İsrail'de Ultra-Ortodoks Haredi cemaatinin askere alınması kararı sonrası sokakların protestolarla dalgalandığı ve siyasi krizin derinleştiği bir dönemde, Başbakan Binyamin Netanyahu ulusal basına değerlendirmelerde bulundu. İsrail'in Kanal 14 televizyonunda yayımlanan bir programa konuk olan Netanyahu, iç siyasi gerilimlerden bölgesel çatışmalara, yaklaşan genel seçimlerden Gazze'nin geleceğine kadar başlıklar altında iddialarını sıraladı.
"Harediler askere alınacak ama zorla değil rıza ile"
Ülkede toplumsal bir bölünmeye yol açan zorunlu askerlik yasası krizine değinen Netanyahu, asker kaçağı durumuna düşen Yeşiva (Tevrat okulu) öğrencilerinin tutuklanmasına yönelik cezai uygulamaları durdurduklarını anımsattı. Ortodoks kesimin orduya entegrasyonunun zamana yayılması gerektiğini savunan Netanyahu, şu iddiaları ileri sürdü:
"Bunu halkı bölmeden yapacağız ve ben bir iç savaş istemiyorum. Burada iç savaş çıkmayacak. Önümüzdeki aylarda yapılması beklenen seçimlerin ardından kurulacak yeni hükümetle kabul gören bir zorunlu askerlik yasasını hayata geçirebiliriz. Haredi kesimi orduya katılacak, ancak bu zorla değil rıza ile yapılmalı."
Gazze'de "gönüllü göç" adı altında sürgün itirafı
Programda, Gazze Şeridi'ndeki Filistinli nüfusun geleceğine dair sorulan bir soruyu yanıtlayan İsrail Başbakanı, uluslararası hukukun ihlali olarak nitelendirilen sürgün planlarının geçerliliğini koruduğunu doğruladı. Netanyahu, "gönüllü göç" adı altında Gazze'deki Filistinlilerin başka ülkelere gönderilmesi seçeneğinin hala masada olduğunu savundu.
Öte yandan, kabinesinin aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich'in "Gazze'de yeniden Yahudi yerleşim birimleri kurulması" talebi sorulduğunda ise temkinli bir dil kullanan Netanyahu, "Evet ve hayır denilebilecek yerlerin iyi seçilmesi gerekiyor. Bu konuda yorum yapmamayı tercih ediyorum" yanıtını verdi.
Lübnan iddialarına yanıt verdi
Bölgesel askeri operasyonlara da değinen Netanyahu, Lübnan hükümetiyle yapılan bir anlaşma kapsamında bu ülkedeki askeri işgali sürdürdüklerini iddia etti. İran'a yönelik stratejilerine ilişkin de konuşan Başbakan, Tahran yönetimini askeri ve ekonomik olarak zayıflattıklarını öne sürerek "Şimdi İran ekseniyle bölge ülkeleriyle barış anlaşmaları yapabilmek için mücadeleye devam edeceğiz. Güçlü olunca diğer ülkelerle ittifak yapılabilir" değerlendirmesinde bulundu.
Netanyahu, bu ittifakların hangi bölge ülkelerini kapsadığına yönelik ısrarlı soruları ise yanıtsız bırakmayı tercih etti.
"Geniş bir ulusal hükümet kurmak istiyorum"
Ülkede önümüzdeki aylarda yapılması planlanan erken seçim senaryolarına değinen Netanyahu, sağ ve muhafazakar blokları bir arada tutmayı hedeflediğini gizlemedi. Haredilerin, aşırı sağcı Smotrich'in ve kendi siyasi ilkelerine uyan herkesin katılabileceği geniş bir ulusal hükümet kurmak istediğini belirten Netanyahu, aksi takdirde yönetimin muhalif kanada geçeceğini söyledi. Başbakan, seçimi kaybetmeleri durumunda ülkenin yönetiminin eski Genelkurmay Başkanları Gadi Eisenkot ve Yair Golan'ın liderliğindeki bir hükümete geçeceğini ileri sürerek seçmenine uyarıda bulundu.




