TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, İtalya’nın başkenti Roma’da düzenlenen Avrupa Parlamento Başkanları Konferansı’nda Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Temsilciler Meclisi Başkanı Annita Demetriou’nun Kıbrıs’a ilişkin açıklamalarına tepki gösterdi.
İtalya Temsilciler Meclisi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen konferansta Demetriou’nun konuşmasının ardından yazılı açıklama yapan Kurtulmuş, Kıbrıs meselesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kurtulmuş, Kıbrıs’ta Türk ve Rum halklarının varlığının göz ardı edilemeyeceğini vurguladı.
“Kıbrıs’ta Rumlar da Türkler de iki halktır”
Kıbrıs’ta kalıcı bir çözümün iki halkın varlığının kabul edilmesiyle mümkün olabileceğini belirten Kurtulmuş, Türk tarafının yok sayılmasına yönelik yaklaşımların çözüm getirmeyeceğini ifade etti.
Kurtulmuş, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Kıbrıs’la ilgili üç tarihi sizin gündeminize tevdi ediyorum. Bunlardan birisi 1960. Kıbrıs’ta 1960’taki ortaklık anlaşmayla Türklerin ve Rumların birlikte var olması prensibi üzerinde kurulan bütünleşik bir Kıbrıs devleti mevcut idi. Bu devletin korunması için de İngiltere, Türkiye ve Yunanistan garantörlük haklarına sahipti. Ancak üç sene sonra, 1963’te Yunanistan’daki cuntacılar ve Kıbrıs’taki Enosis yanlısı güçler vasıtasıyla Birleşmiş Milletler tarafından da kabul edilen, iki tarafın da kabul ettiği ortak hükümet ortadan kaldırıldı. Eğer Kıbrıs’ta bir istiladan, ya da bir ihtilalden bahsediyorsak bu Türk tarafının istilası değil, maalesef darbeci Yunanlıların ve Enosis yanlısı Rumların teşebbüsüyle ortadan kaldırılan mevcut meşru hükümete karşı yapılan darbedir."
Kurtulmuş, Kıbrıs’ın tarihindeki 1960 ve 1963 dönemlerine dikkat çekti
Kıbrıs meselesine ilişkin değerlendirmesinde tarihi gelişmelere değinen Kurtulmuş, 1960 yılında kurulan ortaklık devletini hatırlattı.
Kurtulmuş, 1960’taki ortaklık anlaşmasının Türkler ve Rumların birlikte var olması ilkesi üzerine kurulduğunu, Türkiye, Yunanistan ve İngiltere’nin ise bu yapının korunması için garantörlük haklarına sahip olduğunu belirtti. 1963 yılında ortak hükümet yapısının ortadan kaldırıldığını savunan Kurtulmuş, yaşanan gelişmelerin Kıbrıs meselesinin tarihsel arka planı değerlendirilirken dikkate alınması gerektiğini ifade etti:
"Diğer önemli tarihin de 1974 olduğunu dile getiren Kurtulmuş, 1963’ten 1974’e kadar 11 yıllık süre içerisinde Türkiye’nin, büyük bir sabırla ve diplomatik ferasetle Kıbrıs’ta yaşanan olumsuzlukları bütün uluslararası toplantılara taşıdığını, sorunun barışçıl bir yolla çözümü için olağanüstü çaba sarf ettiğini ama maalesef Enosis yanlısı istilacıların yaptığı bir sürü soykırımın, Türkiye’yi Kıbrıs’taki Türklerin haklarını koruması için harekete geçmeye mecbur bıraktığını belirtti."
“Türkiye Kıbrıs Türklerinin haklarını korumak için harekete geçti”
Kurtulmuş, 1963-1974 döneminde Türkiye’nin Kıbrıs’ta yaşanan gelişmeleri uluslararası toplantılara taşıdığını ve sorunun barışçıl yollarla çözülmesi için çaba gösterdiğini belirtti.
Bu dönemde Kıbrıs’ta çok sayıda köyde katliamlar yaşandığını, sivillerin hayatını kaybettiğini ifade eden Kurtulmuş, Türkiye’nin Kıbrıs Türklerinin haklarını korumak amacıyla harekete geçtiğini savundu.
"Kıbrıs’ta Rumlar da Türkler de tarihten beri var olan iki halktır"
Kurtulmuş, açıklamasında 1974 yılının Kıbrıs meselesi açısından önemine de değindi.
Türkiye’nin 1974’te garantörlük hakkından doğan sorumluluk çerçevesinde Kıbrıs Barış Harekâtı’nı gerçekleştirdiğini belirten Kurtulmuş, adada her iki tarafın da barış içerisinde yaşayabileceği bir ortamın önemine dikkat çekti:,
"Şunu açıkça ifade etmek isterim. Kıbrıs’ta Rumlar da Türkler de tarihten beri var olan iki halktır. Türk tarafını yok sayarak Kıbrıs’ta hiçbir çözüm olamaz. Kıyamete kadar Kıbrıs Türk halkı, Kıbrıs Adası’nda eşit yurttaşlar olarak yaşamaya devam edeceklerdir"




