklerken Rusya’yı barışa yönlendiriyoruz"
Karadeniz havzasında devam eden savaşa dair Ankara'nın izlediği denge politikasına dikkat çeken Erdoğan, ABD Başkanı Trump’ın sunduğu barış vizyonuna destek verdiklerini belirterek şu cümleleri kaydetti:
"Ukrayna Savaşı'nda Sayın Trump'ın barış vizyonunu paylaşıyor, Ukrayna'nın öncelikli ihtiyaç listeleri girişimine desteğimi bildiriyorum. Ukrayna'yı desteklerken, Rusya'yı da barışa yönlendirecek şekilde iletişim kanallarımızdan istifade ediyoruz."
"Orta Doğu’da kalıcı barışın anahtarı iki devletli çözümdür"
Konuşmasının son bölümünde terörle tavizsiz mücadele ve Orta Doğu’da tırmanan insani trajedilere değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, uluslararası topluma yükümlülüklerini hatırlatarak sözlerini şöyle tamamladı:
"Orta Doğu'da kalıcı barış anahtarının iki devletli çözüm olduğunu bir kez daha vurguluyorum. Özellikle Gazze ve Lübnan'da sükunetin sağlanması için hepimize görev düştüğünü ifade etmek istiyorum. Terörün tüm biçim ve tezahürleriyle mücadele konusunda tam bir dayanışma içinde olmamız gerektiğini hatırlatıyorum."




